Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
II. Selim (Sarı Selim)
Azaplar
Bülbül Nasıl Yazıldı?
Osmanlı armasının anlamı nedir?
Varadin Meydan Savaşı
V. Murat
OSMANLI İMPARATORLUK MUYDU?
İstanbul'un Fethi
Anadolu Beylikleri Dönemi Camileri
III. Murat'ın Hükümdarlığı

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Müeyyedzade Abdurrahman Efendi

Hem yüksek fazileti ve hem de kabiliyetli insanları himaye edip yetiştirmekle tanınmış olan Müeyyedzade, ulemadan Divrikli Yar Ali bin Siyavuş bin Evren'in torunlarındandır. Sivas ve Kayseri hükümdarı Kadı Bürhaneddin Ahmed'in (vefatı 1398) emriyle yazılmış olan Bezm ü rezm'de "Şeyhü’l-İslâm Kutbü’l-muhakkikîn” vasıflarıyla medh ü sena edilen Şeyh Yar Ali, Kadı Burhaneddin'in hürmet edip beraberinde bulundurduğu ve murahhaslıkla bazı yerlere gönderdiği îtimada lâyık adamlarındandı. Yar Ali'nin vefatı 812 H. 1409 M. senesindedir.

Bu aileden olup Amasya'da Yakut Paşa zaviyesi şeyhi iken 851 H. 1447 M. de vefat etmiş olan Divriklizade Şemseddin Müeyyed Çelebi'den sonra bunun evlât ve torunları Müeyyedzâdelikle anıldıklarından aynı aileden olan Abdurrahman Efendi de Müeyyedzade diye şöhret bulmuştur. Abdurrahman Efendi, Ali Çelebi 'nin oğlu ve Şemseddin Müeyyed Çelebi'nin torunu olup 860 H. 1456 da Amasya'da doğmuştur.

Abdurrahman Efendi, gençliğinde Amasya sancak beyi olan Şehzade Bayezid'in meclisine devam ederek onunla sohbet edip içki âlemlerinde bulunurdu ; şehzadenin bu hali ve yanındakilerin şehzadeyi afyona ve sefahate alıştırdıkları Fatih Sultan Mehmed'e haber verildi; pâdişâh şehzadenin lalası Fenarîzade Ahmed Bey'e 884 muharrem tarihli bir hüküm göndererek Bayezid'i fena yola sevk edenlerin derhal hadlerinin bildirilmelerini emreyledi. Ahmed Bey keyfiyeti şehzadeye gizlice anlattı. Bunun üzerine Bayezid, Müeyyed zade'ye birkaç at, yol parası ve harçlık olarak on bin akçe vererek kaçmasını tavsiye etti; o da sakal ve bıyıklarını kestirip kıyafetini değiştirerek o zamanın abdalları olan derviş kıyafetinde Amasya'dan kaçtı ve Bayezid de babasından özür diledi. Müeyyedzade evvelâ Haleb'e gidip bir müddet orada oturmuştu. Bayezid kendisine el altından yardım etti. Abdurrahman Efendi orada iken medrese tahsili yaptı; sonra Haleb'e gelen tüccarlardan ilmî faziletini duyduğu Celâleddin Devvânî'den okumak üzere Tebriz'e gitti; Müeyyedzade üç sene Devvâni' den okudu; Ulûm-ı Akliye, Edebiyat-ı Arabiye ve tefsiri tekmil eyleyip icazet aldı.

Bu sırada Fatih vefat ederek kendisinin hâmisi Bayezid hükümdarlığa geçmişti. Bunun üzerine Müeyyedzade 887 H. 1482 M. de Amasya'ya gelip kırk gün sonra İstanbul’a gitti. Yaptığı ilmî tartışmalarla faziletini İstanbul ulemasına tasdik ettirdi; hatta Hatipzade, Abdurrahman Efendi'nin kudret-i ilmiyesini tasdik ederek hükümdara bir şehadetname gönderdi ve ilk defa İstanbul’da Kalenderhâne medresesi müderrisliğine tayin edildi (888 H. 1483 M.). Daha sonra Sahn-ı seman medreselerinden birinde müderris olup sekiz sene burada kaldı ve buradan Edirne kadılığına geçti ve 907 H. 1501 M. de Anadolu ve 911 H. 1505 M. de Rumeli kazaskeri oldu.

Kazaskerliğinde daima ehil ve erbabını gözetip himaye eylemiştir. Bayezid'in son günlerinde İstanbul’da vukua gelen yeniçeri ayaklanmasında evi yağmalandığı gibi kazaskerlikten de azlolundu, kendisine yüz elli akçe yevmiye tayin edildiyse de kabul etmeyerek parasız olarak oturmağı tercih etti; Sultan Selim'in cülusundan sonra ikinci defa Rumeli Kazaskeri oldu; Yavuz Sultan Selim Çaldıran seferi’nden dönerken hasımları pâdişâha, Müeyyedzâde'nin Şehzade Ahmed taraftarı olduğunu söylediklerinden Ab¬durrahman Efendi iki yüz akçe ile emekli edildi (920 H. 1514 M.).

Abdurrahman Efendi 922 H. 1516 M. de altmış bir yaşında vefat etti. Vefatından Sultan Selim müteessir olmuştur. Kabri Eyyub'dadır. İbn-i Kemal, onun himaye ve teşvikiyle yetiştiği gibi, meşhur şair Necatî'yi de himaye etmiş o da divanını Müeyyedzade'ye ithaf eylemiştir. İbn-i Kemal'in Osmanlı tarihini yazması Abdurrahman Efendi'nin teşvikiyledir. Yazısı gayet güzel olup yedi bin ciltlik mükemmel bir kütüphanesi vardı. İlm-i kelâm'ın bazı müşküllerinin halline dair kaleme alıp âlim ve fazıl şehza¬de Korkud'a takdim ettiği eserini tetkik eden Korkud çok beğenip takdir etmiştir; Hatemî mahlasıyla üç lisanda şiirleri vardır. Sure-i kadir tefsiri, fetvaları havi mecmua, cüz-i layetecezza bölünmez, parçalanmaz)'nın tahkikine dair risalesi, Miftah (Belagatten) ve Mevakıf (kelamdan) şerhlerine yazdığı haşiyeler eserleri cümlesindendir.

Vakt-i gül geldi gel şarap içelim
Biz anı bunda bî-hisab içelim.
Nice bir sofi safi ab içelim
Ahirette olur şaraba hisab

rubaisi Müeyyed zâde'nindir.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz