Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Bu ihanet dünyanın neresinde olabilir?
İstiklal Marşı (Eski Yazı ile)
Osmanlı Madeni Paralarında Düzeltmeler
XVI. Yüzyıl Ortalarından XVII. Yüzyıl Sonuna Kadar Beşliler
Sultan Murat ve Sokullu
Osmanlı İmparatorluğu'nun Manevî Kurucusu Şeyh Edebalı
Mersiye
Hacı Şehla Ahmet Paşa
İstanbul'un Fethi ve Avrupa Ticari Faaliyetlerine Etkisi
III. Osman

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Macaristan Seferi ve Mohaç Meydan Savaşı

Sayfadaki Başlıklar


Belgrat'ın Alınmasının Faydası
Ordunun Hareketi ve Bazı Kalelerin Alınması
Yeni Bir Savaş Düzeni
Mohaç Meydan Savaşı
Macar Ordusu Yenildi ve Macar Kralı Öldü
Budin'in Alınması
Macaristandan Göçmen Nakli

Osmanlı Türkleri Rumeli'ye ayak bastıkları tarihten itibaren bir buçuk asırdan fazla bir devirde karşılarında ya hasma yardımcı veya hasım olarak Macarları görmüşlerdir. Bundan dolayı Türklerin Macarlara ve Macarların Türklere karşı olan nefretleri Macaristan'ın zabtiyle Macar krallığının ortadan kalkmasına kadar devam etmiştir.


Belgrat'ın Alınmasının Faydası

Bundan evvel Belgrat ve diğer bir kaç kalenin alınmasıyla Macarlara mühim bir darbe vurulmuş ve Belgrat'ın alınması Avrupa fütuhatına yol açan mühim bir âmil olmuştu; nitekim Belgrat'ın alınmasından sonra Macaristan, Hırvatistan, Transilvanya ve Dalmaçya daha emniyetli bir şekilde Türk akınlarına maruz kaldı. Gazi Hüsrev, Sinan ve Bâli Beylerin akınları Mohaç savaşına kadar devam etti.


Ordunun Hareketi ve Bazı Kalelerin Alınması

Macaristan üzerine pâdişâhtan evvel vezir-i âzam ve Rumeli beylerbeyi İbrahim Paşa gönderildi, onun arkasından pâdişâh 100.000 kişilik bir kuvvetle hareket etti (11 Receb 932 ve 23 Nisan 1526). Anadolu ve Rumeli tımarlı sipahilerinin katılımıyla üç ayda Belgrat'a varıldı; bu sırada vezir-i âzam, Macaristanda, Tuna nehri üzerinde bulunan Petro Varadin (Petervardayn)'i karadan ve nehirden sıkıştırarak aldı. Bundan başka Bosna beyleri tarafından Sirem mıntakasındaki kaleler zabtedildi, Ordu Tuna boyunu takip ediyordu; Iyluk ve daha 11 kale alındıktan sonra Drava nehri kenarındaki Össlc (Eszek) kalesi elde edilmişti.

Osmanlıların Macaristan'a yürüyeceklerini haber almış olan Macar kralı II. Layoş (Lui) bir taraftan harbe hazırlanırken diğer taraftan da Avrupa kral ve prenslerine müracaat ederek yardım istemişti; Macar meclisi, kralın bizzat savaşta bulunmasına karar vermişti.

Osek kalesinin alınmasından sonra yine Tuna'yı takip için iki, üç gün içinde gemiler üzerine kurulan köprüden Drava nehri geçileceği sırada Macarlar karşı koymak istedilerse de muvaffak olamadılar, nihayet Macar ordusunun Mohaç ovasında bulunduğu öğrenildi. Asıl hedefin Budin yani Macar krallığının başkenti olduğu daha evvelden ilân edilmişti.

Osmanlı ordusu hem ağır yürüyor ve hem de harp tertibatı alıyordu; sağ kolda vezir-i âzam ve Rumeli beylerbeyi İbrahim Paşa, sol kolda Anadolu beylerbeyi Behram Paşa, merkezde pâdişâh, yeniçeri ağası ve kapıkulu askerleri olağan yerlerini almışlardı.


Yeni Bir Savaş Düzeni

Macar süvarileri birbirlerine zincirlerle bağlı ve atları da talimli olduğundan hücum edecekleri cepheleri alt üst edebilirlerdi; filhakika 40.000-50.000 kişilik bir süvari kuvvetinin önüne durulamayacağını tecrübeli akıncılar biliyorlardı. Bundan dolayı Macaristan'a akın yapan akıncılar, bunların bu tarzdaki hücumlarında önlerinden kaçıp süratle gerilerinden ve yanlarından vuruyorlardı.

Mohaç sahrasında Semendire beyi Yahya Paşazade Bâli Bey'in bu tarzdaki îkaz ve tavsiyesi üzerine ordu yeni bir harp nizamı aldı. Evvelâ ordunun ağırlıkları geride bırakıldı ve sonra ordunun iki kanadını açarak bu süvari kitlesinin içeri alınıp topların önüne çekilerek geriden ve yandan vurulması kararlaştırıldı; yeniçeriler bu defa geriye alınmışlardı; bunların önlerine zincirle birbirlerine bağlı toplar konmuştu; kapıkulu süvarisi ile Bosna beyi Hüsrev Bey'in deli kuvveti ihtiyatta kalıp ihtiyaç olmadıkça harbe iştirak etmeyecekler.


Mohaç Meydan Savaşı

Savaş, 29 Ağustos 1526 (20 Zilkade 932) Çarşamba günü ikindi zamanı başladı. Padişah cenk elbisesi yani zırhlı savaş elbisesi giymiş ve bir ak ata binmiş geride yerini almıştı. Macarlar bu son Osmanlı plânına vakıf olmadıkları için 60.000 kişilik zırhlı süvarileriyle eski Osmanlı plânı zânniyle asıl merkeze hücum ile işi halledeceklerini ümit etmişlerdi; plân gereğince Osmanlılar da Macarları merkeze çekerek imha etmek istiyorlardı.
Macar kumandanlarından Piyer Pereney ile Papaz Pol Tomori bütün kuvvetleriyle vezir-i âzam kumandasındaki Rumeli askeri üzerine hücum ettiler. Osmanlı kuvvetleri plân icabı geri çekilip düşmanı içeriye aldılar; bunun üzerine yandan Anadolu kuvvetlerinin baskısı ile Macar kuvvetleri daha içeri alınıp topların önüne getiriliyordu. Bâli Bey kuvvetleri sür'atle düşmanın arkasını çevirerek Macar süvarilerini ikiye ayırdılar, bundan başka Macarların bizzat Kral Layoş kumandasındaki ikinci kolu Anadolu kuvvetleri üzerine yüklendi, bu kuvvetler de mukavemet edememiş gibi hareket ettiğinden bunlar da merkez üzezine yani pâdişâhın bulunduğu ordunun kalbine doğru hücum ettiler. Kendisini muvaffak olmuş gören düşman iyice içeri girdi. Hattâ pâdişâhı esir veya öldürmeye yemin eden Markzali ismindeki birinin kumandasındaki fedaî müfreze tarafından pâdişâhın üzerine ok yağdırıldığı, hattâ zırhına birkaç ok isabet ettiği halde
Sultan Süleyman yerinden kımıldanmıyordu.


Macar Ordusu Yenildi ve Macar Kralı Öldü

Macarların bu kral kumandasındaki kuvvetleri içeriye alınıp topların önüne çekildikten ve gerileri de akıncı ve deli kuvvetleri tarafından çevrildikten sonra 300 topa birden ateş verildi. Macar ordusu karmakarışık bir hale geldi, panik başladı. Bu kola kumanda eden ve yaralanan kral artık bir daha görünmedi. Ordunun avdetinden sonra bataklıkta ölüsü bulunmuş ve Macar krallarının gömüldüğü yer olan İstoni Belgrad (Stuhlweissenburg)'a naklolunup gömülmüştür; öldüğünde 20 veya 24 yaşında idi.

Gerilerinden Bâli Bey tarafından sıkıştırılan Macar kolu ise darmadağın olmuş, Osmanlıların kılıcından kurtulanlar da gece karanlığında bilmeyerek bataklığa düşüp boğulmuşlardır. Mohaç savaşı iki saat sürmüş ve bu kısa savaş bağımsız Macar krallığını oraya gömmüştür; Fakat her ihtimale karşı asker, at üstünde ve silâh elde olarak harp meydanında kalmıştı. Bu muharebede Osmanlı ordusunun mevcudu 300.000 ve Macarlarınki 150.000'den fazla idi.

Macar kralı, kumandası altındaki Macarlardan başka Alman, Leh, Çek, İtalyan ve İspanyollardan oluşan 70.000 kişilik zırhlı şövalyelere çok güvenmekte idi.


Budin'in Alınması

Mohaç zaferinin ertesi günü akıncı kuvvetleri içeriye düşman memleketlerine akına gönderilmişlerdi. Macar ordusu tamamen imha edilmiş ve Osmanlı ordusunun önünde bir mani kalmamıştı; Mohaç ovasında üç gün istirahat edildi, eylül başında hareket olunarak 20 Eylül'de Budin önüne gelindi. Şehrin Hıristiyan yerli ahalisi kaçmış olup yahudiler kalmıştı. Bunların reisi Salamon oğlu Yasef, Budin kalesinin anahtarlarını Sultan Süleyman'a teslim etmiş ve bu suretle şehir mukavemet etmeden Osmanlı hükümdarına teslim olmuştu. Böylece hiç kimsenin burnu kanamadan Macar kırallığının payitahtı alındı. Pâdişâh burada on dört gün kaldı; dönüşte Segedin ve diğer bazı şehirler alındı.


Macaristandan Göçmen Nakli

Macaristan Seferi esnasında aman dileyen köylü ve şehirli halktan gerek Hıristiyan ve gerek Musevilerden birçok hâne çoluk çocuklarıyla birlikte Tuna gemilerine konulup iç memleketlere naklolundukları gibi bunlardan bir haylisi İstanbul'da Yedikule taraflarına iskân edildi. Musevîlerden bir kısmı Selânik'e ve bir kısmı da diğer şehirlere gönderildiler.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz