Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
İRAD-I CEDİD
'1808, 1908 ve 2008' yılının özelliği ne?
Damat Ali Paşa
XVIII. Yüzyılda Resim ve Musavvir Denilen Ressamlar
Osmanlı Camileri
Tebrikler
Ali Ekrem Bolayırlı
II. Abdülhamit
Kuruluşundan XVI. Yüzyıl Ortalarına Kadar Osmanlılardaki Bazı Ünlü İlim Adamları
I. Mustafa

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Mehmed Celâl

Sayfadaki Başlıklar


Şiirleri

1867 de, İstanbul'da doğdu. Babası, Jandarma Dâiresi reislerinden, Hakkı Paşa'dır. Resmî veya özel olarak düzenli bir öğrenim görmemiş, edebî kültürünü kendi kendisine sağlamıştır. On beş yaşına geldiği zaman, Jandarma Dâiresi Tahrîrât Kâtibliği'ne girdi ve, bir müddet sonra, ayni dâirede mümeyyizliğe yükseldi. Fakat içkiye fazla düşkünlüğü yüzünden, kendisini emekliye ayırmak zarureti hâsıl oldu. Bundan sonra, bâzı özel okullarda Türkçe ve yazı dersleri verdi. Fakat, âdeta serseriliğe varan derbederliği hiçbir görevde barınmasına imkân bırakmadı. Bir aralık evi basılarak, II. Abdülhamîd aleyhindeki bâzı yazıları ele geçirildi. Beşiktaş Muhafızı Hasan Paşa, onu kurtarmak için, saraya deli olduğunu arz ederek hastahâneye kaldırttı. Hastahâneden çıktıktan sonra yeniden içkiye düştü ve, bu sefer, gerçekten delilik alâmetleri göstererek tekrar hastahâneye yatırıldı. İkinci çıkışından sonra da ayni hayâtı sürmeğe devam etti ve, nihayet, karaciğerinden hastalanarak 26 Ocak 1912 de öldü. Mezarı, Yeni Kapı Mevlevîhânesi mezarlığındadır.

Mehmed Celâl, Muallim Naci'nin başkanlığında, yeni nazmın gerçekleşme gayretlerine şiddetle karşı koyarak eski nazmı koruyan neslin en kuvvetli şâiridir. Ayni zamanda, bu neslin fikirlerini müdafaada ve yenili¬ğe yapılan hücumlarda da çok aktif bir rol oynadı. Fakat buna rağmen, bir¬çok şiirlerinde, yeniliği yaşatan taraflar vardır. Titiz bir sanat endîşesi ve kudreti taşımayan ve bütün değerini gerek muhteva ve gerekse ifâdesin-dekı samimîlikten alan şiirlerini Ada'da Söylediklerim (1886), Gazellerim (1894), Zâde-yi Şâir (1895), Âsâr-ı Celâl (1896) ve S ü r û d (1896) adlı eserlerinde topladı. Celâl'in, manzum olarak, bunlardan başka, bâzı Osmanlı pâdişâhları (I. Osman, Orhan, I. Murâd, I. Bayezid, II. Murad, II. Mehmed, II. Bayezid, I. Selim, Kanunî, II. Selîm, III. Mehmed) hakkında yazdığı küçük târihlerden ibaret bir seri eseri daha varsa da, bunların ciddî bir değeri yoktur.


Kaynak: Akyüz, Kenan, Batı Tesirinde Türk Şiiri Antolojisi, İnkılâp Kitabevi, İstanbul, 1985.


Şiirleri

Dumanlı Dağlar

Bir hüzne dalar iken şu dağlar,
Dil sûret-i inkisar bağlar!
Yârin de hayâli yâre bağlar!
Birdenbire cûy-bâr çağlar!
Siz söyleyin ey dumanlı dağlar!
Gönlüm neye gizli gizli ağlar?

Gezdikçe hayâl-i yâr şöyle,
Bir ses bana der ki: Söyle, söyle!
Hurşîd gûrûb edince böyle,
Bülbül bağırınca âh öyle,
Siz söyleyin ey dumanlı dağlar!
Gönlüm neye gizli gizli ağlar?

Bir âşık olursa gamla dem-sâz,
Bir kız çıkarırsa gamla âvâz,
Bir kuş öterek ederse pervâz,
Bir cûy olursa nağme-perdâz,
Siz söyleyin ey dumanlı dağlar!
Gönlüm neye gizli gizli ağlar?

Ağreb dil-i zâr ü rikkat-efzâ!
Bir meşcere-yî letâfet-ârâ!
Eyler ise bir inilti peyda!
Birdenbire cûş ederse derya!
Siz söyleyin ey dumanlı dağlar!
Gönlüm neye gizli gizli ağlar?

Bir sînede hûn-i âl görsem
Bir çehrede bir zıiâl görsem,
Bir vechi soluk hayâl görsem,
Bir nuru donuk cemâl görsem,
Siz söyleyin ey dumanlı dağlar!
Gönlüm neye gizli gizli ağlar?

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz