Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Musikî - Müzik
Osmanlı Su Tesisleri Özellikleri
Hacı Şehla Ahmet Paşa
Dukakinzade Ahmet Paşa
Tarihte Mayıs Ayı Olayları
Mekke-i Mükerreme Emirliği
Tımarlı Süvarinin Geri Hizmetlerde İstihdamları
Varadin Meydan Savaşı
Hukuk Sistemi - Sosyal ve Ekonomik Hayat
Cülus ve sefer bahşişi

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Melek Ahmet Paşa

Melek Ahmet Paşa, rivayete göre sonları sancak beylerbeyliğinde bulunmuş olan Can Mirza Paşa'nın Abaza memleketinden çalıp sattığı çocuklardan imiş. Silâhdar tarihi babasının deniz ümerasından Pervane Kaptan ve validesinin de Abaza olduğunu yazar. 15 yaşında Harem-i hümayuna (Enderuna) alınıp yetişerek IV. Murat zamanında hasodaya geçip silâhdar iken Bağdat'ın geri alınması şükranesi olarak çıkma yapıldığı sırada 1048 Şaban 1638 Aralık'ta bu da Diyarbakır valiliğine tayin olunmuştur; daha sonra Erzurum valiliğine gönderilerek 1054 H.-1644 M. de IV. Murat'ın kızı Kaya Sultan ile evlenmiştir.

Melek Ahmet Paşa, bundan sonra Şam ve Halep valiliklerinde bulunup İstanbul'da kubbe veziri iken 1060 senesi Şabanında (1650 Ağustos) Bağdat valiliği ile acele İstanbul'dan çıkarılıp Üsküdar'a geçirilmiş iken Kara Murat Paşa'nın istifası üzerine onun tavsiyesi, Valide Kösem Sultan ve zevcesi Kaya Sultan'ın tesiriyle sadrâzam olmuştur.

Melek Ahmet Paşa bu makamın ehli olmadığını yapmış olduğu düşüncesiz icraatıyla göstermiştir. Melek Ahmet Paşa sadaretine kadar memuriyet tevcihi dolayısıyla sadrazamların tâyin olunanlardan caize ismiyle memuriyetin derecesine göre bir para almaları kanun olduğu halde Melek Ahmet Paşa, hazinenin darlığı dolayısıyla tevcihlerden aldığı parayı hazineye irad kaydettirmiştir.

Ayarı bozuk, geçmez para yüzünden esnafın ayaklanması neticesinde sadaretten azlolunup Silistre valiliğiyle İstanbul'dan çıkarılarak yerine Siyavuş Paşa sadrâzam olmuştur (1061 Ramazan ve 1651 Ağustos). Bir müddet sonra İstanbul'da kubbe veziri olan Melek Ahmet Paşa, İbşir Mustafa Paşa'nın makamına gelmesine kadar sadaret kaymakamlığında bulunup vezir-i âzamin mesuliyeti altına bırakılması îcabeden işleri, "vekil olduğum için yaparım" demesi ve icraata kalkışması İbşir Paşa'ya "sadaret makamını istiyor" şeklinde anlatıldığından yeni vezir-i âzam İstanbul'a gelir gelmez Melek Ahmet Paşa'yı evvelâ Van valiliği ile istanbul'dan çıkarmışken sonra bundan vazgeçerek Malkara'ya sürdürmüştür.

Melek Ahmet Paşa daha sonra bazı valiliklerde bulunarak 1073 H.-1662M.'de İstanbul'da vefat edip Eyüp'te Yalı hamamı yakınına defnedildi. Ölümünde 60 yaşında idi, sadareti 2 ay kadardır. Rivayete göre Enderunda bulunduğu sırada boylu poslu olduğu için kendisine Malak Ahmet denilirken, sonradan Malak lakabı Melek olmuştu; güzelliğinden dolayı da Melek denildiği söyleniyor.

Meşhur Evliya Çelebi'nin validesi, Melek Ahmet Paşa'nın süt kardeşi imiş, bundan dolayı Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde senelerce hizmetinde bulunmuş olduğu Melek Ahmet Paşa'dan çok bahseder.

Melek Ahmet Paşa, doğru ve cömert idiyse de aceleci ve asabiydi, akıllıca davranmayı ve ihtiyatı bilmezdi, lüzumsuz inadı da vardı; bu halleri ve dar görüşü dolayısiyle başarılı olamamıştır. Sadareti zamanında bedel-i tımar adıyla her tımarın senelik gelirinin yarısının hazineye alınması hakkında yapılan kanun, Anadolu'da karışıklıklara ve Girit'te düşman karşısında bulunan tımarlı sipahilerin isyanına sebeb olduğu gibi hazineye gelir bulmak için vezirhaslarının iki seneliğinin hazineye bırakılmasını istemesi de büyük itirazlara yol açmıştır. Sadareti zamanında reisü'l-küttab Mevkufatçı Mehmet Efendi ile Diyarbakırlı Gadde Kethüda'nın tesirleri altında idi.

Müverrih Abdi Paşa vekayinâmesinde vezir-i âzamların arz günleri pâdişâh tarafından kabullerinde hükümdarın karşısındaki kırmızı kadifeli sedir kenarına ilişmeleri kanun iken Melek Ahmet Paşa fazla hürmet îcabı olarak oturmayıp ayakta durduğunu yazmış ve bundan sonra sadrâzamların pâdişâh huzurunda ayakta durmaları âdet olmuştur. Bosna ve Van valiliklerinde bazı başarıları görülmektedir. Vefatında 60 yaşında idi.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz