Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Oyma ve Kakma İşleri
Osmanlıda Müzeciliğin Başlangıcı
Hekimoğlu Ali Paşa
HUMBARACI OCAĞI
Ruhsatî
Hat Sanatı ve El Yazmaları Fotoğrafları
Osmanlı’da Okullar (2)
Avrupa Siyaseti
Ahmet Cevdet Paşa
Osmanlılarda Ziynet Altınları

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Menemen´i bırak

Vakit
Abdurrahman Dilipak
a.dilipak@vakit.com.tr



Menemen´i bırak, İskilip´e bak

Bayramda Ankara’daydım. Yazarlar Birliği’nde Mehmet Sılay’la bir araya geldik, başka dostlarla da...


Sılay’ın bir projesi var. İskilipli Atıf’ın mezarının yerini bulmak için çalışıyor.
Mezarın yeri tam olarak belli değil, ama bugün park olarak kullanılan bir yerde olduğu tesbit edilmiş.. DNA testi ile İskilipli Atıf’ın kemiklerini bulmak, zor ve uzak bir ihtimal değil.
İskilipli Atıf’ın hayatına malolan eser, bugün piyasada serbestçe satılıyor.. “Garp Mukallitliği” ve “Şapka Risalesi” isimli kitab yüzünden az insan asılmadı.. Şapka devrimi diye ünlenen gardrop devrimi uğruna 100’den fazla kişi idam sehpasında can verdi.
Mustafa çetin Baydar’ın Şapka Devrimi üzerine yaptığı çalışmada ulaştığı rakamlara göre şapka yüzünden en az 120 kişi idam edilmiş.. Halkı sindirmek için Hamidiye kravözörünün Rize’nin yamaçlarına topçu ateşi açtığı iddialarına bu çalışmada da yer veriliyor.. Zaten halk bu işi destanlaştırmış, “Atma Hamidiye atma, şapka da giyeceğüz, vergi de vereceğüz” diye ağıtlar yakmıştı.
Şapka giymemek için ölene kadar şehre inmeyip dağda yaşayanlar da vardı buralarda.
Resmen yargılanıp asılanlar dışında faili meçhule kurban gidenler de vardı. Bir kısmı ise zikir merasimlerine katıldığı için irticadan asılmıştı. Bunlar bu rakama dahil değil.. Bilinmeyen, zindanda ölen, gözaltında kayıplar yukarıdaki rakamların dışında..
Hani yargılama dedikse, işte o bildik yargılama türünden..
İskilipli Atıf hocaların hesabını vermesi gerekenler, kalkmış bize Menemen’in hesabını soruyor..
Menemen, bir devlet komplosudur.. Meczup esrarkeşlerin kullanıldığı adi bir provokasyondur ve birileri bu işi istismar ederek İslâm’a ve Müslümanlara hakaret etmek için bahane uydurmaktadır.. Bu cinayetin tertibinde ortaya çıkan istihbarat ve güvenlik tedbirlerinin hesabını sormayanlar, o dönemde siyasi muhalefeti bastırmak için bahane üretme gayreti içindeki çevrelerin kirli emellerinin ortaya çıkarttığı bir cinayetten yola çıkarak, bugün hâlâ bu kanlı olayın istismarını sürdürme gayreti içindedirler..
Bu iş artık Menemen halkını ve hatta Kubilay’ın akrabalarını bile bıktırmıştır. Bu iş kabak tadı vermiştir..
Ayıptır beyler.. Bu yalanı bu şekilde ilanihaye sürdüremezsiniz..
Ortada bir cinayet vardır ve bu cinayet bahane edilerek suçsuz insanlar cezalandırılmış ve terör estirilmiştir..
Bu cinayet, bugünkü adı ile bir psikolojik harp ya da kontrgerilla taktiğidir.. Esrarkeş, meczup birtakım kişiler kullanılarak ve bahane edilerek bir şehir halkı ve Müslümanlar üzerinde terör estirilmiştir..
Bugün bu konu ile ilgili internette de artık birçok belge mevcuttur.. Ciddi kaynaklarda, bu işin içyüzü ile ilgili ciddi bilgiler yer almaktadır.. Gün gelecek, Kubilay’ın şehid edilmesinin arkasındaki kirli yüzler ve bu cinayeti bahane ederek terör estirenlerin kimlikleri ve gizli planları ortaya çıkartılacaktır..
Tamam, ortada bir cinayet var, peki bunları örgütleyen, kışkırtan, planlayan kim ve bu işin arkasındaki asıl gerçek ne? Ve bir meczub nasıl bu kadar kolay bir şekilde bu işi gerçekleştirebiliyor? Bu konuda askeri yetkililerin bir ihmali yok mu? Bu işin sorumlusu kim? Kendi canını bile koruyamayan bir grub, nasıl ahalinin can güvenliğini koruyacak? Bu işi soruşturan ve sorumlularını cezalandıran var mı? Bir cinayet bahane edilerek başka cinayetler mi işletilmiştir? İlk cinayet, daha sonra işlenecek cinayeti meşrulaştırmak için de mi tertiplenmiştir? 11 Eylül komplosunu hatırlayın. Yoksa bu da öyle bir şey miydi?
Menemen davasının nasıl ve hangi şartlar altında görüldüğü bilinmektedir.. Canilerin cinayette kullandıkları ipi satan yahudi esnafı bile bu terörün kurbanı olmuştur..
Bir askere yapılan haksızlık gibi vatandaşa karşı işlenen cinayetlerin de tel’in edilmesi gerekir.. Bu olayla ilgili yapılan açıklamalarda kullanılan dil, bu çevreleri, kişi ve kurumları milletin gözünde küçük düşürücü mahiyettedir..
Menderes’i, İskilipli’yi asanlar gibi, bu olayı bahane ederek, olayla uzaktan yakından ilgisi bulunmayan, başka şehirlerdeki, ayakta durmakta güçlük çeken din bilginlerini idama gönderenler, bir gün hesap verecek ve o şahsiyetler ise hakettikleri itibara yeniden kavuşacaklardır..
İskilipli’yi astınız, ne oldu? İskilipli onu asanlardan daha saygın ve daha uzun ömürlü olacak.. Bugün mezarı bilinen, idam sehpasında can veren kişilerin mezar taşında ne yazıyor biliyor musunuz? “Mazlumen şehid” diye yazıyor!
CHP’nin güneş altında kalan kar gibi erimesinin asıl sebebi işte bu mezar taşlarına kazınan gerçekte gizli.. Bu milletin başına gelen ilk felaket değildir bu. 2. Mahmud’un emri ile bir gecede sarık gidip yerine fes giydirilmişti. Ardından şimdi fes çıkartılıp şapka giymemiz isteniyordu.. Şapka, Kurtuluş Savaşı’nda düşmanla özdeşleşmişti. Bu çok ağır geldi topluma. Kadın-erkek herkes şapka giymeye mecbur tutulunca, memurların maaşından taksit taksit kesilip kendilerine şapka tahsis edilince, gayri müslim azınlığın kullandığı şapkaları ithal edenlere gün doğmuştu. İtalya’dan piyasadaki şapkalar toplanarak eski yeni ne varsa yeniden paketlenip hizmete sunulmuştu.. Geçtiğimiz günlerde ölen Vitali Hakko, o günlerde zengin oldu.. Vakko, şapka devriminin gölgesinde bir moda devine dönüştü..
Olan oldu. Bugün hâlâ şapka devrimi, devrim yasaları arasında sayılıyor. Değiştirilmesi teklif dahi edilemez. Ama bu yasayı uygulamak, uymayanlar hakkında dava açmakla yükümlü savcılar bile şapka giymiyor.. Tabii hâlâ bey, efendi, paşa, hacı hoca demek de yasak, ama hocalar devlet memuru, devlet Diyanet eli ile hac yönetmelikleri yayınlıyor, düzenliyor.. Türbeler güya kapatılmıştı, ama Anıtkabir türbeye döndürüldü.. İşte böyle..
Hadi devam edin siz Menemen’i anlatmaya. Bir gün siz anlatmayacaksınız ve birileri size bunun hesabını soracak ve siz susacaksınız.. Bugün söyledikleriniz bile aleyhinizde delil olarak kullanılacak..
Susun bari.. Susun. Selam ve dua ile..

Bu sayfayı düzenle

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz