Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
XV. Yüzyıl Ortalarından XVI. Yüzyıl Ortalarına Kadar Osmanlı-Safevî İlişkileri
Bursa Yeşil Cami
Sunîzâde Mehmed Emin Efendi
Tuzbaba Camii ve Türbesi
Osmanlı Devrinde Kabe 'nin Tamiratı
Terkîb-i bend ve Tercî '-i Bend
Hezarpâre Ahmet Paşa
XV. Yüzyıl Ortalarından XVI. Yüzyıl Ortalarına Kadar Osmanlı-Portekiz İlişkileri
Tıp Dersleri
Kethüda Cenaze Hasan Paşa

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Mirza Mustafa Efendi

Batumlu Abdurrauf Efendi'nin oğlu olup 1040 H - 1630 M.'da doğmuş ve 1056 H. - 1644 M.'te İstanbul'a gelerek saraya alındı ve orada saray hocalarından Mirza Mehmed Efendi'den ders gördü. 1077 H. - 1666 M. de Musahib Mustafa Paşa'nın vezirlikle saraydan çıkışı esnasında bu da çıkarak şeyhülislâm Minkarizâde Yahya Efendi'den de okuyup mülâzım oldu ve hariç medresesiyle müderrisliğe başladı. 1083 H. - 1672 M. de Kamanice'nin Lehlilerden zaptı üzerine kendisine buranın kadıliğı verildi.

Daha sonra Yenişehir, Mısır, Mekke ve İstanbul kadılıklarında (mevleviyyet) bulundu. Sadaret kaymakamı Ömer Paşa ile aralarının açılmasına mebni, her ikisi de birbirini pâdişâha şikâyet ettiklerinden, 1100 Rebiulevvel sonlarına doğru (1689 Ocak) Mirza Mustafa Efendi, İstanbul kadılığından azlolunarak Midilli'ye sürgün edildi ve bir müddet sonra affolunup İstanbul'a geldiyse de, II. Süleyman'ı hal' ve IV. Mehmet'i tekrar hükümdar yapmak isteyen ulemanın ittifakına dahil olduğu için 30 Şaban 1102 - 29 Mayıs 1691 de Kıbrıs adasına gönderildi.

1103 H. - 1692 M. de affolunarak İstanbul'a geldi ve 1105 H.-1694 M.'te Anadolu kazaskeri payesi verildi. 1106 Şaban (1695 Mart) ve 1109 Şaban (1698 Şubat)'da iki defa Rumeli kazaskeri oldu. Gerek davalarda ve gerek kadı tayinlerinde rüşvet aldığı için İstanbul kaymakamlığına (pâdişâh Edirne'de bulunuyordu) gönderilen 1111 Muharrem başları - 1699 Temmuz tarihli bir hükümle ailesiyle birlikte Sinop'a nakledildi.

II. Mustafa'nın hal'i ve şeyhülislâm Feyzullah Efendi'nin katlinden sonra afvedilip İstanbul'a geldi ve 1120 Zilhicce - 1709 Şubatta üçüncü defa Rumeli kazaskeri oldu. Müddetini bitirip mazul iken 8 Zilhicce 1126 - 15 Aralık 1714'te Mahmud Efendi'nin yerine şeyhülislâm tayin edildi.

Bunun meşihati zamanında Rumeli kazaskeri Damadzâde Ahmed ve Anadolu kazaskeri Hâmidzâde Abdullah Efendiler aleyhinde pâdişâha manzum bir arzuhal verilmişti. III. Ahmet, bir hatt-ı hümâyunla bunların azillerini ve Rumeli kazaskerliğine daha evvel de kazasker bulunan Abdürrahim Efendi'nin ve Anadolu kazaskerliğine de İstanbul kadısı mazullerinden Uşşakizâde Seyyid Abdullah Efendi'nin tayinlerini emretmiştir.

Manzum arzuhal pâdişâhın canını sıktığından, bunun kimler tarafından tertip edildiğinin tahkikini sadrâzam kaymakamına gizlice emretmiş ve o da bu arzuhalin, şeyhülislâm Mirza Mustafa Efendi'nin adamları tarafından kaleme alındığını arzetmesi üzerine Mirza Mustafa Efendi'nin azline karar verip Rumeli kazaskerliğiyle Edirne'ye davet edilen —çünkü bu tarihte pâdişâh Edirne'de idi— Menteşzâde Abdurrahim Efendi gelir gelmez önce kazaskerlik hil'âtini ve iki gün sonra şeyhülislâmlara mahsus fervei beyza'yı giyip meşihat makamına oturmuştur (25 Cemaziyelâhır 1127 - 28 Haziran 1715).

Azledilen Mirza Mustafa Efendi, İstanbul'a gönderilip 1127 Receb ortalarında (1715 Temmuz) gönderilen bir fermanla Trabzon'da ikamete memur edilmiştir. Bir müddet sonra affolunarak İstanbul'a gelen Mirza Mustafa Efendi, II. Mustafa'nın kendisine temlik etmiş olduğu Emirgân'daki yalısında oturup doksan beş yaşını geçmiş olarak 3 Safer 1136 - 13 Kasım 1722'de vefat ederek Kalenderhane yakınındaki evinin yakınında yaptırmış olduğu mektebin yanındaki mezarlığa defnedildi.

Mirza Mustafa Efendi âlim ve müdekkik bir zat olup zamanını araştırmalarla geçirmiştir. Bazı risaleleri vardır; Emirgân'daki Mirgünoğlu sarayı, II. Mustafa tarafından buna verilmiştir. Oğlu kazaskerlerden Mirzazâde Salim Efendi şuara tezkiresini kaleme almıştır.

Nusretnâme'de Mirza Mustafa Efendi'nin ilim ve fazilet sahibi, fakat mürtekib olduğu kaydedilmekte ve o tarihte Galata kadısı bulunan oğlu Salim Efendi hakkında da "veled-i menhus, fasık, zındık, bî-din" tâbirleri kullanılmaktadır.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz