Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Fahreddin Acemî
Sultan İbrahim
İnönü'yü tanımak
Macaristan Seferi ve Mohaç Meydan Savaşı
Fatih Sultan Mehmed’e iftira
KAPİTÜLASYONLAR
Top Arabacıları Ocağı
İbşir Mustafa Paşa
İngiltere
Köroğlu Şiirleri - Benden selam olsun bolu Beyine

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Moldovancı Ali Paşa

Kastamonu'nun Daday kazasının Sorkun köyündendir, İstanbul'a geldikten sonra Bostancı ocağına girmiştir. Darüssaade ağası Ebulmisk Anber Ağa, sarayda ağa köşkünü yaptırırken, Ali Ağa'yı bina emini yapmış ve hizmetini beğenmişti. Bostancı ocağında bulunduğu sırada İstanbul nizamına halel veren bazı serserilerin tedibine memur olup ümid edildiğinden ziyade hizmet görmesinden dolayı ocağında itibarı artmıştı. Ragıp Paşa'nın sadareti başlarında İstanbul'da bulunan uygunsuz kadınları sürgün olarak Bursa'ya götürdüğü sırada bunları rızalarıyla cariye olarak satmasından dolayı Moldovanî lâkabını almıştı.

III. Mustafa'nın cülusunu müteakip tebdil hasekisi (bostancı sivil taharri memuru) ve bostancı karakulağı denilen muhabere hizmetiyle görevlendirilmiş ise de, Ragıp Paşa bunun uygunsuz kadınları cariye olarak satmasından ve kendisinde bazı nifak hissetmesinden dolayı Filibe nazırlığıyla İstanbul'dan uzaklaştırmıştı; fakat bir müddet sonra orada, ne olduğu bilinmeyen avampesendane bazı hizmetinden dolayı İstanbul'a getirtilerek tekrar bostancı ocağına alınmış ve 1174 H. - 1760 M.'ta bostancı hasekisi olmuş ve aynı sene Ramazan başında (6 Nisan 1760) bostancıbaşılığa getirilmiştir.

Ali Ağa 1175 Şevval başında (1762 Nisan) vezirlikle Rumeli valiliğine tayin edilmiş ve bir sene sonra Bosna valisi olarak 1177 H. - 1764 M.'te azlolunmuştur.

1180 H. - 1766 M. de Diyarbakır, arkasından Anadolu ve aynı sene Zilkadesinde (1767 Nisan) Konya valisi olan Moldovancı Ali Paşa, 1182 H. - 1768 M.'de Adana valiliğine naklolunup burada vali bulunurken aynı sene Cemaziyelevvel (1768 Eylül) de Babadağı seraskerliğine tayin edilerek kendisine serasere kaplı kürk ve bir kılıç gönderilmiştir. Ali Paşa seraskerlik üzerinde olarak Adana valiliğinden Maraş valiliğine tayin edilmiş; 1768 Rus seferinde Bender seraskerliğinde bulunmuş ise de, sadrâzam ve serdar-ı ekrem Emin Mehmet Paşa, kendisine soğukluk göstererek 1183 Rebiulevvel- 1769 Haziran'da azil ile Yaş muhafızı yapmış ve sonra da Hotin tarafı seraskerliğine tayin eylemiştir.
Ali Paşa burada bulunduğu esnada Hotin üzerine gelen Rus kuvvetlerini mağlûb etmesi sebebiyle şöhret kazanmış ve aynı senede, yani 9 Rebiulâhır 1183 - 12 Ağustos 1769 da Yağlıkçızâde'nin yerine sadrâzam ve serdarıekrem olmuştur.

Ali Paşa, Rusların tekrar taarruzları ve Hotin önündeki muvaffakiyetsizliği sebebiyle aynı sene 13 Şaban 1783 - 12 Aralık 1789'da azlolunarak yerine İvaz Mehmet Paşa'nın oğlu Halil Paşa tayin edilmiştir.

Hülâsatü'l-İtibar müellifi Resmî Ahmet Efendi, "mühr-i hümâyun Hotin altında Ali Paşa'ya Ağustos evvelinde vasıl ölüp Ağustos'un on beşinden sonra oralarda çadırda durmak ve bir seneden fazla yorulmuş askeri cenge sürmek âdete muhalif olmağla, bu sene bu kadarla iktifa olunarak kalelere muhafız konup kışlağa gelinmek icabederdi, yeni sadr-ı âzam, düşmanı karşı taraftan ürkütmek ve hizmetini beğendirmek fikriyle vakitsiz Turla (Dinyester) üzerine köprü kurup asker geçirdi ise de düşmanı oradan atamadı, nihayet Turla'nın suyu artıp köprü yıkıldığından, karşı taraftaki askere yardım ümidi kesildi, kaçabilenler Bendece kaçtı, kaçanuyanlar şehid düştü ve Ali Paşa da perişan bir halde Hantepesi'ne geldi" demektedir.

Moldovancı Ali Paşa'nın azlinden sonra vezirliği de alınarak emeklilikle Gelibolu'da ikamete memur edildi.

Ali Paşa'nın 1184 Muharrem -1770 Mayıs'ta vezirliği verilerek Gelibolu'da maiyyetini tedarik ile emir beklemesi yazılmış ve arkadan gelen diğer bir fermanla Seddülbahir muhafızlığıyla Roğaz seraskerliğine tayin edilmiştir.

Ali Paşa ihtiyarlığı nedeniyle 1186 H. - 1772 M.'de emekli edilerek Tekirdağı'nda oturtulup bir sene sonra orada vefat etmiştir. Sadareti dört ay beş gündür. Ordu ile maiyyetinde bulunmuş olan Resmî Ahmed efendi, Moldovancı hakkında: "Haseki ve bostancılıktan gelme leventnâme bilir bir müşekkel adam idi" demektedir. Filhakika, çok cesur, iri cüsseli, gayretli bir zat idiyse de, toplama askerin kaçmaktan başka işe yaramaması, kumandanlar arasındaki ahenksizlik dolayısıyla gayret ve fedakârlığı boşa gitmiştir.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz