Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Ahmed Hâşim
Yavuz Sultân Selim
Osmanlı - Macar İlişkileri
Osmanlı Musikîsi
Lala Şahin Paşa
Şikago Üniversitesi'nde Bulunan Osmanlı Eserleri
Osmanlı’da Kadın Askerler (2)
Tabanıyassı Mehmet Paşa
Kanuni’nin muhteşem kadrosu
Kütahya İshak Fakih Camii

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Musikî Üstadları

XV. ve XVI. yüzyıllarda yetişmiş bir hayli mûsikî üstadı vardı; bunların bir kısmı bestekâr ve bir kısmı da bem bestekâr ve hem de sazende idi. II. Sultan Murat'a mûkisî eserini takdim eden Hızır bin Abdullah, kitabının mukaddimesinde Edirne sarayındaki üstad musikişinasların yanında eser yazmak haddi olmadığını beyan ederken onların isimlerini de zikretmekte ve bu suretle o zamanki üstad musikişinasları bize tanıtmaktadır ki onlar da Hacı Ali, Hüseyin, Ali, hanendelerden Eymen ve Mehmed adlarındaki üstadlar idi. Keza Fatih Sultan Mehmet'in sarayına mensup olarak Şirmerd adında bir udî ile İshak adında bir kanunînin bulunduğunu biliyoruz.

Bu asırlarda eserleri görülmeyen fakat saz çalmak ve bestekârlık etmek suretiyle tanınmış musikişinaslardan İstanbullu Meşrebi Kalender, Kastamonulu Kadı Şemsi, yine Kastamonulu Şemsi ve Tanburî Muslihuddin, Tanburî Zâri ve riyaziyundan Muhyiddin Mehmed'i biliyoruz; yine bu devirde hanende olarak Senâyi, Edirneli Ali ve kopuz çalmakta da mahir olan Sâğarî ile II. Bayezid'in oğlu şehzade Mahmud'un adamlarından Andelibî vardı. Sâğarî, usta Şemsi (Aydınlı Şemsi) ile fasıl yaparlardı. Bunlarla çağdaş olarak sazda mehareti olan bir de Pur Bey isminde biri vardı.

XV. yüzyıl sonlarıyla XVI. yüzyıl başlarına yetişen bestekâr ve şair Kâtibî ile XVI. yüzyılın bestekârlarından olup İstanbul'a getirtilerek kendisine maaş tahsis edilen Serezli Makamî de yüksek sanatkârlardandı. Yavuz Sultan Selim'in Tebriz'den İstanbul'a naklettirdiği musavvir, nakkaş, hakkak, çinici vesair sanat erbabı arasında Nâyî Şeyh Murad, Neyzen İmamkulu, Kanunî Şahmeran ve daireci (def çalan saz şefi) Maksud isimlerine tesadüf etmekteyiz.

100 seneden fazla yaşayarak XVII. yüzyılın ilk yarısı içinde vefat etmiş olan Tokatlı Derviş Ömer Gülşenî, Kanunî devrinden itibaren mûsikîde bir yüzyıl üstad olmuştur.

Başbakanlık arşivi vesikaları arasında XVI. yüzyıla ait Masraf-ı şehriyarî isimli bir defterde Cemaati Şakirdân-ı ehl-i hıref ismi altında 935 H. 1528 M. tarihli bir vesikada ve saraya mensup sanatkârlar kısmında çeng çalan usta Nimetullah Çengi ile Kasım, Mustafa, Pervane isimli üç öğrencisinin ve Hasan Çelebi isminde bir gûyende (hanende) nin ve Neyzen usta Hasan ile yine talebelerinden Ferhad ve Mustafa isimlerinde iki kişinin isimlerini görmekteyiz.

Azerbaycan'dan gelip Eyüp'e yerleşen bir zatın oğlu olan ve Nihanî lâkabıyla şiirleri bulunan Durak Çelebi'nin Saz-nâme isimli bir eseri olup Evliya Çelebi bu eseri görüp saz isimlerini o kitaptan almıştır. Bu Nihanî XVI. yüzyılın ortalarında şöhret bulmuş ve kardeşi Kaya Bey ile birlikte saz çalmıştır. Bu iki kardeş Dukakinzâde Mehmed Paşa'ya bağlanmışlardı; Kemençe çalan Nihanî aynı zamanda silâhşordu. Nihanî, şehzadeliğinde II. Selim'e intisab ile sefaretle İran'a, gönderilmişti. Bir hayli musikişinas yetiştirmiş olup Konyalı Meşâmî, Akşehirli Mekalî, Ulvi vesaire gibi şairleri himaye ile II. Selim'e intisap ettirmiştir. Sonraları saza tövbe ettirilerek mirahurluk ve defterdarlık etmiş ve lalalık ümidiyle İstanbul'a gelmiş ve aleyhtarlarının faaliyeti neticesinde pâdişâhı kuruntuya ilka etmekle itham edilerek îdam olunmuştur (973 H. 1565 M.)i

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz