Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Nigâr Hanım
Tarihte Ocak Ayı Olayları
Anadolu Beylikleri Aydınoğulları Beyliği
XV Yüzyıl Ortalarından XVI. Yüzyıl Ortalarına KadarTopçu Ocağı
Hâlide Nusret Zorlutuna
OSMANLI'NIN KADISI
II. Mustafa
Fuzuli'den örnek şiirler ve günümüz Türkçesine çevirileri
Sultan İbrahim'in Hükümdarlığı
XVII. ve XVIII. Yüzyılda Osmanlı Ordusunun Durumu

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Naili Abdullah Paşa

İstanbullu olup Davut Paşa semtinde Hacı Halil Ağa'nın oğludur. Tahsil gördükten sonra 1125 H. - 1713 M.'te mülâzım olarak divan-ı hümâyun kalemine devam etmiş ve bu senelerde Yenikapı mevlevihanesi şeyhi Peçevi Ahmed Dede Efendi'ye damad olmuştur.

Naili Abdullah efendi, 1143 H. - 1730 M.'da Beylikçi kesedarı tâyin edildi; 1148 H. - 1736 M. seferinde ordu ile beraber Babadağı ordugâhında bulunduğu esnada beylikçi oldu (1149 Şaban -1736 Aralık). İran seferi esnasında beylikçilik başkasına verildiğinden Naili Efendi, rikâb beylikçisi olarak İstanbul'da kaldı ve sonra teşrifatçı oldu. Bunun teşrifatçılığı esnasında pek karışık bir hale gelmiş olan teşrifat defteri tertip ve tanzim edilerek, teşrifat merasimi kaleme alındı. 1158 H. -1745 M. tevcihatında teşrifatçılık üzerinde kalmak üzere ikinci defa beylikçi oldu. Beylikçilikte maiyyetinde bulunarak kendisini yetiştirmiş olan reisül küttab Kastamonulu Koca Mustafa efendi'nin 10 Zilkade 1160 -13 Kasım 1747'de azil ve sürgün edilmesi üzerine reisülküttab olup 1167 Muharrem -1754 Kasımda Laş defterdarlığa tayin olundu ve Hekimoğlu Ali Paşa'nın üçüncü defa sadaretten azledilmesi üzerine, yani 7 Şaban 1168 - 19 Mayıs 1755'te vezir-i âzamlığa getirildi.

Sadareti doksan dokuz gün kadar olup 16 Zilkade 1168 -.24 Ağustos 1755'te azledilerek Sakızadası'na sürüldü ve yerine Bıyıklı Silâhdar Ali Paşa sadrâzam oldu.

Naili Abdullah Paşa yine azli senesinde ve Zilhicce ortalarında (Eylül) Girit valiliği ile Kandiye'ye gönderildi. 1170 Şevval başlarında (1757 Haziran) arpalıkla Selanik ve Kavala sancakları verildi. Cemaziyelevvel 1171 ve 23 Ocak 1758 de Cidde valisi olan eski sadrâzam Silâhdar Mehmet Paşa'nın vefatı üzerine Cidde valiliğine tayinini rica ettiğinden oraya gönderildi ve Hac mevsiminde ziyareti Beytullah için Cidde'den Mekke'ye hareket ettiği esnada hastalanarak yolda vefat eyledi ve cenazesi Mekke'ye getirilip Hazret-i Hatice türbesi civarına defnolundu (1171 Zilhicce -1758 Ağustos). Naili Abdullah Paşa'nın ilm-i kıraatle ilgili bir eseri ile müretteb divanı vardır. Hadikatü'l-Vüzera zeyli'nde Maarifi cüziyeden haberdar, salih, mütedeyyin bir zat olduğu kaydediliyor; reisül küttab bulunurken pek muğlâk olan Vessaf Tarihi'ni kalem efendilerine ve o sırada beylikçi Avni Efendi'ye okuttuğu gözönüne alınacak olursa, fazl ve kemali meydana çıkar. Şamdanîzâde Süleyman Efendi, ilim ve faziletini beyan ettiği gibi, Vasıf da fazl ve kemal ve hüner ile mümtaz, sadakatli, boş zaman geçirmeyip tetebbuat ile iştigalini yazarak Naili mahlaslı şiirlerinin beğenildiğini söylüyor.

Naili Abdullah Paşa'nın mahbublarla ülfeti ziyade imiş. Kendisi reisülküttab bulunduğu sırada maiyyetindeki adamları imamından şikâyet ederek:
"— Efendimizin kendi nefsine tahsis ettiği mahbusları imama emanet buyurmuşken hiyanet ediyor" demeleri üzerine Naili Abdullah Paşa:
"— İhtilâtı nesb vaki olmaz" diye mukabele etmiş. Bunun üzerine reis efendinin maiyyeti:
"— Biz deyyus olamayız ya imam durur ya biz" diye ayak diremişlerdir. Ertesi günü sabah olup dairesine gitmek üzere reis efendi ata binmek üzere binek taşına indiği sırada adamları:
"— imam def olmazsa birimiz gitmeyiz" demeleri üzerine Naili Abdullah Efendi, seyisinden iskemle isteyerek binek taşına oturup seyisi çavuşbaşıya yollamış ve yirmi kadar çuhadar getirtip Babı âliye gitmiş ve hemen o gün yeniden maiyyet tedarik etmiştir.

Naili Abdullah Paşa'nın torunu ve Feyzullah Şakir Efendi'nin oğlu Nailizâde Halil Nureddin Efendi'nin (vefatı 1213 H. - 1798 M.) bir Osmanlı tarihi olduğunu Bağdatlı İsmail Paşa merhum Esma-ı Müellifin isimli eserinin birinci cildinde (s. 355) yazıyor.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz