Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Millî Mücadele'yi Vahdeddin mi başlattı?
İlim Hareketlerinde İki Etkin Ekol
Kütahya Kurşunlu Camii
İstanbul'un Fethi
IV. Mehmet'in Cülûsu
Yavuz Sultan Selim
İbrahim Paşa (Çandarlızâde)
İstanbul'un Fethi ve Avrupa Ticari Faaliyetlerine Etkisi
Sevr paranoyasını yayanlar
Süleyman Nazîf

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Niğde Şah Mescidi

Bu küçük mescit, kendi başına bize Karamanların mimarî anlayışı hakkında bir fikir vermeye yetebilir. Cami en ufak detaylarına varıncaya kadar çok sade ve rasyonel bir hava içinde yapılmıştır. Yapılış tarihi H. 816 (1413) dür. Banisi Mahmut Ağa Karamanlılardan Alaeddin Bey'in oğlu Ali Bey zamanında yaşamıştır. Bina tamamen kesme taştan yapılmıştır. Ön cephesi ince derzlerle, arka ve yan cepheleri kireç harçlı derzlerle işlenmiştir.

Arka cephe bir sadelik nümunesidir. Tertemiz taş duvarın yalnız yukarısına iki pencere açılmıştır. Bunların iki yanında hiç bir profili olmayan genişçe ve bütün bir taştan çıkartılmış süveleri, altta ve üstte ahşap hatıllara dayanır, gene aynı cephede tavanı taşıyan iki ana kirişin duvarın dış yüzüne kadar çıktığı görülür.

Son cemaat yerinin iki yanı kapalıdır. 30 santimetre çapında iki yuvarlak taş sütuna ve iki yan duvar ayaklarına oturan üç sivri kemerle en sade bir şekilde giriş cephesini teşkil eder. Harap durumda olan bu yerin tavanında, kare çıtalı tahta kaplamadan bir kısım görülüyor. Karamanlıların diğer yapılarında kirişleri görünür vaziyette bıraktıklarına bakarak, bu düz tahta tavanın, sonraki yıllarda Osmanlılar tarafından yapılmış olduğuna ihtimal verilebilir.

Mescide, orta akstan, 90 santim eninde ve 172 santim yüksekliğinde küçük bir kapı ile girilir. Bunun iki yanında biri 66 diğeri 70 santim eninde ve 98 santim boyunda birer pencere vardır. Bunların iki yanına ve üstlerine düz süve taşları konmuştur. Biraz daha genişçe olan üst süveler hafifçe yanlara taşarlar.

5.98 X 9.87 metre ölçüsündeki mescidin içi, son cemaat yerine açılan bu iki küçük pencere ve kıble duvarında, mihrabın iki yanına ve tavana yakın açılan birer pencere ile aydınlanır. Mescidin aşağı kısımları hafif loş olmasına mukabil, bu son iki pencereden giren güney ışığı vaktile tamamen renkli olan güzel tavana vurur ve oradan dağılır.

Tavan konsirüksiyonu için, takriben 35/45 kesitinde iki büyük kiriş esas taşıyıcı olarak alınmış, bunlar da başlıklı yuvarlak iki direkle desteklenmiştir. Yukarı kısmı 30 santim kadar olan ve bütün bir ağaçtan oyularak yapılan başlığı çıkartabilmek için bu 20 santim çapındaki direkler çok daha kalın bir ağaçtan yontularak elde edilmiştir.

İki ana kiriş üzerine, 15 santim çapında ve takriben 20 santim ara ile yuvarlak kirişler atılmış, bunların da üstü kalaslarla kaplanmıştır. Kalas derzleri çıtalarla kapatılmış ve çaprazlama konan çıtalarla da hem bu derz hissi kaybedilmiş, hem de güzel bir tavan motifi teşkil edilmiştir. Kalan izlerden, vaktile bu tavanın kalem işleri ile tamamen renkli olarak tezyin edilmiş olduğu anlaşılıyor. Bugünkü kalıntı renkler, kirli tonlarda kırmızı, mor ve sarıdır. Mihrabı alçıdandır. Minberi bugün yerinde yoktur.

Kemerler bugün çirkin bir şekilde kapatılmış haldedir. Mescidin uzun zaman bir depo olarak kullanıldığı anlaşılıyor. Halen içerisi maalesef gayetle bakımsız durumdadır. Temenni edilir ki bu kıymetli cami, biran evvel kurtarıcı ellere düşsün.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz