Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
kaRACAOĞLAN
HUMBARACI OCAĞI
Cem Sultan’ın bitmeyen hikâyesi
MUHTASAR OSMANLI DEVLETI TARIHI
Cem Sultan’ın bitmeyen hikâyesi
genç osman
Malatyalı Süleyman Paşa
Çelebi Mehmet
Hamid oğulları
I. Abdülhamid

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Osmanlı - Macar İlişkileri

Osmanlı Devleti kurulup Rumeli'ye geçildiği sırada Macaristan, Arpad sülâlesinden Anju hanedanının eline geçmiş bulunuyordu. 1308'den 1385 senesine kadar Macaristan'ı idare etmiş olan bu hanedan memlekette kültür ve ticaret sahasında mühim ıslahat yapmış ve kilisenin yardımıyla de büyük imtiyaza sahip zadegan nüfuzunu kırmıştı.

Kral Layoş (Ludvig)

Şarl Robert ve diğer adıyla Robert Karoli (1302—1342)'den sonra kendisine ırsen Lehistan krallığı da intikal etmiş olan Büyük Layoş (Ludvig = Lui, 1342—1382) azim sahibi; kudretli ve dinde pek mutaassıp bir kraldı. Layoş, Balkanları nüfuzu altına almak ve buralarda Katolikliği yaymak için çok çalışmıştı; Fakat onun Balkanlar üzerindeki emeli 1363’te Çirmen veya Sırp sındığı muharebesiyle Türklerden yediği tokat ile sarsılmış ve bozgunluktan sağ olarak kurtuluşunun boynunda asılı olan Meryem'in resmine yüklemişti.

Layoş'un erkek evlâdı olmayıp iki kızı vardı; ölümünden sonra küçük kızı Lehistan kraliçesi olup Litvanyalı Jakellon ile evlenmiş ve büyük kızı Marya da Macaristan kraliçesi olarak Lüksemburg kralı IV. Şarl'ın ikinci oğlu Sigismund'a varmış ve bu sayede Sigismund Macaristan krallığı tacını giymişti.

Sigismund

Osmanlı tarihinde pek meşhur olan Sigismund'un Macaristan krallığı (1386 —1437) Osmanlı Devletinin bütün kudretiyle Balkanlarda yayılmağa başladığı bir devre rastlamıştı. Balkanlardan Macaristan'a yapılacak bir taarruz için Tuna boyundaki bütün ileri gelen hatlar Osmanlıların eline geçmişti.

Osmanlıların Ege denizinde ve Mora sahillerinde görünmeleri Venediklileri telâşa düşürmüştü. Bundan dolayı Venedik senatosu 1393'de Yıldırım Bayezid'e karşı Macaristan kralı Sigismund ile anlaşmağa karar vererek bir ittifak teklif etmişti. Osmanlıların karadan da yayılmaları dolayısıyla aynı tehlikeyi gören Sigismund 1394'de Venediklilerin tekliflerine olumlu cevap yolladı ise de ona karşı cumhuriyetin mukabelesi belirsizdi; hattâ Yıldırım Bayezid aynı sene Adriyatik sahillerine yakın Boyana nehri taraflarında faaliyette bulunarak Venediklilere zarar verdiği halde senato Macar kralı ile sıkı bir anlaşmadan çekinmiş ve Sigismund'un 1396'da Osmanlılar aleyhine harekete geçeceği hakkındaki müracaatı üzerine dört kadırga ile iştirak edeceklerini bildirmişti.

Sigismund, Osmanlıların Macaristan'ı tehdide başladıklarını görünce Bulgarların hamisi tavrını takınmış fakat 1396 senesinde Niğbolu meydan muharebesinde kuvvetli bir sille yiyerek mağlup olmuş ve canını güçlükle kurtarıp Karadeniz'den İstanbul ve Adriyatik denizi yoluyla memleketine dönebilmiştir.

Sigismund, memleketine dönmesinden altı ay kadar bir zaman geçtiği için bu müddet zarfında kendisinin yerine IV. Ladislas kral olmuş ise de Sigismund bununla mücadele edip rakibini mağlup ederek krallığı tekrar eline geçirmiştir. Sigismund 1410'da Alman imparatorluğu’na seçilmiş ve bu suretle Macaristan, imparatorluk nüfuzu altına girmiştir.

1418'de Osmanlılarla Macarlar, Eflâk işlerine müdahale etmişler her biri ayrı ayrı iki voyvodayı himaye ederek bu suretle çarpışmışlarsa da nihayet 1424'de iki taraf da düşmanlıklara son vererek aralarında iki senelik mütareke imzalamışlardı; fakat mütarekenin bitmesinden bir müddet sonra iki devlet arasında Kolumbaç (Güvercinlik) kalesi meselesinden dolayı yine düşmanca harekât başlamış ve bizzat Osmanlı kuvvetlerine karşı yürüyen Alman imparatoru ve Macar kralı Sigismund Türk kumandanı beylerbeyi Sinan Paşa'ya mağlup olmuş ve bir kölesinin fedakârlığiyle zorla canını kurtarıp kaçabilmiştir.

Bu Osmanlı galibiyeti, Macarların Sırbistan üzerinde de devam ettirmek istedikleri Macar nüfuzunu bertaraf etmiş ve onların, Osmanlıların eline geçmiş olan Faselosy'yi geri 'almak için yaptıkları yardım da sonuçsuz kalmış ve buna mukabele olmak üzere Evrenuzzade Ali Bey kumandasındaki akıncılarla Macaristan'a büyük bir akın yapılarak yetmiş bin esir alınmıştır.

Sigismund'dan sonra Alman imparatoru ve Macaristan kralı olan V. Albert zamanında Bohemya krallığı için meydana çıkan anlaşmazlıkta Osmanlı hükümeti de işe karışmış ve Polonya kralı Ladislas'a, Osmanlı hükümdarı II. Murad tarafından bir sefir yollanarak Macarlarla münasebetlerini kesmek şartıyla Kazimir'in Bohemya kralı olmasına yardım edileceği bildirilmiştir; fakat bu sırada yani 1439'da Albert öldüğünden Kazimir rakipsiz kalmış ve 1440 senesinde zadegân'ın seçimiyle Macaristan krallığına Polonya kralı III. Ladislas getirilmiştir.

Polonya ve Macaristan kralı Ladislas zamanında da, Osmanlı - Macar ilişkileri yine düşmanca devam etti. Bu sırada Belgrad muhasara altında olup Transilvanya da Türk akıncılarının baskısı altında idi (1442). İhtidadan muvaffakiyetle Transilvanya akınlarını yapan Mezid Bey, Hermanştad önünde Macar beylerinden Jan Hunyad'a mağlup olarak iki oğluyla beraber maktul düştü; ertesi sene Kulaşahin Paşa kumandasıyla sevk edilen diğer bir akıncı kuvveti de aynı hezimete uğradı. Osmanlılar aleyhine tertip edilen ve Macaristan kralı Ladislas'ın idaresi ve Jan Hunyad'ın kumandasında bulunan haçlı ordusu Morava, İziadı muharebelerini kazanarak Osmanlı Devletini barışa mecbur etti ise de Papa'nın müdahalesiyle yapılan anlaşma pek az sonra bozuldu ve sonra meşhur Varna muharebesi yapıldı (848 H./’’1444’’ M.).

Bu muharebede Kral Ladislas maktul oldu ve müttefikler ordusu bozuldu; bunun üzerine Macaristan krallığına eski Macar kralı ve Alman İmparatoru Albert'in henüz çocuk olan oğlu Ladislas getirildi ve Jan Hunyad da küçük krala nâib oldu.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz