Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Osmanlıların Akdeniz ve Avrupa Devletleriyle İlişkileri
Anadolu Beylikleri Candaroğulları Beyliği
Balizâde Mustafa Efendi
Sarı Süleyman Paşa
Hamdullah Subhi Tanrıöver
ECDADIMIZIN BÜYÜKLÜĞÜ
III. Mehmet'in Şahsiyeti
Fatih Sultan Mehmet Dönemine Kadar Almanya - Osmanlı İlişkileri
Osmanlı Devleti'nin Taşra Yönetimi
Osmanlı Sultanlarının Ehl-i Beyt sevgi

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Osmanlı Bakır Paraları

Osmanlı Devleti'nde Mangır ismi altında kullanılan bakır sikkelerin ne zaman çıkarıldığına ve ne gibi ölçülere dayandığına dair esaslı bilgiler yoktur. Bu ad ilk defa olmak üzere vak'anüvis Raşit Efendi Tarihi'nde görülmüştür. Mumaileyh, 1688 (H. 1099) senesi vak'alarını hikâye ederken, «seferlerin uzaması sebebiyle masrafların çoğalması yüzünden Hazine-i Amirenin müzayakaya düşmesi üzerine devlet vekilleri ile müşavere ve müzakere edildikten sonra, eski Sultanlar zamanında olduğu gibi, harb masraflarını karşılamak üzere Mangır kat' olunduğunu» yazmaktadır. Yine bu kitaba göre bir okka halis bakırdan 800 mangır basıldığını ve iki mangırın bir akçe sayıldığını ve İstanbul'da Tavşantaşı adındaki mahalde bir mangır darphanesi bulunduğunu öğreniyoruz.

Raşit Tarihinden evvel yazılmış olan Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde, İstanbul Darphanesinin tarifi sırasında «Bu kârhanede yevmiye bir kantar Gümüş ve on kantar Mangır kesilir» gibi sözlerden mezkûr tarihten evvel de mangır kesilmiş olduğu anlaşılmaktadır.

İsmail Galip Bey'in Takvim-i Meskûkât-ı Osmaniye isimli eserinde: «bazı rivayete göre ilk bakır sikkenin Orhan Gazi zamanında kesilmiş olduğu anlaşılıyorsa da elimize geçen ve üzerinde isim bulunan ilk bakır sikkeler Sultan I. Murat'ındır. Bundan evvel kesilmiş bakır sikke için pek çok araştırma yapılmış ise de bir netice hasıl olmadığı gibi ecnebî müzelerin kataloglarında dahi Sultan Orhan'ın bakırlarına tesadüf edilememiştir» denilmektedir.

Aynı eserde, Osmanlı akçelerinin kesirleri olan bakır sikkelere Mangır denildiği ve Mangır kelimesinin Moğol lisanında para manâsına gelen Mongön sözünden çıktığı ve bir aralık pirinçten kesilen sikkelere de Kızıl Mangır denildiği bildirilmektedir.

I. Murat'ın (Hüdavendigar) saltanat senesinden itibaren çeşitli resim ve tarzda bakır paralar basıldığı halde Osmanlı tarihçilerinden hiç birisinin 1688 (1099) yılına kadar mangırdan ve bunun rayicinden asla bahsetmedikleri İsmail Galib'in Takvimi Meskukâtı Osmaniye'sinde belirtilmekte ve ancak 1688 yılında, müverrih Raşid'in ifadesine göre, bir okka halis bakırdan 800 adet mangır kesildiği, beher mangırın vezninin yarım dirhem ve beher iki mangırın bir akçeye tekabül ettiği ve bir sene sonra daha fazla menfaat temin etmek gayesile bir mangır bir akçe kıymetine rayiç olmak üzere ilân edildiği anlaşılmaktadır.

Hammer'in Osmanlı Devleti tarihinde, I. Selim'in saltanatı başlangıcından III. Murat devrine kadar geçen müddet zarfında, mangırın akçeye nisbetle rayici, bazı ecnebi müverrihlerin rivayetlerinden naklen, sarih olmamakla beraber, zikredilmektedir. Meselâ Saranzo namındaki yazar «mangır bakırdan kesilmiş bir sikkedir, 24 adedi bir akçedir» demiş ve Sicilyalı Ottavio Sapienca da «Nuovo Trattato Turchia» adlı eserinde on altıncı asır başlarında Osmanlı meskukâtı hakkında malûmat verirken mangır paradan da bahsetmiş, o zamanın bir akçesinin on iki mangır kıymetinde olduğunu yazmıştır.

Yine Türk Tarih Kurumunun neşretmekte olduğu Belleten'in Temmuz 1949 tarih ve 51 sayılı nüshasında Dr. Mustafa Akdağ'ın, Fatih Sultan Mehmet devrinde 1477 (882) tarihinde bir dirhem bakırdan bir mangır kesilerek sekiz adedi bir akçe ve yine bir dirhem bakırdan 3 mangır halinde daha küçük paralar kesilerek bunun da yirmi dört adedi bir akçeye geçiyordu demesi, Hammer tarihindeki malûmatı teyit eder durumdadır.

Bu suretle Osmanlılar tarafından kullanılmaya başlanılan bakır paralar hacim ve kıymetlerinde çeşitli değişikliklere uğrayarak Sultan Abdülmecid devrine kadar gelmiştir. Abdülmecid tarafından paralarda yaptırtılan düzeltmelerden sonra yeni tip bakırlar II. Abdülhamit devri sonuna kadar basılmaya devam etmiştir.

---------------------

Kaynak: Osmanlılarda Madeni Paralar / Yapı Kredi Bankası Yayınları / 1968

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz