Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Sürmeli Ali Paşa
Ahmed Hâşim
GÖNÜLLÜLERDEN GELENLER
Hanlar ve Kervansaraylar
Tazmin
İsmet Paşa'ya da dinci dediler!
Ceneviz Cumhuriyeti
XVI. Yüzyıl Ortalarına Kadarki Eyâletler
Osmanlı Devleti Hakkında Yunanlıların İtirafı
Osmanlı - Bosna Krallığı İlişkileri

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Osmanlı Devleti'nin Endülüs Müslümanları ile İlk İlişkisi

Osmanlı devletinin deniz kuvveti uzak denizlerde savaşacak kadar o denizleri bilir donanımlı kaptan ve mürettebata sahip olmadığından ve bundan başka o sırada Cem Sultan'ın Avrupa'da siyasî bir âlet olarak kullanılmasından dolayı istenilen yardım yapılamamış ve daha sonraları yani 911 H. 1505 M. de İspanya sahillerini vurmak için Kemal Reis kumandasıyla bir filo gönderilmiş ve bir kısım İslâm ve Yahudi kurtarılarak ilk kafilesi Osmanlı'ya getirilmiştir.

Benî Ahmer devleti, Osmanlılara başvurduğu gibi Memlûk devletine de müracaat etti ise de kuvvetli donanmaları olmamasından dolayı onlar da yardımda bulunamadılar. Memlûk hükümdarı, Endülüs müslümanlarına yapılan mezalimi önlemek için Papa'yı ve Ferdinand Katolik'i tehdit ederek eğer İspanyollar Gırnata İslâmlarından el çekmezlerse bütün Filistin Hıristiyanlarını Kamame kilisesinde kestireceğini ve Hıristiyanlara Suriye ve Kudüs kapılarını kapayacağını söylemek üzere bir heyet gönderdi ise de tesiri olmadı.

Bundan sonra Benî Ahmer devleti Ocak 1492 ( 29 Safer 897)'de bir antlaşma ile teslim oldu ve hâkimiyeti sona erdi. İmzalanan antlaşma ve teslim şartlarına göre İslâmlara fena muamele edilmeyecek ve onların cemaat hakları tanınacaktı; fakat bu ahde ancak 3 hafta riayet edildi ve bundan sonra gün geçtikçe arttırılmak suretiyle orada kalmış olan Müslümanlara yapılmadık eza ve cefa kalmadı. Çıkmak isteyenlere müsaade edilmiyordu; çünkü Müslümanlar san'atkâr ve iş sahibi idiler; fen, ilim, san'at ve ziraat erbabının çoğu Müslümanlardı. Bunlar giderlerse memleket bu işlerden mahrum kalacaktı; fırsat bulanlar kafile kafile Afrika sahillerine can atıyorlar ve içlerinden bazıları korsanlık yaparak İspanyolları tehdit ediyorlardı. 1520'de Belensiyedeki Müslümanlar katledilip çocuklarla kadınlar esir edilmişlerdi.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz