Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Sultan Murat ve Sokullu
Otlukbeli Savaşı
Serbest Mîr-i Mîranlıklar ve Yurtluk Ocaklık Sancaklar
Şuursuz gruptan Atatürk'e hakaret „VIDEO”
İstanbul'un Fethi
Osmanlı Memleketlerinde Tarikatlerini Yayan Halvetiye Büyükleri
Talik, Divanî ve Siyakat Yazıları
Damadzâde Feyzullah Efendi
II. Selim (Sarı Selim)
Kanuni Sultan Süleyman'ın Şahsiyeti

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Osmanlı'da 'EYALET sistemi' nasıldı?

Osmanlı'da 'EYALET sistemi' nasıldı?
04/03/2007


Bugün gazetesinden Erhan Afyoncu'nun yazısı

Osmanlı bile eyaletlerine söz geçirememişti

Yedinci Cumhurbaşkanımız Kenan Evren'in Türkiye'nin eyalet sistemine geçmesi gerektiği yönündeki sözleri tartışma yarattı. Osmanlı döneminde ülkemiz eyalet sistemiyle yönetilirdi. Devletin güçlü olduğu dönemde iyi işleyen bu sistem, imparatorluğun zayıflamasıyla bir kâbusa dönüştü ve eyaletler neredeyse bağımsız birer devlet hâline geldiler

İnsanların Osmanlı İmparatorluğu, 14. yüzyılın sonlarında Söğüt civarında küçük bir beylik olarak tarih sahnesine çıktı. Osmanlı Beyliği, Osman ve Orhan gazilerin fetihleriyle Marmara bölgesine hâkim oldu. Orhan Gazi döneminde Gelibolu da ele geçirilerek Rumeli'ye adım atıldı. 1360'larda ilk Osmanlı eyaleti olan Rumeli Beylerbeyiliği kuruldu. Üçüncü Osmanlı hükümdarı Birinci Murad, hem Rumeli'de hem de Anadolu'da Osmanlı topraklarını genişletti. Dördüncü Osmanlı padişahı Yıldırım Bâyezid zamanında Osmanlı toprakları iyice büyüdü. Yıldırım Bâyezid, 1393'te Rumeli'ye geçerken Kara Timurtaş Paşa'yı Anadolu'da beylerbeyi olarak bıraktı ve böylece Ankara merkezli ikinci Osmanlı eyaleti kuruldu. Fetret Devri'nin sona ermesinden sonra sınır güvenliğinin sağlanması amacıyla 1413'te Sivas Eyaleti tarih sahnesine çıktı.

FETHEDİLEN TOPRAKLAR EYALETE DÖNÜŞTÜ

Osmanlı İmparatorluğu fethettiği bölgeleri hemen veya bir süre sonra eyalet şeklinde teşkilatlandırmaya devam etti. Özellikle sınır bölgelerindeki yeni fethedilen topraklar hemen eyalet hâline getirilmiştir. 1578'de İran fetihleri sırasında ele geçirilen toprakları muhafaza etmek için Kars, Çıldır, Tiflis, Revan, Tebriz, Şemahi eyaletleri kuruldu. Ancak Safeviler'in topraklarını geri almaları üzerine sadece Çıldır ve Kars beylerbeyilikleri varlıklarını sürdürebildi. 16. yüzyılın sonlarında Avusturya ile yapılan savaşlarda ele geçirilen topraklarda 1596'da Kanije ve Eğri eyaletleri tesis edildi. Sınır güvenliği ve asayiş için de yeni eyaletler kurulurdu. 17. yüzyılda Kuzey'den gelen Kazak saldırılarını önlemek için Özi Eyaleti teşkil edilmişti.

Osmanlı idare sisteminde eyaletler (beylerbeyilikler), sancaklara; sancaklar da kazalara ayrılmıştı. Eyaletlere merkezden beylerbeyi adıyla bir yönetici tayin edilirdi. Osmanlı yönetimi beylerbeyi eyalette tam hakim konumda olmasın diye bölgenin mali işlerine bakan vilayet defterdarları ile yargılamaya bakan kadıları beylerbeyinin emri altına vermemişti. Kadılar, İstanbul'daki Anadolu veya Rumeli kadıaskerine; eyalet defterdarları da merkezdeki başdefterdara tâbiydiler. Beylerbeyiler, paşa sancağı adı verilen eyalet merkezinde bulunurlardı. Eyaletin yönetimi merkezin emirlerine ve devletin kanunlarına göre beylerbeyi divanından gerçekleştirilirdi. Beylerbeyiler, sultanın icra gücünün temsilcisi olarak eyaletin bütün işlerinden sorumlu olurlardı. Vezir rütbesindeki beylerbeyilerin yetkileri daha fazla olurdu.

EYALETLER MERKEZDEN YÖNETİLEMEZ OLDU

Beylerbeyiler, 17. yüzyılda ufak bir orduya ve güçlü ekonomik kaynaklara sahip bir duruma gelmişlerdi. Bu yüzden birçok eyalet valisi zaman zaman merkeze kafa bile tuttu. 17. yüzyılın ortalarında Köprülü Mehmed Paşa'nın sadrazamlığı zamanında Anadolu'daki eyaletler üzerinde tekrar kontrol sağlanmıştır.

Osmanlı eyaletlerinin sabit bir sayısı yoktur. 17. yüzyılın başlarında 32 eyalet vardı. Ancak zaman zaman bu sayı 40'a kadar çıkmıştır.

Başlangıçta eyalet teşkilatı merkezin taşra üzerindeki kontrolünü sağlıyordu. 17. yüzyılın ortalarından itibaren Osmanlı İmparatorluğu'nun uzak eyaletleriyle bağları zayıfladı. Osmanlı'nın Afrika eyaletleri başlangıçta merkezden gönderilen beylerbeyiler tarafından idare edilmişti. Ancak bu bölgelerde yönetim zamanla mahalli askeri grupların eline geçti. Kuzey Afrika'daki eyaletler ile Mısır ve Bağdad'da yeniçeriler ve memlükler yönetimi ele geçirdiler.

1671'de yeniçerilerin kendi aralarından seçtikleri bir reis "Dayı" adıyla Cezayir'in asıl idarecisi oldu ve eyalette Osmanlı beylerbeyinin hükmü kalmadı. Cezayir, 1671'den 1830'da Fransız işgaline girene kadar yeniçeri ocağı içerisinden çıkan ve "dayı" adı verilen idareciler tarafından yönetildi. Tunus'ta da Cezayir'deki gibi dayılık sistemi görülür. Yeniçeri Ocağı içerisinde bileği kuvvetli olanlar Dayı olurlardı. Ancak çoğu da yerine geçmek isteyen kişiler tarafından öldürülürdü.

Garb Ocakları adı verilen Cezayir, Tunus ve Trablusgarb başlangıçta merkezden yönetilen birer eyaletken zamanla Osmanlı İmparatorluğu'nun özerk bölgeleri hâline gelmişlerdi. Garb Ocakları'ndaki Türk korsanları köle ve ticari mal taşıyan Hristiyan gemilerine saldırarak, yağmalarlardı. Avrupalı devletler, Türk korsanlarına saldırılarından korunmak için haraç verirlerdi. Osmanlı'nın Afrika'daki eyaletleri merkezden yarı bağımsız hâle geldiklerinden Batılı devletlerle merkeze sormadan antlaşma bile imzalarlardı.

TANZİMAT'LA İDARE SİSTEMİ DEĞİŞTİ

18. yüzyılda ayan adı verilen mahalli nüfuz sahiplerinin ön plana çıkmasıyla eyaletler geniş muhtariyetler kazandılar.

Anadolu ve Rumeli'de bile ayanlar yönetimi elegeçirip, mahalli hanedanlar kurdular. İkinci Mahmud, merkezin taşrada hâkimiyeti ele geçirmesi için büyük mücadele verdi. 19. yüzyılda Tanzimat'la birlikte Osmanlı taşra idaresinde de değişmeler oldu. 1864 vilayet nizamnamesiyle eyalet siteminin yerine vilayet sistemine geçildi. Eyaletlerin sınırları küçültüldü. Eskiden beylerbeyiler eyaletlerde tam yetkiliyken yeni sistemle birlikte mahalli meclisler kurularak valilerin yetkileri azaltıldı.

Eskiden beylerbeyiler aynı zamanda bölgedeki ordunun da komutanı iken yeni sistemle vali ve ordu komutanı iki ayrı güç hâline geldi. Vilayetlerdeki bürokratlar valinin emri altında olmalarına rağmen işlerini kendileri planlayıp, yürütmeye başladılar. Bu sistem 1871'deki nizamnameyle bazı değişikliklere uğrayarak imparatorluğun sonuna kadar devam etti.

Bugün gazetesi

Bu sayfayı düzenle

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz