Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Divan Şiiri Nazım Şekli ve Nazım Türü
Kütahya Özbek Camii
Yıldırım Bayezid'in Oğlu Mustafa Çelebi Olayı
Başlangıcından Bugüne Türk Öykü Kitapları Zamandizini 1 (1867- 1929)/ Ali ŞAHİN
On sekizinci Yüzyıl Başından Ortasına Kadar İdarî Vaziyet
Bayburtlu Zihni
Eğitim Alanında Tanzimat
Şamlı adı hakkında
Dış ve İç Durumlar Sebebiyle Bütçe Açığı
Murat Hüdavendigar

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Osmanlılarda İlk İlmî Müesseseler

Osmanlı devletini kurmuş olan Orhan Gazi, bir taraftan idarî, askerî ve adlî müesseseler yaparken diğer taraftan onlarla beraber ilmî ve içtimaî teşkilâtı da ihmal etmemiş ve bir aralık küçük beyliğine merkez yaptığı İznik'te cami imaretiyle beraber bir de medrese yaptırmak suretiyle bu hususta da ilk adımı atmıştır, İznik medresesi 1331'de yani buranın fethinden bir sene sonra yapılmış ve oraya zamanına göre en dolgun maaş olan günde otuz akçe ile devrinin büyük âlim ve mütefekkirlerinden Davud-ı Kayserî müderris tâyin edilmiştir. Yine İznik'in Yenişehir kapısında ilk imaretini yapan Orhan Bey, buranın küşad resminde ilk önce kendisi, muhtaçlara çorba dağıtmak ve imaretin kandillerini yakmak suretiyle halka karşı himaye ve muhabbetini göstermiştir.

İznik medresesinin başında Davud-ı Kayserî gibi hem zahir ve hem bâtın ilimlerinde derin görüşlü bir mütefekkirin bulunması ve burada okutulan dersler arasına kelâm yani İslâm felsefesinin konması o zamana göre bu müesseseye verilmiş olan ehemmiyeti göstermektedir.

Osmanlı devleti hududunu genişlettikçe mühim şehirlerde de ilmî ve sosyal kurumlar vücuda gelmekte idi. İznik'ten sonra büyük medreseleri Bursa'da görmekteyiz. Orhan gazi 736 H./1335 M. de Bursa şehrinde de bir cami, imaret, tabhane ve bir ribat yani han yaptırdığı gibi yine Bursa hisarındaki kiliseyi medreseye çevirtmiş ve talebeler için odalar yaptırmış ve vakfiyesini tertip ettirmiştir. Gene burada I. Murad, Yıldırım Bayezid, Çelebi Mehmed ve II. Murad taraflarından yaptırılan müesseseler ilim hareketlerini arttırdığı gibi bu medreselerden sonra ikinci ve üçüncü derecelerde vezir ve beylerbeyleri taraflarından yaptırılan bu kabil kurumlar da Osmanlı memleketlerindeki ilim cereyanlarını genişletmiştir.

XIV. yüzyıl sonlarında İznik medresesi artık birinci dereceyi kaybetmiş ve onun yerine Bursa medreseleri geçmişti, İznik medresesinin otuz akçe yevmiyesine mukabil Bursa'da Çelebi Mehmed'e ait Sultaniye medresesi müderrisine elli akçe veriliyordu; keza XV. yüzyılın ilk yarısında Edirne şehri artık emniyet altında devlet merkezi olduktan sonra ilim merkezi halini aldı ve bu defa da Bursa medreseleri ikinci dereceye düştü. Burada II. Murad'ın cami, imaret, muallimhâne, misafirhane ve mevlevihâneden başka yaptırmış olduğu yüz akçe yevmiyeli medrese ve elli akçe yevmiyeli darülhadîs birinci dereceyi teşkil ediyordu; Edirne şehri, Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul'da yaptırmış olduğu Sahn-ı seman medreselerinin açılmasına kadar birinciliği muhafaza eylemişti.

Bu medreseler, okutulan derslere göre yüksek, orta ve ilk olarak birtakım derecelere ayrılmıştı; bu devirlerde tedrisat dinî, felsefî, riyazî ve edebî olarak yapılmakta idi; bunlardan pâdişâh medreseleri ilk safta geliyordu. Osmanlıların bu devirlerinde neresi devlet merkezi olursa orasının ilim ve fikir hareketlerinde daima önde bulunduğu görülmektedir ki bu şekil sonraki asırlarda da tabiî olarak devam etmiştir.

Pâdişâhlarla vezir ve diğer devlet adamlarının yaptırmış oldukları medreseler, az zaman içinde bilhassa Rumeli'de Türk kültürünün hızla yayılmasında mühim âmil oldu. Osmanlı hududu Anadolu'da genişlediği zaman Anadolu beylerinden alınan yerlerdeki ilmî, içtimaî bütün kurumları, mevcut vakıf şartlarıyla tanınmalarından dolayı bu kurumlar eski faaliyetlerini muhafaza ve devam ettirmişlerdi.


Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz