Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Tamaşvarlı Gazi Âşık Hasan
Kütahya Kurşunlu Camii
Timurtaş Paşa ve Oğulları
Balkanlar'da Osmanlı Fütuhatı
Tezkireli - tezkiresiz tımarlar
Sinan Paşa
Ermenek Ulu Cami (Ulucami)
XIV. Yüzyılın Son Yarısından XV. Yüzyıl Ortalarına Kadar Osmanlılardaki Tasavvuf Akımı
II. Abdülhamid'e Muhalif Karikatürler
Müzehhiblik

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Prut Savaşı - Prut Seferi

Sayfadaki Başlıklar


Ruslara Savaş İlânı
Çar Petro'nun Plânı
Muharebe
Barış Görüşmeleri
Prut Antlaşması Esasları

Ruslara Savaş İlânı

Osmanlı hükümeti, Çar'ın muharebe tehdidini havi ültimatomunu alınca vaziyeti araştırmak için gönderilen memurların beyanatı, Bender'den ve Kırım hanından gelen haberlerde tehlikeyi gösterdiğinden 1710 Kasım'ından itibaren harp hazırlığına başlandı; aynı zamanda Kırım hanı Devlet Giray'da devlet merkezine davet edildi. Pâdişâhla görüşen Kırım hanı:
— "Eğer bu düşmanın sulhüne îtimad buyurup gene tehlike haberleri nazar-ı dikkate alınmazsa cümle Kırım memleketi elden gider; tahkik bilin ki Rumeli'nin elden çıkmasına da sebep olur. Bu kâfirin maksadı İstanbul'dur; reayanız ile yekdil ve yek cihettir" sözleriyle hâlâ tereddüt eden pâdişâhı ikaz etmiştir.

28 Ramazan 1122 (20 Aralık 1710)'da pâdişâhın huzuruyla toplanan mecliste Rusların, Karlofça barışından sonraki sözlerinde durmadıkları söylenerek bir müddet daha ihmal edilecek olursa hududı tecavüzle baskı kuracakları beyan olunmuş ve antlaşmaya aykırı olarak Kırım hududunda Ur kalesine yakın Kamanka ile Samarcık suyunun Özi suyuna döküldüğü mahalde Samarcık kale ve palangaları ve Azak denizi'nde donanma inşa ettiği Ukraynayı işgal eylediği Kalmuklarla birlikte Kırım hududunu aşarak külliyetli hayvan alıp götürdükleri ve yine Osmanlı hududunu geçip İsveç askerinden esir aldıkları, hülâsa Çarın Osmanlılar aleyhinde olan bütün hareketleri birer birer anlatılarak harpten uzak duran III. Ahmet nihayet Ruslar aleyhine meylettirildi ve alınan fetva üzerine Ruslara harp ilânı kararı verildı. İlkbaharda Rusya'ya yapılacak sefer hazırlığına başlanılıp keyfiyet eyaletlere ve diğer îcab edenlere bildirildi ve kuvvetlerin Edirne'de toplanmaları ferman olundu (1710 Aralık).

Ruslara harp ilânına karar verilmesi üzerine Rusya'daki Osmanlı tüccarlarının memlekete selâmetle dönmeleri için Rus elçisi Tolstoy yetmiş kadar maiyyetiyle tevkif olunarak Yedikule'ye kaldırıldı; açılan harbe Rusların sebebiyet verdikleri ve maksadın toprak işgali olmadığı aralarındaki yakın ilişkiler nedeniyle Vezir-i âzam Baltacı Mehmet Paşa tarafından Viyana hükümetine bildirildi.

Bu sıralarda bir kısım Zaporog Kazakları, Mazapa'nın eski kâtibi olup Osmanlıların Kazak Hatmanı îlân ettikleri Orlink'in tahrikiyle Ruslara karşı Ukrayna'da, faaliyette bulunuyorlardı.

Osmanlı ordusu 1711 Nisanında (1123 Rebiulevvel) hareket etti. III. Ahmet, Sadr-ı âzam ve Serdâr-ı ekrem Baltacı Mehmed Paşa'yı kabul edip kendisine sancağ-ı şerifi teslim ettiği sırada Kırım hanı Devlet Giray'ın sözüyle hareket etmesini tavsiye eylemişti.


Çar Petro'nun Plânı

Rus çarı Büyük veya Deli Petro Boğdan ve Lehistan hududuna kuvvet yığdıktan sonra Boğdan'a girip Yaş yoluyla Tuna'ya inmek istemişti; Tuna'yı Osmanlılardan evvel tutacak olursa hem metbuları aleyhine isyan edecek olan Boğdan ve Eflâk'den istifade edecek ve hem de Rumeli'de isyana hazırladığı Hıristiyanların ayaklanmalarıyla işi kolaylaşacaktı; çünkü Çar, harp etmesinin sebebini, Osmanlı memleketlerindeki Hıristiyanların kurtarılması için olduğunu îlân etmişti; bu isyanları temin için de Tuna'ya inmek zarurî idi.

Petro, Prens Golçin kumandasındaki bir kuvveti Podolyda'ya akın yapmaları muhtemel olan Tatarlar ve Orlik Kazaklarının taarruzlarından muhafaza için o tarafa sevkettiği gibi Riga civarında bulunan kumandanı Şeremetiyev'i de acele harp sahasına istedi; bundan başka Ukrayna'nın Tatarlara karşı muhafazası için prens Romudanofski kumandasında kuvvet sevk etti. Çarın Osmanlılara harp îlânı 25 Şubat 1711 tarihinde idi; Petro bundan sonra müttefiki olan Lehistan Kralı II. Ogüst ile görüşmek üzere Goliçya'da Yaroslav şehrine gitti.

Ruslara harp ilânından sonra İstanbul'dan Kırım'a dönen Devlet Giray, kış içerisinde Rusya'ya akın yapmış ve Dinyeper nehri ile bu nehrin sol sahilindeki İzom şehrine kadar olan yerleri tahrip etmiş ve bundan başka 30,000 kişilik diğer bir Tatar kuvveti de sabık Lehistan kralı olup bir aralık Osmanlılara iltica ederek sonra serbest kalan İstanislas Lezçinski kumandasındaki 10,000 Lehli ve Urlık Kazakları birleşerek onlar da Dinyeper'in sağ sahili boyunca tahribat yapmışlar ve sonra Özi taraflarına çekilmişlerdi.

Rus Çarı, ordusuna başkumandan olan Şeremitiyev'e henüz Tuna'dan uzakta bulunan Türkler gelmeden evvel Buğdan'a, girip biran evvel ilerleyerek ayaklanmak üzere bekleyen Hıristiyanların maneviyatını ve şevkini arttırmasını emretti; Şeremetiyev, Boğdan'a girdikten sonra İsakcı'da Osmanblar tarafından Tuna üzerine kurulacak köprüyü tahrip ile Dinyester nehrinden geçecek olan Rus kısmı küllisini bekleyip Tuna'dan kendi taraflarına Osmanlı askerinin geçmesine mani olacaktı.

Şeremitiyev, Turla yani Dinyester yakınına geldiği zaman Boğdan beyi hain Kantemir'den mektup alarak bunda, serdar-ı ekrem kumandasındaki Osmanlı kuvvetinin on gün evvel Edirne'den hareket ile İsakcı'ya doğru gelmekte olduğunu bildirmiş ve Yaş şehrinin muhafazası için bir miktar kuvvet istenmişti.

Voyvoda'nın istediği kuvvet Yaş'a gönderildiği gibi Şeremetiyev de aldığı talimat üzerine İsakcı'ya doğru hareket etti (29 Mayıs 1711); fakat Osmanlı ordusunun kendisinden evvel İsakcı'ya geleceğini anlayan Rus kumandanı bir tuzağa düşmekten korkarak olduğu yerde kalıp daha ileriye gidemeyerek Yaş tarafına dönmüş ve Prut nehri sahiline gelerek oradan vaziyeti çara bildirmişti.

Rus Çarı, Şeremetiyev'in raporunu Dinyester nehri kenarına geldiği zaman aldı; bu rapor plânını bozduğu için memnun olmadı; Boğdan'ın kuzeyindeki zahire darlığı da gözönüne alınarak Şeremetiyev'in Yaş şehrinde durarak kendisini beklemesi bildirildi.

Çar kumandasındaki büyük ordu 25 Haziranda Prut nehrini geçerek Yaş'a geldi, Osmanlı ordusunun muntazaman ilerlemesi üzerine Eflâk'tan çıkması beklenen ayaklanmadan eser görülmedi. Askerî bir mecliste vaziyetin ciddî olduğu belirtilerek Osmanlıların muvaffak olacakları zikrolunup Dinyester nehrinin sol sahiline geçilmesi tavsiye olundu; fakat Çar Petro, Boğdan'ı terk etmek istemedi. Kırım hanının iltimasiyla Boğdan voyvodalığına tayin edilen Kantemir, Osmanlı ordusunun henüz İsakcı'dan Tuna'yı geçmediği haberini verip erzakça sıkıntı dolayısıyla İbrail ve Kalas'taki Türk köylerinden zahire tedariki kolay olacağını söylemesi üzerine Rus ordusu süratle Prut nehri boyunca Güneye, yani Falcı ve Kalas taraflarına doğru hareket etti; Ruslar Falcı'yı Osmanlılardan evvel işgal ederek olurlarsa geçit mahallinin bataklık olması dolayısıyla Rusların sol cenahı Tuna'ya kadar muhafaza altında kalacaktı.

Petro bu tertibatı aldıktan başka İbrail ve Kalas'daki zahireleri elde etmek için Osmanlı kuvveti yetişmeden evvel General R e n n e kumandasiyle o tarafa yedi bin kişilik bir süvari kuvveti1 göndermişti; bu kuvvet aynı zamanda ruslardan yardım bekleyen Osmanlı hıristiyanlarının maneviyatını da arttıracaktı.

Halbuki 120,000 kişilik Osmanlı ordusu süratle gelerek Rus Çarı daha Dinyester nehri kenarında iken Prut nehrinin sağ tarafına geçmek üzere Kırım Hanı kuvvetleriyle birleşerek Falcı mevkiine doğru yürümüştü. Osmanlı serdarı Falcı geçidinden bir buçuk saat mesafede durup ordusunu Falcı sahiline geçirmek için üç yerden köprü kurmaya başladı; düşman öncüleri buna mani olmak istedilerse de muvaffak olamadılar; bu suretle Osmanlı ordusu Prut nehrinin karşı tarafına geçti ve bu geçiş Yaş'tan güneye doğru hareket eden Rus öncü kuvveti kumandanı Yanoş tarafından çara bildirilmesi üzerine derhal geri çekilerek orduya katılması Yanoş'a emredilmişti, bundan başka Siret nehri yoluyla Kalasla, hareket etmiş olan General Renne'ye de aynı talimat verilmişti.

Osmanlı kuvvetleri Rus Öncü kuvvetinin ric'atini haber alınca kuvvetli bir süvari koluyla onu takip ederek Yanoş'u çok sıkıştırmışlardı. Çar Petro öncü kuvvetinin gecikmesinden bunların fena durumda olduklarını tahmin ederek bir fırka kuvvet ve bir humbaracı bölüğü ile bizzat yardıma koştu ve öncü kuvvetlerini düştükleri tehlikeli durumdan kurtararak muntazam rica etti. Yapılan hücumlarda Osmanlı kuvvetleri de epey zayiat verdikleri için Rusları uzaktan takip etmişlerdi.

Osmanlı kuvvetlerinin Falcı'yı Ruslardan evvel işgal eylemeleri üzerine Çarın plânı alt üst olmuş ve ordusunun en büyük ihtiyacı olan erzak tedariki işi de suya düşmüştü; nihayet askerî bir toplantıda galebeden ümit kesilerek orduyu kurtarmak için geri çekilmeye karar verildi; bir kısım ağırlıklar yakılıp ağır bombalar yerlere gömüldü; dönüş başladı; fakar Rus ordusunun gerisi Kırım kuvvetleri tarafından kesildiğinden düşman ordusunda telâş başladı.

Osmanlı süvari kuvvetleri Rusların geri dönmelerinden dolayı onları takip ettiler; bu suretle iki taraf arasında muharebe olduğu için Rusların çekilmesi pek ağır oluyordu; nihayet Ruslar, dönüş yolunun tıkandığını haber almaları üzerine Prut nehri kenarında bulunan Novi Stanilişce mevkiinde müdafaaya karar vererek acele bir ordugâh kurdular Rus ordusunun mevcudu 40,000 kadardı.


Muharebe

Osmanlı ordusu burada Rus ordusunu yakaladı; orduda bulunan İsveç generali Şepar ile İsveç elçisi General Ponyatofski tecrübelerine binaen Rus askeri üzerine cepheden hücumu tavsiye etmeyerek bu orduyu tamamen çevirip zaten pek dar olan yiyecekleri tükeninceye kadar onlara muhasara altında tutup teslim olmaya mecbur bırakılmasını tavsiye etmişlerse de vezir-i âzam bunu kabul etmeyerek cepheden taarruza geçti; ve şiddetli Rus mukavemeti ile karşılaştı; üç saat muharebeden sonra yeniçeriler geri çekilmeye başladılar, 7000 şehit verilmişti.

Muharebenin ikinci pazar günü (19 Temmuz) tekrar taarruz olmuş, fakat bu cephe taarruzu ile fazla zayiat verildiği için yalnız topçu ateşi teati edilmiştir. Rus ordusu bilhassa gıdasızlık yüzünden pek fena durumda olduğu gibi çemberden kurtulmalarına imkân yok gibiydi; açlıktan telefat fazla idi.

Çar Petro vaziyetin vehametini görüp dengesini kaybetmiş buhranlar geçirmeye başlamıştı; yanına giren çariçe Katerina onu teskine çalıştı; Petro Transilvanya'ya kaçmak çarelerini arıyordu. Katerina'nın iştirakiyle toplanan askerî bir mecliste Türklere barış teklifine karar verildi; çarın müsaadesiyle Mareşal Şeremetiyev tarafından vezir-i azama bir mektup yazılarak barış teklifi yapıldı; vezir-i âzam bu müracaatı Rusların bir hilesi zannederek Rus ordusunun bombardıman edilmesini ve top ateşine ara verilmemesini emretti ve mektubu getirenlerin de karınlarını doyurup sonra tutuklattırdı.

Bunun üzerine Şeremetiyev ikinci bir mektup yazarak daha ziyade kan dökülmeksizin barış için bir karar vermesini Baltacı Mehmet Paşa'dan tekrar rica edip aksi takdirde canla başla tekrar harp edeceklerini bildirdi. Heyecan içinde olan Çar Petro esir ve Türk kılıcı ile katledileceğini düşünerek senatoya gönderdiği mektupta:
— "Benim bütün askerlerimle askerî bir hata işlemeden aldığım uydurma haberler üzerine bizim kuvvetlerden bir kaç kat üstün Osmanlı ordusu tarafından ihata olundum; yiyecek yolları tamamen Türklerin ellerinde olup Cenab-ı Hakkın lûtfu olmazsa mağlûp ve esir edileceğime şüphe etmiyorum; şayet esir düşersem beni kendinize Çar tanımayınız ve bir şey emredersem yapmayınız; eğer kurtulup yanınıza gelirsem o vakit emirlerimi icra ediniz; katlolunursam münasip birini hükümdar yapınız" diye vasiyetlerde bulunmuştu.


Barış Görüşmeleri

Serdar-ı ekrem 21 Temmuzda Şeremetiyev'den ikinci mektubu aldıktan sonra sulh teklifinin ciddî olduğunu anladı ve bu hususta görüşmek üzere Kırım Hanı ile ordu erkânını çadırına davet edip barış yapılıp yapılmaması hakkında görüştü. Vezir-i âzam heyete:
— "Rus çarı sulh istiyor ve her ne talep edilirse vermeği kabul ediyor, ne dersiniz, arzumuz gibi hareket ederse sulhe müsaade edelim mi, yoksa amanına bakmayıp harbe devam edelim mi?" diye sordu.

Müşavere heyetinden bazıları: "Eğer istediğimiz kaleleri bize teslim eder ve tekliflerimize razı olursa sulh yapmak kazançtır, katl-i âm etsek yine tükenmez, aynı zamanda ölüm eri olup o suretle hareket ederlerse maazallah bir fena durum hasıl olmak ihtimali vardır. Bu cenk ahvalidir, bunda zaaf ve kuvvete mağrur olunmaz; alelhusus dünkü muharebede kâfirin saçtığı ateşten askerimizin yüzü dönüp bereket ki akşam olduğu için düşmana bir şey sezdirilmedi. Bizim isteyeceğimiz kalelerin her biri bin bir müşkilâtla elde edilir; hazır bu kadar kaleler zahmet ve meşakkatsiz ele girecek iken bunu kabul etmezsek Allah muhafaza etsin vahameti çekilmek ihtimali vardır" diye mukabele etmişlerdi.

Bundan sonra söz alan Kırım hanı Devlet Giray, bir daha ele geçmeyecek olan fırsatın kaçırılmamasında ısrar etti; bu barış hususu, orduda bulunan General Ponyatofskive diğer adamları vasıtasıyla Bender'de bulunan İsveç kralına yazılıp barışın önüne geçmesi istenmiş ise de yetişememişti. Vezir-i âzam itirazlara bakmayarak barışa muvafakat razı olduğunu Rus generaline bildirmiş ve ertesi günü gelen Rus murahhası Petro Şafirof ile aşağıdaki maddeler mucibince muahede imza edilmiştir (2 Temmuz 1711).


Prut Antlaşması Esasları

Azak kalesi ne şekilde teslim alımışsa yine öylece teslim edilecek,

2— Antlaşma hilâfına yapılan Taygan (Taganrog) Kamanke (Karnenin Zaton = Kamienska), Şamara (Yeni Kale) kaleleri yıkılacak ve bundan sonra oralarda kale yapılmayacak ve Kamanke'deki bütün harp levazımı Osmanlılara terk edilecek,

3- Ruslar, Lehistan işlerine müdahele etmeyecek,

4— Barabaş, Potkalı ve Kırım hanına tâbi Kazaklara Ruslar tarafından müdahale edilmeyecek,

5— Osmanlı devletinin misafiri olan İsveç kralı XII. Şarl'ın memleketine gitmesine Ruslar tarafından katiyyen negel ve taarruz olunmayacak ve isterlerse sulh yapabilecekler,

6— Osmanlı'ya gelip giden Rus tüccarından başka Osmanlı'da Rus elçisi bulunmayacak,

7— Osmanlı hükümeti Rus reayasını ve Ruslar da Osmanlı reayasını bağlı bulundukları devlet aleyhine tahrik etmeyecekler,

8— Evvelce ve sonradan elde edilen Müslüman esirler Osmanlı hükümetine iade olunacak,

9— Ruslar tarafından eskisi gibi Kırım hanına yine vergi verilecek.

Bu barış antlaşması, Çarın murahhası Şafirof'a verdiği talimata nazaran pek hafif ve siyasî cereyanlar göz ününe alınmadan imzalanmış bir anlaşma olup Ruslar için pek müsaitti.

Çar Deli Petro 23 Temmuz'da teati edilen antlaşma hükümlerine uyacağına dair Baron Petro Şafirofile Mareşal Şeremetiyev'in oğlu Petroviç Mihal'i rehin olarak vermiştir. Prut antlaşmasının imzalanmasını müteakip vezir-i âzam ve serdar-ı ekrem tarafından açlıktan muztarip olan Çar Petro'ya pirinç ekmek, kahve, şeker ve diğer bazı yiyecek maddeleri gönderildi.

Prut muzafferiyetinden bahis ile vilâyetlere gönderilen fermanda barış hükümleri kısaca anlatıldıktan sonra bu muzafferiyet dolayısıyla Sultan Ahmet'e Gazi unvanı verildiği bildirilmektedir.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz