Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
EBCED HESABI( Tarih Düşürme Sanatı)
PAPA'lar ve AYASOFYA
İlk Yazı Üstadları
Fâtih Sultân Mehmed
Misir valisi Mahmud Paşa kimdir?
'Atatürk'ün Kerkük'e yazdığı mektup'
Nişancı Mehmet Paşa
Mısır'da Bulutkapan Ali Bey İsyanı
İhsan Râif
Oyma ve Kakma İşleri

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Ridaniye Savaşı

Mısır’a Hareket

Osmanlı kuvvetleri Gazze'den sonra Ariş, Han Yunus, Salihiye, Bilbis yoluyla Ridaniye'ye geldiler. Tomanbay, Salihiye'de cephe tutmak istemişse de emîrler bunu kabul etmediklerinden Ridaniye'yi kabule mecbur oldu. Ridaniye, Kahire şehrinin kuzey doğusunda bir köy olup şehre pek yakın bir mesafede bulunuyordu ve iyice tahkim edilmişti.

Osmanlı kuvvetleri büyük bir şans eseri olarak çölü yağmur yağarken geçtiler; hiç su sıkıntısı çekilmedi; bu suretle Ridaniye'ye gelince Memlûk kuvvetleri ile karşılaştılar ve Bürketü'l-hac denilen mahalle inerek Tomanbay ordusuna karşı cephe aldılar.


Ridaniye Ordugâhı

Burada yapılacak muharebe, Mercidâbık muharebesinden daha zor ve tehlikeli idi. Ridaniye cephesi elli binle yirmi bin arasındaki bir kuvvetle ve Frenklerden tedarik edilen iki yüz kıt'a topla, siper ve hendeklerle tahkim edilmişti. Tomanbay ecnebilerden top ve topçu tedarik ederek İskenderiye sahilindeki topları da buraya getirmişti.

Tomanbay'ın harp cephesi Kahire'nin kuzey doğusundaki El-Mukattam dağından soldan Nil nehrine kadar dayanmıştı. Bu kadar müstahkem bir cepheye çarpacak olan Osmanlı ordusu darmadağın olabilir ve cepheyi yarsa bile pek büyük telefat neticesinde bir iş göremeyecek hale gelirdi ; başka geçilecek saha da yoktu.


Yavuz’un Taarruz Planı

Osmanlı ordusunun sağ koluna Anadolu beylerbeyi Mustafa Paşa ve sol cenahına Rumeli beylerbeyi Küçük Sinan Paşa tayin edilip Yavuz'un yerine ordu merkezinde vezir-i âzam Hadım Sinan Paşa bulunuyordu.

Yavuz Sultan Selim, Tomanbay'ın tertibatını öğrendikten sonra askerî dehasını gösterecek olan bir plân tatbik etmek istedi; evvelâ araziyi tetkik ettirip düşmanın maksadını anladı ve ona göre tertibat aldı. Bu plâna göre cepheden taarruz tehlikeli ve muvaffak olunsa bile pek çok telefatı mucip olacağından buraya doğrudan doğruya hücum etmeyerek düşmanın ya gerisine veyahut yan tarafına taarruz etmek lâzımdı; yandan yapılacak taarruzla Memlûk ordusunun solundaki Nil'i geçmek şimdilik mümkün değil ve köprü de olsa pek müşküldü; sağ cenahta ise pek yüksek olmayan Cebeli Ahmer veya El-Mukattam dağı bulunup burayı dolaşmak mümkündü; bu plân tatbik edilecek olursa düşman yandan ve geriden vurulmuş olacak ve pek tabiî olarak çok miktarda olan toplarını kullanamayacaktı.


Yavuz'un Kendi Plânını Yine Kendisinin Tatbiki

Bu karar alındıktan sonra bizzat kendisi bir kısım süvari kuvvetleriyle geceden hareket ederek El-Mukattam dağını dolaştı ve Tomanbay’ın ordugâhına güney doğudan taarruz edildi; bu taarruz 22 Ocak 1517 ve 29 Zilhicce 922'de yapıldı. Sabah erkenden başlayan taarruz pek şiddetli olarak devam etmişti. Bu plânın tatbikinden dolayı düşman şaşırmış, fakat şiddetli mukavemet göstermişti. O gün bitmeyen harp ertesi günü ikindi vaktine kadar devam etti. Bir aralık Canberdi Gazalî kuvvetleri sağ cenaha şehsuvar oğlu Ali Bey ile Diyarbakır beylerbeyi Mehmed paşa üzerine hücum ederek şaşkınlık verdilerse de Sinan Paşa'nın gayretiyle vaziyet ıslâh edildi ve Sinan Paşa da yaralandı.

Muvaffakiyetten ümidini kesen Memlûk sultanı Tomanbay son bir ümid ile Osmanlı ordusunun merkezine hücum ederek Yavuz Sultan Selim'i yakalamak veya öldürmek istemişti; fakat Yavuz merkezde yoktu, El-Mukattam dağını dolaşan kuvvetlerin başında idi; burada bulunan vezir-i âzam Hadım Sinan Paşa ile Ramazan oğlu Mahmud ve Yunus Bey'ler maktul düşmüşlerdir. Sinan Paşa'nın yerine on gün sonra (11 Muharrem 923 ve Şubat 1517) Yunus Paşa vezir-i âzam olmuştur.

Tomanbay, muvaffakiyetten ümidini keserek kaçtı; Ridaniye ordugâhı bütün toplarıyla zabtedildi; Kahire alındı; Memlûk sultanlığı fiilen sona erdi. Muzafferiyetten üç gün sonra Sultan Selim Kahire'yi gezdi ve yine karargâhına döndü.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz