Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Sultan I. Mahmut
Milli Tarihimizde Ağustos Ayı Olayları
Askerlik Alanında Tanzimat
Tımarlı sipahiler
Ebu İshak İsmail Efendi
Zaviyeler
II. Bayezid'in Şahsiyeti
Hadım Süleyman Paşa
Eğri Seferi Ve Haçova Meydan Savaşı
Enver Paşa Resimleri

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Sâdullah Paşa

Sayfadaki Başlıklar


Hayatı
Şiirleri

Hayatı

1838 de Erzurum'da doğdu. Babası, Esad Muhlis Paşa'dır. İlk öğrenimini bitirdikten sonra, özel olarak, Arapça, Farsça, Fransızca ile Doğu ve Fransız edebiyatları üzerine dersler aldı. 1853'te me'murluk hayâtına atılarak, önce, Mâliye Varidat Kalemi'nde üç sene kadar çalıştı. Oradan Sedâret Terceme Odası'na ve on yıl sonra Mezâhib Kalemi'ne tâyin edildi. 1868 de Şûrâ-yı Devlet Maârif Dâiresi Baş Muavinliğine, 1869 da Şûrâ-yı Devlet âzâlığına ve 1870’te de Baş Kitâbeti'ne getirildi. Zekâsı, dürüstlüğü ve çalışkanlığı ile büyüklerinin dikkatini çekerek himayelerini gördüğü için, bir yıl son¬ra, Matbuat Müdürlüğü üzerinde olarak, Dîvân-ı Hümâyûn Tercümânlığı'nda; 1874 te Defter-i Hâkanî ve 1876 da Ticâret Nazırlıklarında bu¬lundu. Bir aralık, V. Murâd'ın Mâbeyn Baş Kitâ¬beti'ne getirildi. 1877 de Berlin Büyükelçiliği'ne gönderildi. Berlin Kongresi'nde ve Ayastefanos Muâhedesi'nin imzalanmasında ikinci murahhas ola¬rak çalıştı. 1881’de kendisine vezirlik payesi tevcîh edildi. İki yıl sonra, Viyana Büyükelçiliği'ne nakledildi. Dokuz yıl bu görevde kaldı. 1891 yılının bir gününde ve bilinmeyen bir sebeble, elçiliğin banyosunda havagazını açık bırakmak suretiyle, intihar etti. Ölüsü İstanbul'a getirilerek Sultân Mahmud Türbesi'ne gömülmüştür.

Sâdullah Paşa'nın, elimize geçen iki manzumesi ile bâzı mensur yazıları ve mektubları vardır. Ebuzziyâ Tevfik'in Nümûne-yi Edebiyyât-ı Osmâniyye'sinde, bu yazılardan örnekler mevcudtur. Şiirlerinden On Dokuzuncu Asır isimli manzumesi,- on dokuzuncu asırda Batı âleminin müspet bilimler alanında aldığı büyük mesafeyi ve böylelikle meydana gelen yeni hayât ve dünyâ görüşünü ve bu medeniyet hamlesi karşısında Doğu âleminin durumunu çok anlayışlı ve etraflı bir şekilde belirtmesi bakımından bilhas¬sa dikkate değer. Fransız şâiri Lamartine (Lâmartin) den yapmış olduğu Göl tercümesi de, edebî tercümelerimiz arasında eri başarılı olanlardan biridir.


Kaynak: Akyüz, Kenan, Batı Tesirinde Türk Şiiri Antolojisi, İnkılâp Kitabevi, İstanbul, 1985.

Şiirleri

On Dokuzuncu Asır

Erişti evc-i kemâlâta nûr-i idrâkât
Yetişti rütbe-yi imkâna kısm-ı mümteniât
Besâit oldu mürekkeb, mürekkeb oldu basît
Bedâhat oldu tecârible hayli mechûlât
Mecaz oldu hakikat, hakikat oldu mecaz
Yıkıldı belki esâsından eski ma'lûmât
Mebâhis-î felek ü arz ü hikmet-ü kimya
Değil vesâvis-i ezhân ü vehm ü temsîlât
Mesâil-î nazariye tecârib oldu sened
Erişti hadd-i yakîne fusûl-i zanniyyât
Ukul-i zahire sâid fezâ-yi ecrâma
Kuvâ-yi cazibe kanûn-i pâye-yî mirkat
Nüfûs-i fakire nazil kırâre-yî arza
Delîl-i mebhas-ı tekvîn defâin-î tabakat
Hevâ vü berk u ziya vü buhar ü miknâtîs
Yed-î tasarruf-i insanda unsur-î harekât
Ziya hayâlen iken şimdi bi'l-fiil sâî
Zılâl zâü iken şimdi zîver-î mir'ât
Seda hisâb-ı mesâfâtta muhbir-î sâdık
Buhar zulmeti tenvirde ebda'-î âyât
Cihât-ı erbaaya berk nâkil-î ahbâr
Buhar bahr ü ber üstünde Hızr-ı nakliyyât
Tefâhür eylemesin mi bu asr asara
Kısalttı bu'd ü mekân ü zamanı muhtereât
Ne kaldı Çeşme-yi Hayvan ne Dâru-yî Sührâb
Ne kaldı nüsha-yi efsun ne hükm-i tılsîmât
Ne kaldı sa'd-ı tevali' ne kaldı nahs-ı kıran
Ne kaldı remi ü kehânet ne kaldı cifriyyât
Ne var hümâda saadet ne var şeâmet-i bûm
Mukayyed asl-ı irâdâta cümle me'cûlât
Ne atlas âlemi hâmil ne zühre fâil-i küll
Değil ukûl-i Felâtun usûl-i tekvînât
Ne kaldı zann-ı tenasüh ne kaldı nâr-ı mecûs
Değil ukule ekanîm kıble-yî hâcât
Esâs-ı hikmet-i asr oldu vahdet-î Bârî
Taammün eyledi asl-ül-usûl-i mu'tekadât
Bulur gider cihet-î vahdetin umûm milel
Vücûd-i vahdeti müsbit olunca mâ'kulât
Hudûd-i hakk u vezâif muayyen ü sabit
Ne kaldı cebr ü tagallüb ne kaldı keyfiyyât
Hukuk-i şahs ü tasarruf masun taarruzdan
Verildi âlem-i ümrana başka tensîkat
Ne Amr, Zeyd'in esîri ne Zeyd Amr'a velî
Müessis üss-i müsavata nass-ı mevzuat
Münevver eyledi ezhânı intişâr-ı ulûm
Mükemmel eyledi noksân-ı feyzi matbuat
Meğârib oldu dirîgaa metâli'-î irfan
Ne kaldı şöhret-i Rûm ü Arab ne Mısr u Herât
Zaman zamân-ı terakkî cihan cihân-ı ulûm
Olur mu cehl ile kaabil bekaa-yi cem'iyyât

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz