Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Kanuni Devrinde İstanbul'un Ticari Durumu
Tezhip Sanatı
Osmanlı Hukukunun Mahiyeti Ve Kaynakları
Yenişehirli Abdullah Efendi
Bahr-ı Tevîl
II. Mustafa
Osmanlı'nın 'tılsımlı' gömlekleri
Âşık Paşa
Hanefi Efendi
Osmanlı’nın laikliği

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Sümmanî

Sayfadaki Başlıklar


Hayatı
Şiirleri

Hayatı

Âşık Sümmanî, Erzurum'un Narman ilçesinin Samikale köyünde 1860 veya 1862 yılında doğmuş, 5 Ocak 1915 veya 1914 tarihinde gene kendi köyünde ölmüştür. Asıl adı Hüseyin'dir. Samikale köyünden Hasan Ağa'nın oğludur. Önceleri çobanlık yapmıştır. Saz çalmasını Erzurum'da âşıklardan öğrenmiştir. Düşsel sevgilisi Gülperi’yi bulmak için Kafkasya'yı, İran'ı, Afganistan'ı, Hind'i, Turan'ı dolaştığı, sonunda da sevgilisini bulamadan köyüne döndüğü söylentiler arasındadır. Ardahan, Posof, Çıldır, Kars dolaştığı yöreler arasındadır ve Kırım'a da gitmiştir.

Halk ozanlığının özelliklerini koruyan, içten, duyarlı, deyişinde usta bir ozan Sümmanî. Bu yüzden halk arasında geniş ün kazanmış, etkin olmuştur.

Şiirleri

Çekme şu dünyanın endişesini

Çekme şu dünyanın endişesini
Devir eyle gönlün dört köşesini
Kemlik ile kırıp kal şişesini
Dönüp ona derman olsan ne fayda

Arâbî Fârîsî dilin.olmazsa
Bülbüle münasip gülün olmazsa
Elbet bir meslekte elin olmazsa
Dâva ile sultan olsan ne fayda

Bir gün olsun Yaradan'ı anmazsan
Mecnun olup aşk oduna yanmazsan
Bir güzelin sinesine konmazsan
Hayâl ile mihman olsan ne fayda

Bir yazı ki kara gelir kalemde
Sözü hor görünür her bir kelâmda
Bir yâr seni sevmediyse âlemde
Sen o yâra kurban olsan ne fayda

Sümmanî der Yaradan'ı zikreyle
Birliğini bilip dâim şükreyle
Tâ ezelden gelen işi fikreyle
Başa geçip pişman olsan ne fayda


Şu karşıki yüce dağlar

Şu karşıki yüce dağlar
Acep bizden dağlar m'ola
Kara yaslı benim anam

Oğul der de ağlar m'ola

Kâbe’den gelir hacılar
Yürekte çoktur acılar
Evdeki çifte bacılar
Kardaş der de ağlar m'ola

Yol üstünde biten otlar
Her gelen bizi öğütler
Kavım kardaş koç yiğitler
Yolda der de ağlar m'ola

Nedir cürmüm nedir hatam
Nice gurbet ilde yatam
Ak sakallı benim atam
Oğul der de ağlar m'ola

Sümmanî’yem oldum talan
Nice gurbet ilde kalam
Bir küçücek Şevki balam
Dadaş der de ağlar m'ola


Tövbekar ol gönül tarikten çıkma

Tövbekar ol gönül tarikten çıkma
Nâmertten şefaat şifâdar olmaz
İyilik eyle sakın bir gönül yıkma
Görüşme kötüyle onda âr olmaz

Dinleme dünyanın kıyl ü kalini
Düşürme üstüne el vebalini
Gözetle kâmilin bir kemâlini
Zira böyle kişi bahtiyar olmaz

Nâmertler içinden hicret et durma
Yapacağın hayrı kimseye sorma
Kişizâdelikle kendini kurma
Mezar taşı ile iftihar olmaz

Hisse-mend ol kâmillerin sözünden
Başka yoktur kazan özü özünden
Evlât düşse atasının gözünden
Huda razı olup berhudar olmaz

Münafıkın yeri her dem nâr iken
Düşman olsa korkma Mevlâ var iken
Bir adamın ezel vakti var iken
Sonu yoksul olsa gözü dar olmaz

Yoksulluk dediğin ömürü söker
Katranı kaynatsan olur mu şeker
Cinsi bozuk adam cinsine çeker
Astlı kara demir gevherdar olmaz

Sözü geçmez bir mecliste gedanın
Bahtı kara olup vatancüdânın
Sonu karanlıktır haramzadenin
Çalıp çırpma ile kesb-i kâr olmaz

Sümmanî âh edip sararıp solma
Gelen Tanrı'dandır kimseden bilme
Sevilen bir yere çok gidip gelme
Kesilir muhabbet itibar olmaz

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz