Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Ayas Paşa
Osmanlı-Napoli Krallığı İlişkileri
HECE ÖLÇÜSÜ
Kapıkulu Ocaklarından Acemi Ocağı
tarihimiz çok kıymetli
Osmanlı Eyalet Askerleri
Talik, Divanî ve Siyakat Yazıları
Köroğlu
Pirîzâde Mehmed Sâhib Efendi
Boynueğri Mehmet Paşa

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Seyyid Feyzullah Efendi

Yüksek ilim ve fazileti ve doymak bilmez ihtirasıyla hem kendisine ve hem de velinimeti olan pâdişâha fenalık eden Seyyid Feyzullah Efendi Erzurumlu olup Silâhdar tarihinin kaydına göre seyyidliği yani evlâd-ı peygamberiden olması sahte imiş. Kuvvetli bir tahsilden sonra hünkâr şeyhi Vânî Efendi'nin daveti üzerine İstanbul'a gelmiş ve kendisine damat olmuştur.

1080 H.-1669 M.'da IV. Mehmet'in oğlu Şehzâde Mustafa'nın (ikinci Mustafa) hocası Seyyid Mehmed Efendi'nin vefatı sebebiyle Vânî Efendi'nin damadı olması dolayısıyla Feyzullah Efendi Şehzadeye hoca tayin edilmiş ve bir hatt-ı hümayunla dersten mülâzım sayılarak 1081 Muharrem ve 1670 Mayıs'ta müderris olup daha sonra Süleymaniye Darülhadis müderrisi iken Şehzade Ahmet'e de hoca olmuş ve süratle ilerlemiştir. Seyyid Feyzullah Efendi 1097 H.- 1686 M. de Rumeli kazaskerliği payesiyle yine şehzadeler hocası bulunduğu sırada Üsküdar'da, hazineye âid Bayram Paşa Yalısı'nın çayırına at bağladığından dolayı pâdişâhın gazabına uğrayıp katledilmek isten-diyse de ulemadan ve evlâd-ı resulden olması cihetiyle katlinden vazgeçilmiş ise de ulema defterinden ismi silinmiştir. Fakat beş gün sonra talebesi olan iki şehzadenin validesi Haseki Sultan (Gülnuş Emetullah Sultan) tarafından istirham olunmak suretiyle kendisine Eyüp kadılığı arpalık olarak verilmiş ve şehzadeler hocalığına dajpâdişah imamı ibrahim Efendi tayin olunmuştur.

Feyzullah Efendi sonra nakibü'l-eşraf ve Rumeli kazaskeri olup 1099H.-1688 M.'de Debbağzâde Mehmed Efendi'nin birinci defaki meşihatinden azli üzerine şeyhülislâm olmuştur; fakat cepheden istanbul'a gelerek pâdişâhı hal' edip istedikleri gibi hareket eden ocaklının tedibi için saraydan sancağ-ı şerif çıktığı sırada şeyhülislâm Feyzullah Efendi zorbalarla beraber olup saraya gelmediğinden azlolunarak yerine ikinci defa Debbağzâde tayin edilmiştir; Feyzullah Efendi zorbaların dağılmaları üzerine saraya gelerek Siyavuş Paşa'nın şehadetinden evvel kendisine teslim ettiği mühr-i hümâyunu pâdişâha takdim ile azlinden haberi olmadığı için müftülük yerine oturdu ise de kendisinin saraya zamanında gelmemesinden ve bir de şehzadeler hocası olması sebebiyle Sultan Mehmed'e taraftarlık eder denilerek memleketine sürgün edilmesine karar verilmiş ve bir sandal ile Kuzguncuk'taki yalısına yollanıp oradan arpalık olarak verilen Erzurum'a sevkedilmişti (1099 Cemaziyelâhır ve 1688 Nisan).

Seyyid Feyzullah Efendi 1106 H.-1695 M.'te II. Mustafa'nın cülusuna kadar Erzurum'da kaldı. Sultan Mustafa tahta geçer geçmez derhal hocasını davet etti ve geldikten biraz sonra ikinci defa şeyhülislâm tayin edildi (11 Şevval 1106 ve 25 Mayıs 1695); bütün hüküm ve nüfuzu eline alarak doymak bilmeyen ihtirasiyle 1115 H.- ve 1703 M.'teki Edirne vakası'nda katledilinceye kadar dokuz sene aldı verdi; pâdişâhın emriyle hükümet reisi olan sadrâzamlar bunun sözüyle hareket etmeye mecbur edildi.

Merasimde protokol mucibince vezir-i azamla şeyhülislâm bir yere giderlerken kanun üzere şeyhülislâm hükümet reisinin yanı vezir-i âzamın solunda bulunurdu; fakat ikinci Mustafa, hocasına fart-ı hürmeti dolayısiyle Feyzullah Efendi'nin sağda ve vezir-i âzamın onun solunda gitmesini emreyledi; hükümet tayin ve azillerinde vezir-i âzamın, şeyhülislâmla görüşüp muvafakatini alması zaruri olup aksi takdirde arzların iradesi çıkmazdı, yani padişah tarafından vezir-i âzamın yaptığı tayine muvafakat edilmezdi.

Feyzullah Efendi'nin malî işlere müdahalesine karşı ne defterdar ve ne de sadrâzam ses çıkaramazlardı; aldığı rüşvetlerden ve gelen bol hediyelerden başka elini devlet hazinesinin içine sokacak kadar küçüklük göstermişti; her sene hazineye 11386 kuruş varidat getiren Bâlbek mukataasmın 4166 kuruşunu tenzil ile 7200 kuruşunu kendisine temlik ettirmişti. Büyük oğlu Hama ve Humus'da iskân olunan Türkmenlerin aşarını ve Adilcevaz, Ahlat kaleleri neferlerinin maaşlarına tahsis edilen Siverek, Şamşad (Sümeysad) mukataasını ve İzmir'deki Birgi mukataasını kendisine malikâne yaptırmıştı; hasılı, Erzurum, Şam, Halep ve diğer yerlerdeki geliri bol mukataa ve nezaretlerden elli altmış kadarını evlâd ve etbâı üzerine malikâne olarak tahsis ettirdi.

Feyzullah Efendi kendisine intisabı olanlara bol bol memuriyet ve rütbeler aldı; henüz yirmi beş yaşında bulunan büyük oğlu Fethullah Efendi'yi Selanik kadılığına ve az sonra kazaskerliğe tayin ettirdiği gibi şeyhülislâmlık payesi de almak suretiyle kendisinden sonra, şeyhülislâmlığı oğluna temin etmek istedi; Ortanca oğlu Mustafa Efendi'ye iki senede medreseleri devrettirerek Selanik kadılığı sonra Anadolu kazaskerliği payesiyle Mekke kadılığı ve arkasından bilfiil kazaskerlik verdi; keza on sekiz yaşındaki üçüncü oğluna Anadolu payesiyle Bursa kadılığını vermiş ve on yaşındaki en küçük oğlu İbrahim'i de Rumeli payesiyle Yenişehir kadısı tayin ettirmişti. İşte bu suretle gerek kendisi ve gerek oğulları ve mensuplarına tahsis ettiği yüksek mevkilerle ulema silsilesini tıkayan, vezir, beylerbeyi ve diğer hizmetlere kendi adamlarını tayin ettiren Feyzullah Efendi, Edirne vakası neticesinde cezasını çekmiştir 1703 M. istanbul'daki konağı Zeyrek'te idi, ölümünden sonra burasını hükümet zabtedib Köprülüzâde Numan Paşa'nın zevcesi Ayşe Sultan'a verilmiştir.

Âlim, fazıl olan Feyzullah Efendi'nin çok sayıdaki ilmî eserleri ile verdiği fetvaları hâvi Fetâvâ-yı Feyziyye adlı bir mecmuası ve II. Mustafa namına Letâifnâme isimli bir eseri ve bugün Millet kütüphanesi ittihaz edilen Fatih'te bir medresesi ile çeşmesi ve camii vardır. Mekke'de Beyt-i şerif önünde, Medine'de Mescid-i Nebevî'de Kudüs'te Mescid-i Aksa'da ve Şam'da Cami-i beni Ümeyye'de Hadis-i Buharı ve ulum-ı nâfia okutulması için birer müderris ile talebesine vakıf yapmak isteyerek Şam'da malikâne suretiyle üzerinde bulunan Bâlbek ve Kadayif köylerini pâdişâh kendisine hibe ve temlik eylemişti. Cesedi Tunca nehrine atılmıştır. Akaid ve tefsire dair eserleri vardır.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz