Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
II. Selim (Sarı Selim)
Kütahya Karagöz Ahmet Paşa Camii
Abdülmecid Efendinin Halife Seçilişi (18 Kasım)
İstanbul Çeşmeleri Kronolojik Listesi
OSMANLI'DA MİNYATÜR
Osmanlı Devleti'nin Kuruluşu-3
Kütahya Şengül Camii
Osmanlı'nın, Türkiye'ye mirası ne kadar?
Osmanlı Mimarisi
İsyanlar ve Olaylar

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Silâhtar Süleyman Paşa

Darüssaade ağası Yusuf Ağa'nın Abaza cinsinden kölesidir. Onun tarafından saraya verilerek yetişmiştir. III. Ahmet zamanında silâhdar olmuş ve 1116 Ramazan - 1705 Ocakta vezirlikle saraydan çıkarak Haleb valisi tâyin edilmiştir.

Daha sonra Ağrıboz muhafızlığında ve Kıbrıs valiliğinde ve kubbe vezirliğinde bulunmuş olan Süleyman Paşa 1121 Receb-1709 Eylül'de tevkii yani nişancı olmuş ve bu sırada sadaret değişimi dolayısıyla yeni sadrâzamın gelmesine kadar vazifesine ilâveten rikâb-ı hümâyun kaymakamlığında bulunmuştur.

Yusuf Paşa'nın azlinden sonra, saraydan yetişerek pâdişâhın ahlâk ve meşrebine vukufu dolayısiyle silâhdar Damat Ali Paşa'nın tavsiyesiyle sadrâzam oldu (12 Şevval 1124-12 Kasım 1712).

Bu sırada İsveç kralının memleketine dönmesi işi halledilecekti. Kralın hareketi için istediği şeyler verildiği halde XII. Şarl bahaneler göstererek gitmiyordu. Bunun bu haline kızan sadrâzam, meseleyi şeyhülislâmla görüştü; şayet kral gitmemekte inad ederse huduttan içeriye memleket dahiline alınmasına karar verilip bu hususta Kırım Hanı Devlet Giray ile Bender seraskerine emir verdi.

Filhakika gitmemekte ısrar eden İsveç kralı huduttan zorla alınarak Edirne civarında Dimetoka'ya nakledildi ise de, devletin misafiri hakkında yapılan bu lâyıksız muamele dedikoduya neden olduğundan hem sadrâzam ve hem de Kırım Hanı ve şeyhülislâm azledildiler. Süleyman Paşa'nın yerine Damat Ali Paşa'nın tavsiyesiyle İbrahim Hoca diye meşhur olan İbrahim Paşa vezir-i âzam oldu (8 Rebiulevvel 1128 - 4 Nisan 1713).

Süleyman Paşa azlini müteakip kaptan Paşa oldu, sadareti zamanındaki haslarından ve zulmen elde ettiği iddia edilen paralardan dolayı kendisinden sefer iaşesi olarak seksen kese akçe istendi. Süleyman Paşa, bu istenilen parayı tamamen hazineye veremediği için kaptan Paşa olmasından sekiz ay sonra azlolunarak İstanköy adasına sürüldü (18 Şevvel 1125 -Kasım 1713).

Süleyman Paşa adaya gitmesini müteakip derhal Girit valiliğine tâyin edilmiş ve oradan da 25 Ramazan 1126 — 4 Ekim 1714 senesinde Rodos adasına naklolunmuş ise de, adaya gelir gelmez orada ikamete memur edilerek 1127 Şevval - 1715 Ekimde katline ferman gönderilerek kesilen başı rikâb-ı hümâyuna yollanmıştır. O zamanlar hayatta olan Fındıklılı Mehmed Halife, katlinin sebebi bilinmediğini yazıyor. Sadareti beş ay kadar olup İstanbul'da Divanyolu'nda bir muallimhanesi ile bir de hanı vardır. Bunun katlinde de Damat Ali Paşa'nın parmağı vardı.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz