Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
XVI. Yüzyıl Ortalarından XVII. Yüzyıl Sonuna Kadar Eyâlet Askerleri
Van Ermeni Ayaklanmasının İç Yüzü
BALKAN SAVAŞLARI
Sultan Murat'ın Kişiliği
XVIII. Asırda Osmanlı Mimarisi
Osmanlı Kaftanları
Osmanlıların İslâm Devletleriyle İlişkileri
Hacı Bayram-ı Velî
Hanefi Efendi
Köse Bahir Mustafa Paşa

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Sinan Paşa

Meşhur âlim Hızır Bey'in oğlu olup ilmî görüşü itibariyle babasından yüksektir. Kendisine mahsus çok cazip bir üslûbu ve çok kuvvetli ifadesi vardır; XV. yüzyıl sonlarında yetişmiş olan âlimlerin bihakkın mütefekkirlerindendir; kendisinin açmış olduğu serbest fikirli mektep pek değerli talebesi olan Tokatlı Molla Lûtfinin îdamıyla kapanmıştır; devlet ricali ve halk arasında Hoca Paşa diye şöhret bulmuştur.

Sinan Paşa, babasından ders görmüş, Edirne'de müderrislik etmiş ve sonra Fatih Sultan Mehmed tarafından kendisine hoca tayin edilmişti; haddinden fazla zekâ ve buna ilâve olan fazl u kemali kendisini paşalığa kadar çıkardı (875 H. 1470 M.). Bu vazifede iken talebesi Molla Lûtfi'yi saraydaki hususî kütüphane hafız-ı kütüplüğüne tayin ettirdi; altı sene sonra pâdişâhla arası açıldı; azil ve hapsolundu; İstanbul âlimleri, pâdişâhın bu hareketine karşı cephe aldılar, bunun üzerine pâdişâh Sinan Paşa'yı hapisten çıkardı ve Sivrihisar kadılığını verdi. Fakat onu İznik'te tekrar tevkif ve hapsettirdi; lâkin ulemanın ısrarıyla tekrar serbest bırakmağa mecbur oldu. Sinan Paşa'nın bu menkup halinde, talebesi Molla Lûtfi de beraberinde idi. Sinan Paşa, Fatih'in ölümüne kadar beş sene Sivrihisar'da kaldı; II. Bayezid hükümdar olunca yüz akçe yevmiye ile Edirne'de Darülhadis müderrisliğine tayin edildi; sonra bazı hizmetlerde daha bulunarak emekli oldu; 891 H. 1486 M. de vefat edip Eyüp'e türbe kabristanına defnedildi.

Sinan Paşa, babasından sonra Hızır Bey mektebinin (Molla Fenarî mektebi) Sinan Paşa kolunu tesis etmiştir.

Tokatlı Molla Lûtfi, Balıkesirli Sarı Gürz Muhyiddin, Aydırih Karabâli, Taceddin İbrahim, Kadızade-i Rûmî'inin oğlu riyaziyeci Mahmud, Karasılı Bedreddin Mahmud, Riyaziyundan Musikişinas Muhyiddin Mehmed, Mevlâna Abdurrahman, Müeyyedzâde, Şeyh Hacı Çelebi gibi kıymetli talebeler yetiştirmiştir ki bunlardan Molla Lûtfi, meşhur İbn-i Kemal'i ve o da Ebussuûd Efendi gibi XVI. yüzyıla haklı olarak şeref veren din, felsefe ve hukuk alimlerine icazet vermişlerdir.

Sinan Paşa, her zaman ilim adamlarından oluşan bir meclis toplayarak ilmî tartışmalar yapardı; Muslihüdin Kastalanî, Hatipzâde Muhyiddin, Hocazâde, Zenbilli Ali Efendi gibi şahsiyetler bu meclisin müdavimlerinden idiler.

Sinan Paşa'nın gerek Tazarruat ve gerek Tezkire-i Evliya'sındaki ifadelerinde görülen samimiyet, fikir ve inanç kuvveti, sanayi-i lâfzıyye ile hikemî ve edebî cümleler bu eserleri okuyanları beraber sürükler; Tazarruat'ındaki ifade tarzının taklidi hemen hemen imkânsızdır; buna nazire olarak kaleme alınanların hiç birisi bunun gibi muvaffak olamamıştır. Sinan Paşa, zamanın mütefekkirlerinin toplanmakta oldukları Şeyh Vefa Tekkesi'nin müdavim ve müritlerinden idi. Sinan Paşa natuk bir zat olup çok güzel söz söylermiş.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz