Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
BAŞKA BİR BAKIŞLA ÇANAKKALE ZAFERİ
Avrupa Siyaseti
Birun Hazinesi
XV. Yüzyıl Ortalarından XVI. Yüzyıl Ortalarına Kadar Osmanlı-Milano Dukalığı İlişkileri
Seyyid Feyzullah Efendi
Eski Türk Edebiyatı, Divan Şiiri için Kaynakça
Son Dönem Osmanlı Edebiyatı - Yeni Türk Edebiyatı
Küçük Kaynarca Antlaşması
Hocazâde Mesud Efendi
Kaside

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Tımarlı sipahilerin sefere hareketleri

Bir harp vukuunda tımarlı sipahiler cebeli maiyyetleriyle sefere giderlerdi. Kanun hareketleri üzere eyaletin derecesine göre her tımarlı sipahi kendisinin kılıç hakkı olan tımardan fazlası için kanunda belirtilen miktara göre belirli miktar cebeliyi sefere götürmeye mecburdu. Her cebelinin atı, silâhı, yiyecek ve içeceği kendi sipahisine aitti; bu cebeliler o sipahinin ya para ile aldığı veya harpte esir etmiş olduğu köleleri idi.

Pâdişâh bizzat sefere giderse mazereti olmayan sipahiler de beraber giderlerdi; her 1000 sipahi bir alaybeyinin kumandası altında giderdi; her alayda zabit olarak 3 veya 4 subaşı bulunurdu; bunlar sulh zamanlarında bulundukları kazanın asayişi ile meşgul olurlardı. Hükümet sefere hareketten 4-5 ay evvel beylerbelerine seferin ne tarafa olduğunu bildirir ve tam teçhizatla hazırlanmalarını emrederdi. Bunun üzerine beylerbeyi sancak beylerine ve o da alaybeylerine durumu bildirerek noksansız olarak hazırlanılıp belirtilen zamanda emre hazır olmalarını yazardı.

Tımarlı sipahinin mutlak surette kazasında ve hiç olmazsa sancak dahilinde oturması şarttı. Çünkü sipahiler, cebelilerini hazırlayarak bazen pek kısa bir müddet zarfında hareket etmeğe mecbur oldukları için dirliğine yakın yerde oturmaları îcabediyordu; hükümetin müsaadesi olmadan sefere gitmeyen sipahinin dirliği elinden alınıp azledilirdi.

Tımarlı sipahiler alaybeylerinin, onlar da sipahileriyle beraber kendi sancak beyinin onlar da eyalet valisi olan beylerbeyinin kumandası altında sefere giderlerdi; bunlar kendilerine toplantı yeri olarak hükümdar tarafından bildirilen mahalde orduya katılıp pâdişâhın huzurunda geçit yaparak bir gözden geçirilirlerdi.

Tımarlı sipahilerin iyi atları ve kılıçlarıyla kargı, kalkan, okları ve başlarında miğfer ve üstlerinde zırhları vardı. Seferde yararlık gösterenlerin dirliğine zam yapılırdı. Haddinden fazla savaşçılığı görülenlere de zeamet tevcih olunurdu. Tımarlı sipahiler savaşta yarım hilâl şeklindeki Osmanlı ordusunun sağ ve sol kanatlarını teşkil ederek ordu merkezini yandan gelecek taarruzlara karşı muhafaza ederlerdi.

Beylerbeyleri beraberlerinde sefere götürdükleri defterlerle harp sahasında veya hudutta yoklama yaparlardı; yoklamanın biri harbe başlamadan evvel olup bu yoklamada bulunmayanların dirlikleri alınmayarak son yoklamaya kadar beklenirdi; dönüşte yapılan yoklamada emirle mahallinde kalmamış olanların ellerinden dirlikleri alındığı gibi verilen emre göre de cezalandırılırlardı.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz