Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Köprülü Mehmet Paşa Zamanındaki Bütçe
Osmanlı, huzuru nasıl sağladı
Osmanlılar Bilime Set Çekmedi
31 Mart Hadisesi’nin Içyüzü
Zitvatoruk Antlaşması
Aruz Vezni
Mere Hüseyin Paşa
Bursa Yeşil Cami
Köse Bahir Mustafa Paşa
Karlofça Antlaşması

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Tamaşvarlı Gazi Âşık Hasan

Sayfadaki Başlıklar


Hayatı
Şiirleri

Hayatı

Döneminde yaygın ünü olduğu anlaşılıyor, Âşık Hasan'ın. Doğum ve ölüm yılları, yaşamının ayrıntıları aslında kesinlikle saptanamıyor ama, şiirlerinden çeşitli tarihsel olayların içinde bulunduğu belirleniyor. Saptanablldiğine göre, bugün Romanya'nın sınırları içinde kalan Tuna'nın kollarından Tisse ırmağı kıyısındaki Tamaşvar'da doğmuş. Halk şiiri geleneğine uygun, coşkulu, etkin söyleyişleri yalın dili dikkati çekiyor.

Gazi Âşık Hasan, ikinci Viyana Kuşatmasından sonra Tamaşvar'ın bırakılmasını, Uyvar, Eğri, Estergon kalelerinin elden çıkarılmasını, 1686'da Budin'in 1688'de de Belgrad'ın elden gitmesini, bugün bile etkisinde kalınabilinecek bir acı dille söyler.

Araştırmacılara göre, 1695'te Lugas Kalesi düşünce, Padişah II. Mustafa'nın önünde saz çalıp şiir söyleyen Tamaşvarlı Gazi Âşık Hasan'ı padişah Gönüllüyan-ı Yemin ocağından kırk akçelik emekli maaşıyla emekli etmiş.

1699 Karlofça Anlaşmasından sonra ordudan ayrıldığı, Tamaşvar yakınlarında bir köye yerleştiği anlaşılıyor. Bundan sonraki yaşamında bağ, bahçe işleriyle uğraştığı söyleniyor. Son şiirlerinde Hasan Dede mahlasını kullandığı da ileri sürülüyor.

Şiirinde Eşrefoğlu Rumî'ye seslendiğine göre, o yolda yürüyen bir Bektaşî ozanı olduğu da belli.

Şiirleri

Bilmem sarhoş mudur uykudan kalkmış

Bilmem sarhoş mudur uykudan kalkmış
Taramış zülfünü gerdana dökmüş
Beyaz ellerine al kına yakmış
Dedim öpüşelim dedi ki yok yok

Dedim servi nedir dedi boyumdur
Dedim bu güzellik dedi soyumdur
Dedim bu cilveler dedi huyumdur
Dedim koçuşalım dedi ki yok yok

Dedim ölüm yok mu dedi aynımda
Dedim öz vebalım dedi boynumda
Dedim turunçların dedi koynumda
Dedim koklaşalım dedi ki yok yok

Dedim yanakların dedi gülümdür
Dedim kâkülün dedi sümbülümdür
Dedim Garip Hasan dedi kulumdur
Dedim sarmaşalım dedi ki yok yok


Eşrefoğlu al haberi

Eşrefoğlu al haberi
Bahçe biziz gül bizdedir
Biz şâh-ı Merdân kuluyuz
Yetmiş iki dil bizdedir

Âdem vardır cismi semiz
Alır abdest olmaz temiz
Halkı dahleylemek nemiz
Bilcümle vebal bizdedir

Erlik midir eri yormak
Irak yoldan haber sormak
Cennetteki sekiz ırmak
Akan coşkun sel bizdedir

Arı vardır uçup gezer
Teni tenden seçip gezer
Zâhid bizden kaçıp gezer
Arı biziz dal bizdedir

Kimi sûfî kimi hacı
Cümlemiz Hakk'a duacı
Rasûl-i Ekrem'in tacı
Aba hırka şal bizdedir

Dervişlerin kökçeğiyiz
Tekkelerin çiçeğiyiz
Hacı Bektaş köçeğiyiz
Edeb erkân yol bizdedir

Kuldur Hasan Dede'm kuldur
Mânâyı söyleyen dildir
Elif Hakk'a doğru yoldur
Cim ararsan dal bizdedir

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz