Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Yeniçeri ocağı
Faruk Nafiz Çamlıbel
Yıldırım Bayezid Dönemine Kadar Osmanlılar - Arnavutluk İlişkileri
Davud-ı Kayserî
Çandarlı Halil Hayreddin Paşa
Diplomatik İlişkileri
Özdemiroğlu Osman Paşa
Hacı Bayram-ı Velî
Kanuni Sultan Süleyman'ın Vefatı
Kayı Boyu ve Osmanlı Ailesi

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Tarihte Mart Ayı Olayları

* 2 Mart 1855’te Rusya İmparatoru Çar II. Nikolas, intihar etmişti. Buna sebep, Kırım savaşı’nda Türkiye-İngiltere-Fransa’ya yenilmiş olmasıydı. Türkiye’yi parçalamak için açtığı istila savaşında çar, ağır malubiyetlere uğratılmış ve harbi kaybetmişti.


* 3 Mart 1924’te Cumhuriyet Hükümeti tarafından hilafet kaldırıldı.


* 3 Mart 1878’de Ayastefanos’ta Ruslarla bir antlaşma imzalanmıştık. (Sonra Berlin muahedesiyle tadil edilmiştir.) Ruslar, İstanbul kapılarına dayanmışlar ve bir hayli küstahlıkta bulunmuşlardı. Bu arada Ayastefanos’ta (şimdiki Yeşilköy) büyük bir zafer abidesi de yapmışlardı. Uzun yıllar Türk toprakları üzerinde bir leke gibi duran bu abide 1914’te, Türk milleti tarafından kazmalarla, bombalarla ve toplarla yıkılmıştır.


* 3 Mart 1924’te Tevhid-i Tedrisat Kanunu kabul edilmiştir.


* 3 Mart 1918’de Brest-Litovsk antlaşması imzalanmış, Rusya savaştan çekilmişti.


* 4 Mart 1925’te TBMM tarafından İstiklal Mahkemeleri'nin teşkiline dair olan kanun kabul edilmişti. Bunu hakkında bizzat konuşan Atatürk, bunun memlekette sükûn ve asayişin tesisi için tatbik edileceğini bildirmişti.


* 6 Mart 1920’de Türk dilinin sadeleşmesi ve gelişmesi uğrunda pek büyük hizmetleri olan Ömer Seyfettin ölmüştü.


* 8 Mart 1403’te IV. Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid vefat etmişti. Timurlenk’le yaptığı Ankara Meydan Muharebesi'nde mağlup ve esir düşen Yıldırım, 8 ay esarette kalmış, bu acıya dayanamayarak kahrından ölmüştü. Timur, tarihlerin yazdığına göre, Yıldırım’a katiyen bir esir muamelesi yapmamış ve öldüğü haberini duyunca da “yazık, cihan bir kahraman kaybetti” demekten kendini alamamıştı.


* 9 Mart 1764’te Laleli Camii, ibadete açılmıştı. İnşaat 3 yıl, 11 ay sürmüştü. Camii yaptıran III. Mustafa ile oğlu III. Selim, camiin önündeki türbede gömülüdür.


* 11 Mart 1917’de Bağdat düşmüştü. 6. Türk Ordusu, çetin vuruşmalardan sonra, bu tarihi şehri, İngiliz-Hint kuvvetlerine bırakmak zorunda kaldı.


* 12 Mart 1921’de İstiklal Marşı TBMM’de “Milli Marş” olarak kabul edildi.


* 12 Mart 1918’de kahraman Erzurum düşman işgalinden kurtarılmıştır.


* 14 Mart 1827’de II. Sultan Mahmut, askeri hekim ve cerrah yetiştirmek üzere Tıbhane ve Cerrahhaneyi açmıştı.


* 15 Mart 1921’de Sadrazam Talat Paşa, Berlin’de bir komitacı tarafından şehit edilmiştir. I. Dünya Savaşı’nın talihsiz bir devrinde ve Sait Halim Paşa’dan sonra sadaret mevkiine geçen Talat Paşa, harp sonunda iktidar mevkiini bırakarak vatan topraklarından ayrılmak mecburiyetinde kalmıştı. Bütün hayatında mert ve temiz kalmış, daima Türk vatanı için çalışmış bir devlet adamı idi.


* 16 Mart 1583’te daha çok “Feridun Bey” diye tanınan Damat Ahmet Feridun Paşa ölmüştü. Feridun Bey, 16. asrın büyük tarihçi, edip ve devlet adamlarındandı. “Münşe’atu’s Selatıyn” veya “Feridun Bey Münşeatı” diye bilinen eserinde, kendi devrine kadar olan Osmanlı hükümdarlarının yazışmalarını ve onlara verilen cevapları toplamıştır. Bu eser, 15. ve 16. yüzyıl Türk-Osmanlı tarihinin en önemli kaynaklarından birisidir. Nişancılığa kadar yükselen Feridun Paşa, Kanuni’nin kızı Mihrimah sultan’ın Rüstem Paşa’dan olan kızı Ayşe Hanım Sultan’la evlenmişti ki, bu prenses, devrinin en zengin hanımı sayılıyordu.


* 16 Mart 1920’de I. Dünya Savaşı sonunda Mondros Antlaşmasını çiğneyerek, itilaf kuvvetleri İstanbul’u işgal etmişti. İstanbul, kurtuluş günü olan 6 Ekim 1923’e kadar sessiz sedasız ve bütün acılarını sindire sindire yaşadı. Fakat Anadolu’da doğan kurtuluş hareketine içten içe bağlandı, yardıma koştu.


* 18 Mart 1915’te İngilizlerin ve Fransızların mühim deniz kuvvetleri ile Çanakkale Boğazı’nı geçmeye teşebbüsleri, Türk’ün zaferi ve düşmanların önemli zaiyat vererek geri çekilmeleri ile sonuçlanmıştı. Çanakkale’yi denizden geçemeyen düşman karadan zorlamaya karar vermiş ve kara harpleri yapılmıştı. Bunun sonucu da malumdur. Yine Türk’ün zaferiyle bitmiştir.


* 18 Mart 1920’de Osmanlı Meclis-i Mebusanı son içtimaını yapmıştır.


* 19 Mart 1534’te Hafsa Valide Sultan ölmüştür. Yavuz’un zevcesi, Kanuni Sultan Süleyman ile Hadice Sultan’ın annesi olan Hafsa Valide Sultan, kuvvetli bir rivayete göre Kırım Hanı I. Mengli (Benli) Giray’ın kızıdır. Meziyetleri ile tanınmıştır. Sultan Selim Camii’nde, Yavuz’un türbesinin yanındaki türbede gömülüdür.


* 19 Mart 1877’de ilk Meclis-i Mebusan toplanarak teşrii vazifesini görmeye başlamıştı. Mithat Paşa ve arkadaşlarının ısrarıyla II. Sultan Abdülhamit tarafından 23 birinci kanun 1876’da ilan edilen Kanun-i Esasi’nin hükümleri icabınca toplanan bu meclis, yine Abdülhamit’in emriyle 13 Şubat 1878’de feshedilmiştir.


* 25 Mart 1821’de Yunanistan istiklalini ilan etmişti.


* 27 Mart 1854’te İngiltere ve Fransa, Rusya’ya savaş açmıştı (Kırım Savaşı). Rus saldırısına uğrayan ve kendisini başarı ile koruyan Türkiye, Mustafa Reşit Paşa’nın pek parlak diplomasisi sayesinde, Avrupa’nın iki büyük liberal devletini de, amansız düşmanına karşı savaşa sokmuştu.


* 30 Mart 1856’da Paris Sulh Muahedesi imzalanmıştı. Türkiye’ye haksız saldıran Ruslara karşı İngiltere, Fransa, Sardunya tarafımızı tutarak Kırım’da beraberce savaşmışlar ve galip gelmişlerdi. İlk olarak bizim de katıldığımız bu kongrenin sonucunda lehimize pek çok hükümleri bulunan Paris Muahedesi imzalanmış ve Osmanlı İmparatorluğu’nun da Avrupa Devletleri gibi istiklaline sahip olduğu taahhüt edilmiştir. (Bu antlaşma ile istiklalimiz kabul edilse de sonradan gözleri dönerek toprağımızı paylaşma hevesine düşmüşlerdir. Dolayısı ile bu antlaşmanın hiçbir hükmü kalmamıştır. Tabi geldikleri gibi de gitmişlerdir.)


* 31 Mart 1517’de esir edilen son Mısır-Suriye Türk-Memlük İmparatoru Sultan Tumanbay, Kahire’de Yavuz Sultan Selim’in huzuruna kabul edilmişti. Yavuz, Tumanbay’a eşit bir hükümdar muamelesi yapmış ve tahtının yanına kurdurduğu bir tahta oturtmuştur.


Gönderen: okyanus


Kaynak: Yeniçağ Gazetesi

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz