Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Sultanın kıymetli mücevherleri
Yeniçerilerin diğer hizmetleri
Poltava Savaşı
Yıldırım Bayezid'in Hakkaniyeti
Tokatlı Âşık Nuri
Muhiddin Abdal
Osmanlı Askerî Teşkilatı ve Kapıkulu Askerleri
Kubilay'ın katilleri esrarkeş
Mercidabık Savaşı
Osmanlı Su Tesisleri Özellikleri

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Tarikatlerde Zikir Usûlü

Tarikatler deveranî, kıyamî, kuudî olup bir de sema denilen Mevlevîlere mahsus olarak —hem mihver ve hem mahrek üzerinde dönmek olmak üzere— bir zikir usulü daha vardı. Halvetîler ve Kadirîler devir yaparak, Rifaîler ayakta durdukları yerde, Nakşibendîler oturarak zikrederlerdi; Bektaşîler ile Melâmiler de ise esas sohbet üzerine olduğundan bunlar yukarıdaki üç zümreden birine dahil değillerdi. Mamafih bilhassa Melâmiler herhangi bir tarikate girerlerdi.

Tarikatlerle bu zikir tarzlarını burada basit olarak kaydetmekten maksadımız, daha sonra, yani XVII. asırda tarikat erbabı ile Kadızâdeliler veya Fakılar denilen zümre arasındaki münakaşadan dolayıdır; tarikatlerdeki devir ve raksın haram olduğu hakkında İbn-i Kemal ve Ebussuûd Efendi'lerin de fetvaları varsa da bunların zamanında tarikat erbabına dokunulmamış ve bu fetvalara karşı da deveranî olan sofiye ricali devr suretiyle Zikrullah'ın meşru olduğuna dair çok sayıda eserler yazarak bunlara cevap vermişler ve Mevleviye ricali de sema'ın haram olmadığını ispat eden risaleler kaleme almışlardır.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz