Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Manisa Ulu Camii
XV. Yüyıl Ortalarından XVI. Yüzyıl Ortalarına Kadar Askerî Teşkilât
İstanbul'u aldıktan soma Fatih ilk iş olarak Ayasofya'ya
1444 Tarihine Kadar Osmanlı - Eflâk İlişkileri ve Boğdan ile ilk temas
Fahreddin Acemî
Ahmet Cevdet Paşa
Sultan Murad'ın Şahsiyeti
Kütahya Ahiarslan Sultanbağı - Çatalçeşme Mescidi
Klasik Dönem Osmanlı Mimarisi
XV Yüzyıl Ortalarından XVI. Yüzyıl Ortalarına Kadar Askerî Teşkilât

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Tarikatlerde Zikir Usûlü

Tarikatler deveranî, kıyamî, kuudî olup bir de sema denilen Mevlevîlere mahsus olarak —hem mihver ve hem mahrek üzerinde dönmek olmak üzere— bir zikir usulü daha vardı. Halvetîler ve Kadirîler devir yaparak, Rifaîler ayakta durdukları yerde, Nakşibendîler oturarak zikrederlerdi; Bektaşîler ile Melâmiler de ise esas sohbet üzerine olduğundan bunlar yukarıdaki üç zümreden birine dahil değillerdi. Mamafih bilhassa Melâmiler herhangi bir tarikate girerlerdi.

Tarikatlerle bu zikir tarzlarını burada basit olarak kaydetmekten maksadımız, daha sonra, yani XVII. asırda tarikat erbabı ile Kadızâdeliler veya Fakılar denilen zümre arasındaki münakaşadan dolayıdır; tarikatlerdeki devir ve raksın haram olduğu hakkında İbn-i Kemal ve Ebussuûd Efendi'lerin de fetvaları varsa da bunların zamanında tarikat erbabına dokunulmamış ve bu fetvalara karşı da deveranî olan sofiye ricali devr suretiyle Zikrullah'ın meşru olduğuna dair çok sayıda eserler yazarak bunlara cevap vermişler ve Mevleviye ricali de sema'ın haram olmadığını ispat eden risaleler kaleme almışlardır.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz