Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Deniz Siyaseti-6
XV Yüzyıl Ortalarından XVI. Yüzyıl Ortalarına Kadar Askerî Teşkilât
Manisalı Lala Mehmet Paşa
Osmanlı Madeni Paralarında Düzeltmeler
Osmanlı Paraları - Sikkeleri
Coğrafya
Kütahya Kurşunlu Cami
Sultân II. Murâd
Top Arabacıları Ocağı
ERTUĞRUL FIRKATEYNİ'NİN ÖZELLİKLERİ

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Terkîb-i Bend ve Tercî '-i Bend

Terkîb-i Bend

Bentlerle kurulan uzun bir nazım biçimidir. Her bent iki bölümdür. Birinci bölüme terkîb-hâne adı verilir. Kıt'a da denir. Genellikle kısaca bend terimi kullanılır. Her bent, sayısı 5 ile 10 arasında değişen beyitlerden oluşur. Bentlerin uyak düzeni gazele benzer. Kimi zaman, bentlerin bütün dizeleri her bentte ayrı ayrı olmak üzere kendi aralarında uyaklanır. Bent sayısı 5 ile 10 arasında değişir. Daha artık da olabilir. Bendin son beytine vasıta beyti ya da kendiye denir. Bu beyit her bendin sonunda değişir ve mutlaka kendi dizeleri arasında bentten ayrı olarak uyaklanır. Terkîb-i bendin uyak düzeni şöyledir:

aa xa xa xa xa bb — cc xc xc xc xc dd ...

Uyak düzeni şöyle de olabilir:

aa aa aa aa aa bb — cc cc cc cc cc dd ...

Her iki biçimde de uyakları "bb" ve "dd" harfleriyle gösterilen beyitler vasıta beytidir.

Terkîb-i bendlerde genellikle, talihten ve hayattan şikâyetler, dini, tasavvufi, felsefi düşünceler anlatılmış, toplumsal yergi niteliğinde eleştirilere yer verilmiştir. Mersiyeler de genellikle terkîb-i bend biçimiyle yazılır.

Terkîb-i bend ve terci'-i bendde beyit ve bent sayısı çok olursa bunlara terkîb-i bend-i kebîr ve tercî'-i bend-i kebîr adı verilir.

Altılı, yedili, sekizli, dokuzlu ve onlu musammatlar küçük bir terkîb-i bend ve tercî'-i bende benzerler. Bundan dolayı bunların müzdevic olanları terkîb-i bend, mütekerrir olanları da tercî-i bend adıyla da anılır, örneğin terkîb-i bend-i müseddes, tercî'-i bend-i müseddes gibi.

Konusu toplumsal yergi olan en ünlü terkîb-i bend Ruhî-yi Bağdadî'nindir. Zamanında büyük bir ün kazanan bu Terkîb-i Bend'e üç yüzden fazla nazire yazılmıştır. Bu nazirelerin içinde en güzeli ve en ünlüsü de Ziya Paşa'nındır.

Ruhî'nin Terkîb-i Bend'i 7 beyitllk (vasıta beytiyle 8) 17 benttir, Ziya Paşa'nın Terkîb-i Bend'i ise 10 beyitlik (vasıta beytiyle 11) 12 benttir.

Tercî’-i Bend

Biçim ve uyak yönünden terkîb-i bende benzer. Yalnız, tercî-i bendde, bentleri birbirine bağlayan vasıta beyitleri her bendin sonunda yinelenir. Her biri 10 beyte yakın, 10-12 bentlik bir şiirde bütün bentlerin böyle tek beyte bağlanabilmesi için, anlam yönünden hepsinin bu beyitle ilgili olması gerekir. Vasıta beytinin her bendin sonunda yinelenmesi şiire bir tekdüzelik verdiği gibi anlam ilgisi kurma bakımından da güçlük doğurur.

Tercî'-i bendlerde genellikle Tanrı'nın gücü, evrenin sonsuzluğu, doğanın ve yaşamın karşıtlıkları gibi konular işlenir, örnek:

Tercî’-i Bend

1

Kabul eyler mi yâ Rab zahm-ı pür-nâsûrumuz bih-bûd
Kalır mı yoksa bu âteşle dâğ-ı dil gibi pür-dûd

Alırsa pençeye yasak beni 'bu baht-ı nâ-mes'ûd
Kıyamet kopsa gevher «tutsa âlem olmayam hoşnûd

Ferah nâmın dahi yâd edemez bu cân-ı zehr-âlûd
Rızâdır çâresi her ne dilerse hazret-i Ma’bûd

Belâ mevc-âver-i gird-âb-ı hayret nâ-hudâ nâ-bûd
Adem sahillerin tuttu dirîgâ bang-i nâ-mevcûd

2

Düşüp dâm-ı hevâya nasret-i gül-zâr kaldım ben
Gidip nefh-i Mesîhâ-veş sabâ bîmâr kaldım ben

Gül-i ümmîd soldu mübtelâ-yı hâr kaldım ben
Bu gül-şen külhan oldu çeşmime nâ-çâr kaldım ben

Şarâb-ı ye'se düştüm teşneni dîdâr kaldım ben
Başımdan aştı seyl-âb-ı keder bîzâr kaldım ben

Belâ mevc-âver-i gird-âb-ı hayret nâ-hudâ nâ-bûd
Adem sahillerin tuttu dirîgâ bang-i nâ-mevcûd

3

Aceb ey Hızr-ı ma’nâ bî-nevâya himmet olmaz mı
Şefaat yoksa da bir tesliyet-gûn sohbet olmaz mı

Demem hâşâ bu nâ-kama ümîd-i vuslat olmaz mı
Sezâ-vâr-ı hitâb olmak gibi bir ruhsat olmaz mı

Ya ehliyyet mi lâzım bahşiş-i ehliyyet olmaz mı
Esîr-i derd ü firkat lâ-cerem ye's-ülfet olmaz mı

Belâ mevc-âver-i gird-âb-ı hayret nâ-hudâ nâ-bûd
Adem sahillerin tuttu dirigâ bang-i nânmevcûd

4

Eğer küstah isem de çâre ne bî-çâreliktendir
Hezâran kayd u bende düştüğüm avareliktendir

Gönül cem'iyyeti sevmezse de sad-pâreliktendir
Devadan şekvemiz var ise de bir pâreliktendir

Sirişkin bî-sebebdir memba'ı gam-hâreliktendir
Mahâldir gark-ı eşk olsa gözüm hun-bâreliktendir

Belâ mevc-âver-i gird-âb-ı hayret nâ-hudâ nâ-bûd
Adem sâhillerin tuttu dirîgâ bang-i nâ-mevcûd

5

Belâ bu kim dahi suret miyim ma'nâ mıyım bilmem
Sezâ-vâr-ı meges yâ lokma-i Ankâ mıyım bilmem

Esîr-i piç-tâb-ı zülf-i müşk-efzâ mıyım bilmem
Perîşânâ-i gam menşuruna tuğra mıyım bilmem

Gam-ı Yûsuf la dolmuş Mısr-ı istiğna mıyım bilmem
Garîk-ı Nîl-i hasret Gâlib-i rüsvâ mıyım bilmem

Belâ mevc-âver-i gird-âb-ı hayret nâ-budâ nâ-bûd
Adem sahillerin- tuttu dirigâ bang-i nâ-mevcûd


Kaynak: DİLÇİN, Cem, Örneklerle Türk Şiir Bilgisi, 6. bs. Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara, 2000.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz