Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Boynueğri Mehmet Paşa
Şeyhi
Yeğen Seyyid Mehmet Paşa
Sultân I. Murâd
Cenâb Şehâbeddîn
İstanbul'un İncisi: Bedesten
Mekke ve Medine Hayrına Kurulan Osmanlı Vakıfları
İlk Devir Osmanlı Camileri
Çini Sanatında Motif Özellikleri
Islahat Fermanı

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Tunus'un İdaresi

Tunus'ta memleketi idare etmek üzere denizcilerden dayı intihabı usulü Cezayir'den evvel başlamıştır; Tunus ve Trablusgarp'taki yeniçerilerin devlet işlerine karışmaları 995 H.-1587 M. senesindeki bir hükümde açıkça görülmektedir. Tunus'ta her vali kul taifesine pâdişâhların cüluslarında olduğu gibi terakki (yevmiye zammı) vermeye mecbur olduğundan bu yüzden maaşlar yükselip hazine darlığa düşüp valiler de halkı sıkıştırmaya mecbur olurlardı. Bundan dolayı halk İstanbul'a şikâyette bulunmuşlar fakat tesiri olmamıştır, burada 999 H.-1591 M.'de çıkan bir isyan üzerine yeniçeriler ağa divanı azalarını öldürerek içlerinden ve bölük başılardan İbrahim adında birini üç sene müddetle kendilerine dayı yapmışlar ve hükümet tarafından tayin edilip gönderilmiş olan beylerbeyini kovmuşlardır. İdareyi ele almış olan dayılardan başka burada Emiru'l-evtan veya Tunus sancak beyi olarak paşa unvanıyla nüfuz sahibi bir bey de vardı. Bu vatan beyliği ırsî idi. Şayet bu vatan beyi aynı zamanda Tunus beğlerbeyi olursa ona Paşa bey derlerdi.

1087 H.-1676 M. senesinde Tunus valiliğine Hafsa Mehmed Paşa ve Trablusgarp'ta de Mısırlıoğlu İbrahim Paşa tayin edilip gönderilmişler ise de Tunuslular eski maceraları sebebiyle Hafsa Mehmed Paşa'yı kabul etmedikleri gibi İbrahim Paşa'yı da evvelce Trablus'da dayı bulunduğu sırada mezalimi dolayısıyla istemedikleri için her ikisi de geri dönmüşlerdir bunun üzerine keyfiyet Osmanlı hükümetince görüşülüp bunların hatalarından dolayı af temennisinde bulunmaları ve aksi takdirde üzerlerine Mısır yoluyla karadan ve donanma ile denizden kuvvet sevkedileceği bildirilmiş ise de ne onlar tarziye vermişler ve ne de üzerlerine kuvvet sevkedilmiş ve bu suretle şımarıklıkları devam etmiştir. Bununla beraber hükümet 1089 H.-1678 M. de Mehmed Hafsa Paşa'yı tekrar göndermiş ve bu zat yeğenleri olan Mehmed ve Ali beylerin sancak beyliği (vatan beyliği) kavgası sırasında Tunus'a gelmiştir. Hafsa Paşa valilikte devam etmiş ise de bunun hiç bir selâhiyeti olmayan bir mümessilden farkı yoktu.

Tunus'taki bu dayı intihabı, dayıların veraset suıetiyle Osmanlı hükümetince tayinine kadar beylerbeyi, sancak beyi ve dayı arasında daimî surette münazaalı olarak devam etmiştir. Tunus'ta dayı'dan başka Tunus yeniçerilerinin bir de ağası vardı.

On yedinci asır başlarında dayı olan Osman Ağa ile yerine dayı olan (1019 H.-1610 M.) damadı Yusuf Ağa Tunus'u müdebbirane idare ettiler. Osman Ağa, Tunus'ta Türk nüfuzunun kuvvetlenmesine çalıştığı gibi İspanya'dan hicret eden Müslümanlara da hüsn-i kabul göstererek yerleştirmişti.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz