Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Garp Ocakları Donanması
Orhan Gazi
Osmanlı Kıyafetleri ve Fenerci Mehmet Kıyafetnamesi
Ak Mahmud Efendizâde Esseyyid Mehmed Zeynel Âbidin Efendi
Evlenmeleri
Sultan Murad'ın Şahsiyeti
Hezarpâre Ahmet Paşa
Silâhtar Hamza Mahir Paşa
Cibali'de Tarihî Sokaklar, Evler
Osmanlı'nın 'tılsımlı' gömlekleri

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Turahan Bey ve Ailesi

Osmanlı tarihinde Turahanlı denilen Mora akıncılarının kumandanı olan Turahan Bey'in adı yanlış olarak Turhan diye zikredilir; halbuki eski tarihlerin bir kısmında doğrusu yazılmıştır. Türk Turahan diye maruf olup babası, Yıldırım Bayezid zamanında Üsküp beyi olan Paşa Yiğit'tir; Manisa'dan geldikleri anlaşılıyor; Turahan Bey Tesalya sancak beyi ve akıncı kumandanı idi; bir kaç defa Korent berzahına hücum ederek surları tahrip etmişti.

1443'de Macar kralı Ladislas'ın kumandası altındaki Haçlı ordusuna karşı ne yolda hareket edilmesi lâzım geldiği hakkında pâdişâhın huzuruyla toplanılan harb meclisinde bulunan Turahan Bey harbe atılmayarak ihtiyatlı hareket edilmesini ve düşmana yarayacak her şeyi yakıp yıkarak geri çekilmeğe ve sonra düşmanın zahiresiz kalıp sıkıntı çekinceye kadar beklenerek bunu müteakip saldırılmasını tavsiye eylemiş ise de Evrenuz oğlu İsa Bey'in müdafaa harbi yapılması teklifi kabul edilmiştir. Morava, İzladi ve Yalvaç muharebelerinde Osmanlı ordusu mağlûp oldu; kış münasebetiyle çekilmekte olan düşmanı takibe memur edilen Kasım Paşa'nın maiyyetinde bulunan Turahan Bey, Kasım Paşa'nın ihtiyatsız hareketine karşı kendisini îkaz etmesine rağmen onu dinlememesi bir mağlûbiyete daha sebep olduğundan Kasım Paşa, bu halin Turahan Bey'in kendisine yardım etmemesinden ileri geldiğini beyan etmesi üzerine II. Murad, Turahan'ı Tofcad'da Bedevi Çardak denilen kale burcuna hapsetmiş, fakat Varna Muharebesi'ndeki muvaffakiyet üzerine bazı kayıdlara göre de Varna muharebesinden az evvel akıncıların ricasıyla affedip yine kendisine Mora akıncı beyliğini vermiştir (1444). Turahan Bey'in ve oğullarının Mora'ya çok sayıda akınları vardır; II. Murad, Mora hakkında Turahan Bey'den malûmat aldıktan sonra 1446'da bizzat gelerek Korent berzahını zabt etmiş ve berzah surlarını da yıktırarak Turahan Bey'e Mora içerilerine akınlar yaptırıp despotları vergiye bağlamıştır.

II. Mehmed, İstanbul muhasarasına başlamadan evvel 1452 senesi sonbaharında Turahan Bey ile oğulları Ahmed ve Ömer Beyleri imparatorun kardeşleri olan Mora despotları Tomas ile Dimitriyos'un İstanbul'a yardım etmemeleri için Mora'ya akın yaptırmış ve bunlara göz açtırmamıştı; bütün kış devam eden bu akınlar biri Turahan diğeri oğlu Ahmed Bey kumandalarında yapılmıştı; fakat Ahmed Bey bir pusuya düşürülerek esir edilmiş ve Isparta’ya Dimitriyos'un yanına götürülmüştür. Ahmed Bey sonradan serbest bırakılmıştır.

Turahan Bey'in vefatı tarihi malûm değildir. 859 Muharrem / 1455 Ocak tarihli vakfiyesine göre vefatı bu tarihten sonradır. Malkara'da mescit, medrese ve zaviye vakfetmiş ve vakfına oğlu Ömer Bey'i mütevelli koymuştur. Diğer oğulları vakfiyede şahitler arasında bulunmaktadırlar.

Ömer Bey de zamanının meşhur akıncı kumandanlanndandır; Uzun Hasan ile Otlukbeli muharebesi yapılmadan evvel pişdar kolu kumandanı Has Murad Paşa'nın Akkoyunlu kuvvetlerine mağlûp ve maktul olduğu sırada Ömer Bey esir düşmüştür. On bin kişilik Has Murad Paşa kuvvetlerine galebesinden pek çok sevinen Uzun Hasan Bey "Osmanlının asıl güveni Rumeli sipahileri idi; o gittikten sonra geri ne kalır demiş ve bu hususta Ömer Bey'in mütalaasını sormuş, o da pâdişâhın benim gibi yüz bin bendesi ve pek çok askeri vardır; bizim esir olmamızla ona halel gelmez" yollu mütalaalarda bulunmasından Uzun Hasan'ın canı sıkılarak Ömer Bey'e gazap etmesi üzerine Ömer Bey söylediklerini tevil ederek bundan hiddet buyurulmamasını, üzerinde hakkı olan pâdişâhını müdafaa etmek kulluk ve nimetşinaslık icabı olduğunu beyan etmiş, bunun üzerine Uzun Hasan Bey, beylerine hitaben Ömer Bey doğru söyler, velinimetinin hakkını unutmak diyanete muhaliftir; ekmek, tuz hakkı bilir emekdar kul ve makul insan imiş diyerek hiddeti geçmiştir. Ömer Bey sonra esaretten kurtulup döndü ve 894 H/1489 M. deki Memlûklerle olan harpte bulundu; vefatı bu tarihten sonradır. Malkara'da medfundur. Turahan Bey'in Mehmed Bey adındaki oğlu da ümeradandır; II. Bayezid zamanında vefat etmistir. Ömer Bey'in oğullarından İdris Mahvî Bey âlim, şair değerli bir zattı. Abdurrahman Hâtifî'nin nazmettiği Husrev u Şirin ve Leylâ vü Mecnun isimli Farsca teliflerini gayet muvaffakiyetli olarak Türkçeye çevirmiştir. Ömer Bey'in diğer oğlu Turahan Bey 961 H/1554 M. de akıncı kumandanlığı ile İran seferinde bulunmuştur.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz