Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Abdülhamit tarafından inşa edilen kışla
III. Ahmet'in Şahsiyeti
Anadolu Beylikleri Candaroğulları Beyliği
Osmanlı’nın laikliği
Fatih'in fermanı niçin çok önemli?
Mercidabık Savaşı
31 Mart bir Yahudi ihtilâli gibi!
XVI. Yüzyılın İkinci Yarısındaki Başlıca Eserler
XVI. Yüzyılın İkinci Yarısındaki Başlıca Eserler
Osmanlı Devletinin Teşkilâtı

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

XIV. Asrın Son Yarısıyla XV. Asır Ortalarına Kadar Osmanlılardaki İmaretler

Sosyal müesseselerden biri de imaretlerdir; bunların topluma ne kadar hayırlı olduklarını yakın zamanlara kadar gördük. Kuşları himaye ve onların kışın kar yağdığı zamanlarda bile yiyeceklerini ve yaz sıcaklarında içecekleri suyu temine kadar şefekat gösteren ecdadımızın, medreselerde okuyan talebelerle muhtaç ve kimsesiz insanlar hakkında ne kadar rahim ve şefik davrandıklarını söylemeğe hacet yoktur. Bugün de vakıf ve eski arazi tahrir defterlerini karıştıracak olursak orada adedi yüzleri geçen imaretleri görürüz.

İlk defa Orhan Gazi, İznik medresesiyle beraber imaretini de yaptırmış ve imaretin açılış töreninde an'aneye uyarak kendi eliyle muhtaçlara çorba dağıtmıştır; bundan başka yine İznik'te Çandarlılara mahsus üç imaret daha yapılmış olup buradaki imaret mevcudu yediyi bulmuştu. Bursa'da Birinci Murad, Yıldırım Bayezid, Çelebi Mehmed ve İkinci Murad'a ait geniş ve zengin vakıflı imaretlerden başka vezir ve beylerle sairlerinin yaptırdıkları yirmi dört imaret daha bulunmakta idi.

Bolayır'da Süleyman Paşa, Edirne, Uzunköprü ile Manisa ve Filibe'de Şahabeddin Paşa, Serez ve Gümülcine ve Yenice-i Vardar'da Evrenuz Bey ile oğulları, Gelibolu'da Saruca Paşa, Balıkesir'de Eyne Subaşı, Mihaliç'te Karaca Paşa, Turhal'da Çelebi Mehmed'in validesine ait imaretlerle adedi epey bir yekûn tutan diğer imaretler Osmanlılarda, hem medresede okuyan talebelerin ve hem de yoksulların iaşelerini temin etmekte idi. Bu imaretlerde verilen yemekler, imareti yapanların koydukları vakıf şartlarına ve vakfın zengin veya mütevazı oluşuna göre çok veya az olurdu. Hemen bütün imaretlerde her sabah çorba ile et ve haftada iki gün pilâv ile zerde ve hergün fodla (ekşimiş hamurdan yapılan pide) verilirdi.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz