Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
XIV. Asrın Son Yarısıyla XV. Asır Ortalarına Kadar Osmanlılardaki Kervansaraylar
ÇADIR SÜSLEMELERİNİN OSMANLI SÜSLEME SANATINDAKİ YERİ
kaRACAOĞLAN
Doğu Siyaseti
Osmanlı Sanatı
Osmanlı’da Okullar (2)
BİZANS İSMİ
Kara Davut Paşa
Edebiyatta Tanzimat
Çivizâde Muhyiddin Mehmed Efendi

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

XV. Yüzyıl Ortalarından XVI. Yüzyıl Ortalarına Kadar Akıncılar

Osmanlıların akıncı (hafif süvari) kuvvetlerine ne kadar büyük ehemmiyet verdikleri tarihlerde görülüyor. Osmanlı hududu genişledikçe hudut muhafızı bulunan akıncılar da daha ileri gitmişlerdir; Fatih Sultan Mehmed ve bilhassa II. Bayezid ile Kanunî devrindeki akınlar fevkalâde hayret uyandırıcı mahiyette idiler. Bayezid devrindeki akıncılık Bosna üzerinden Venedik arazisine, Hırvatistan ve Dalmaçya'ya ve biraz da Transilvanya taraflarına yönelmiş olup Kanunî zamanında ise Macaristan, Hırvatistan ve Almanya içerilerine kadar yayılmıştır. Yavuz Sultan Selim yalnız Çaldıran seferinde akıncı kullanmıştır.

Akıncılar Türk oğlu Türk olup ilk fütuhat devrinde Rumen'deki muhtelif gayrımüslim unsurlar gözönüne alınacak olursa bunların Rumeliye yerleştirilmelerinin ne kadar isabetli olduğu görülür.

İlkbaharda yapılacak savaş daha evvelden akıncılara haber verilir ve ona göre hazırlanılırdı. Bunların ocaklarından düşman hududuna kadar olan iaşeleri mahallince temin edilmek âdetti. Bunlar ordudan bir kaç gün önde gidip keşif yaparlar ve güzergâhı emniyet altında bulundururlardı.

Akıncıların silâhları, bir zırhlı göğüslük ve yaka ile mızrak, kalkan ve atlarının eğerine takılı başı topuzlu bir boz doğandır; hepsi zırh kullanmazlar. Bunların yiyecek işleri de kendileri gibi hafifti; atlarının eğerine asılı birer küçük kuşhane ile işlerini görürlerdi, çok zaman bu tencerede pirinç, kavurma veya koyun pastırmasını kavurarak yerlerdi.

Akıncılar mıntıka mıntıka ocak halinde olup her mıntıkanın akıncı kumandanı ile toyce veya doçe denilen bölük kumandanları vardı; bu toyceler tımarlı olup diğer akıncıların tımarı yoktu. Macaristan'ın işgalinden sonra son akıncı kuvvetleri Mihaloğlu Hızır Bey ve Kasım Bey kumandanlarında olarak Segedin ve Temeşvar taraflarında bulunmuşlardır; Semendire, Bosna gibi bazı mühim merkezlerde vücuda getirilen deli askerî teşkilâtı akıncı teşkilâtını andırır ise de bunlar sancakbeylerinin idareleri altında bulunurlardı.

Hudut iyice genişleyince Evrenuzoğulları Arnavutluk ve Dalmaçya taraflarında, Mihaloğulları bir aralık Bosna ve sonra Semendire ve Sırbistan mıntıkasında ve daha sonra Macaristan'da, Malkoçoğulları Silistre taraflarında ve Turahanoğulları da Mora taraflarında bulunmuşlardır.

Akıncı mevcudu muhtelif tarihlerde değişmiştir; 939 H. 1530 M. Budin ve 938 H. 1532 M. deki Alman seferlerinde akıncı kumandanı Mihaloğlu Mehmed Bey'in kumandasında 50,000'den fazla akıncı vardı.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz