Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Eyâlet Valilerinin Dereceleri
Dürrî Mehmed Efendi
Şeyhi
Osmanlı Su Tesisleri Özellikleri
Bayburtlu Zihni
Osmanlı Sultanlarının ahlakı
V. Murat
Kubilay'ın katilleri esrarkeş
Hocazâde Esad Efendi
Toprağın Taksimatı ve İdaresi

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

XV. Yüzyıl Ortalarından XVI. Yüzyıl Ortalarına Kadar Osmanlı-Lehistan İlişkileri

Yagellon hanedanından olan Lehistan kralı IV. Kazimir zamanında ve 1490'da Osmanlılarla Lehliler arasında ilk anlaşma yapılmış ve bu muahede Kazimir'in oğlu Jan Albert devrinde üç sene uzatılmıştı; fakat Jan Albert, Boğdan voyvodalığı üzerinde nüfuz tesisine kalkması neticesinde 903 H. 1498 M.'de Osmanlılardan ehemmiyetli bir sille yemiş ve bundan sonra ikinci bir tecrübeye kalkmayarak dostça münasebetlerini idâme ettirmiştir.

Osmanlı-Lehistan münasebetleri sırasında Lehistan'da Yagellon ailesi kırallık etmekte olup ilk münasebet bu ailenin ikinci hükümdarı VI. Vladislas Yagellon (1434 - 1444) zamanında başlamıştır.

Macaristan tahtındaki ihtilâf dolayısıyla Osmanlı hükümdarı II. Sultan Murad'ın Macaristan krallığı meselesinde işe karışması münasebetiyle Leh krallığı ile ilk temas vukua gelmiş ve Lehistan hükümeti de Vladislas'ın Macaristan krallığına seçilmesi dolayısıyla Osmanlı hükümetinin ne gibi bir vaziyet alacağını anlamak üzere 1440'ta Edirne'ye Jan Rizezovski ile Suşodovski isimlerinde iki elçi göndermiştir; bu suretle hem Leh ve hem Macarlara kral olan Vladislas Osmanlılarla muharebe ederek, Yanoş Hunyadi'nin gayretiyle epey kazanç elde etmiş; fakat 1444'te Varna muharebesinde mağlup ve maktul düşmüştü.

Kırım'ın Osmanlı devletine bağlanması ve Boğdan'ın Türk nüfuzu altına girmesi sebebiyle kuzey hudutlarda Ruslar ve Lehlilerle tabii olarak temas vukua gelmiş ve 1478 senesinde bir Türk sefiri Litvanya'da Berzec şehrine gelmiş ve buna mukabil Lehistan-Litvanya kralı IV. Kazimir de bir elçi yollamayı vaadetmişti. Aradan 11 sene geçtikten sonra yani 1489'da İstanbul'a gelen Leh murahhası Nikola Feiley ilk defa Osmanlı ve Lehistan ticari ahidnâmesini almaya muvaffak olmuştur.

1492 senesinde Lehistan kralı Albert Yagellon'un cülusunda yenilenen ahidnâme bir Türk elçisi ile Leh kralına yollanmıştır; 1500 senesinde müddeti bitmiş olan ahidnâmenin uzatılması münasebetiyle bir Türk elçisi ahidnâmeyi götürüp 1501 başlarında dönmüştür.

İşte bundan sonra ilk defa aktedilen 1489 muahedesi, müddeti bittikçe bunun yenilenmesi için Leh elçisi gelip giderdi; meselâ 1525 senesinde gelen elçi ile beş sene ve 1532'de gelen elçi Opalinski ile üç sene ve keza diğer senelerde de gelen elçiler vasıtasıyla üç, dört sene müddetle eski ahidnâme hep yenilenmekte idi. Gran (Estergon)' un zaptından dolayı Leh kralı 1543'te bir heyet gönderip pâdişâhı tebrik etmişti.

Kanunî Sultan Süleyman tarafından Lehistan kralı Sigismund Ogüst'e gönderilmiş olan 1551 Haziran tarihli bir nâmede, Leh kralının yeğeni (kız kardeşinin oğlu) olan Erdel kralı İstefan Sigismund'un Macar krallığı üzerindeki hakkının muhafazası vaad ediliyordu; 1552 tarihli nâme-i hümâyun da Lehistan'la dostluk teminatını ihtiva etmekte idi.

Sultan Süleyman 962 H. 1555 M. senesinde İran seferinden dönüp Amasya'da kışladığı sırada Lehistan kralı tarafından gönderilmiş olan Nikola Erini adında bir elçiyi kabul etmiş ve kral, gönderdiği nâmede hudut ahvaline dair bazı şikâyetlerde bulunmuştur; pâdişâh tarafından 19 Muharrem 966 H. (1558 M.) tarihli nâme ile kralın nâmesine verilen cevapta:
"Elçi sizin tarafınızdan her ne takrir etmiş ve nâmenizde dahi ne yazılmış ise eğer beyler hususu, eğer çobanlar ahvali ve sair umur malûm-ı şerifim olup muradınız müstedâsınca sabıka gönderilen ahidnâme-i şerifimin üç sureti yazılıp nişân-ı hümâyunumla muanven kılınıp ve Budin beylerbeğisine ve Akkirman beyine ve raemâlik-i mahrusam kadılarına ahkâm-ı şerîfe yazılıp mezbur elçinize teslim olundu" denilmektedir.

Leh devleti, Kırım hanlarına her sene belirli bir vergi vermekte idi. Lehliler, Osmanlı devletinin buhranlı zamanlarında veya fırsat buldukça Boğdan'da ayaklanma çıkarırlar ve buraya tayin edilecek voyvodaların kendilerine taraftar olmasını isterlerdi.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz