Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Sevr paranoyasını yayanlar
Prut Savaşı - Prut Seferi
Tıp Dersleri
Nizam-ı Cedit Düşmanlarının Harekete Geçmesi: Edirne İsyanı
Kütahya Küpecik Camii
V. Murad ve Reşad'ın torunları
Hacı Halil Paşa
Almanya
XVIII. Yüzyılda Buhara Hanlığı ile İlişkiler
Tımarlı Süvarinin Geri Hizmetlerde İstihdamları

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

XV. Yüzyıl Ortalarından XVI. Yüzyıl Ortalarına Kadar Osmanlılardaki Mimarî Eserler

Osmanlı Türkleri mimarisi, Anadolu Selçukluları ile onun devamı olan Karaman, Eşref ve Aydın oğulları mimarisinden farklı olarak ayrı bir üslup ile yükselmiştir; Osmanlı mimarisinde süs ve gösterişten ziyade metanet ve sadelik esas olmuştur.

Bursa'dan başlayıp aşamalı bir şekilde gelişme safhası gösteren Osmanlı mimarîsi İstanbul'da en yüksek derecesini alarak geniş hudutlar içinde yayılıp Macaristan, Rumeli, Irak, Suriye Mısır ve hatta Hindistan'a kadar gitmiştir.

Osmanlı Türkleri mimarîsinin Bursa ile başlayan ilk devirden sonra XVI. asır başında başlıyan klâsik devri, Sultan Ahmed Camii'nin yapıldığı XVII. asır başlarına kadar devam etmiştir. Osmanlı mimarîsi 822 H. 1419 M. de Bursa'da Yeşil cami'in yapılışından itibaren bir karakter arzeder, bu tarz Bayezid Camii'nin yapılışına kadar bazı İstanbul camilerine de esas olmuştu. Türk mimarî eserleri arasında Edirne'deki Üç Şerefeli Cami de (1432 M.) sanat bakımından pek mühim olup bunda Selçuklu mimarisinin izleri görülmektedir.

Osmanlı mimarîsinin istanbul'da yükselmeye başladığını ve olgunlaşmaya doğru gittiğini gösteren çok sayıda eserler vardır; Fatih Sultan Mehmet'in, harap Havariyun Kilisesi yerine yaptırmış olduğu (1462-1470) cami ile 867 H. 1463 M.'te yapılan Mahmud Paşa Camii ve 870 H. 1465 M.'te bina olunan Üsküdar'da Rum Mehmed Paşa Camii ile yine aynı senede yaptırılan Aksaray'da Murad Paşa Camii ve Nişancı Mehmed Paşa Camii ve 883 H. 1478 M.'de Uzunçarşı başında Çandarlızade İbrahim Paşa tarafından bina edilen cami bunlardandır. Bayezid Camiinin inşasına yakın zamanlarda vücuda getirilen Divanyolu ndaki Firuz Ağa Camii, Çenberlitaş'daki Atik Ali Paşa Camii Bursa camilerine pek benzemektedirler.

Bayezid Camii'nin yapılışında eski Fatih Camii örnek olmuştur. Fatih Sultan Mehmed Camii'ni yapmış olan Sinaneddin Yusuf ile mimar Ayaş ve mimar Kemaleddin, İstanbul'un ilk Türk mimarları ndandır. Mimar Ayaş'ın 879 Zilhicce (1475 M.) tarihli bir vakfiyesi olduğuna göre vefatı bu tarihten sonradır.

Bundan sonraki yükseliş devrinde ilk büyük üstad olarak mimar Murad oğlu Mimar Hayreddin'i görüyoruz, Bayezid Camiini yapmış olan bu üstat, Osmanlı mimarisinde klâsik devri açmıştır; bu cami inşası dört buçuk sene devam edip 911 H. 1506 M.'da bitmiştir. Bayezid camii, Bursa mektebi (ekolü) le Mimar Sinan mektebi arasında bir köprü vazifesini görmüştür; Edirne'deki Bayezid Camii ile hastahâne de Mimar Hayreddin'in eserlerindendir.

Mimar Hayreddin mektebini en yüksek derecesine çıkararak yeni bir mekteb kurmuş olan Kayserili Mimar Sinan'dır; Mimar Sinan'ı yetiştiren devir imparatorluğun en parlak devridir. Kendisini vezirlerden Lûtfi Paşa himaye ile meydana çıkarmış, Kanuni Sultan Süleyman da takdir ederek yetişmesine himmet etmiştir.

Yavuz Sultan Selim zamanında Kayseri köylerinden devşirme olarak acemi ocağına alınmış olan Sinan, sonra Yeniçeri ocağına girmiş, atlı sekban bölüklerinde yetişmiş, Mohaç seferine gitmiş, dönüşte Yeniçeri ocağında yayabaşı onu cemaat ortalarından birinin kumandanı ve daha sonra yine ocakta endaht aletlerinden zenberekcilerin kumandanı olarak zenberekcibaşı olmuş, Alman ve Irak seferlerinde bulunmuştur.

Irak seferinde Lûtfi Paşa'nın delaletiyle Van gölü'nde yapılacak gemilerin inşası buna havale olunarak 3 kadırga yapmış ve seferden dönüşte yine ocakta terfi ile Haseki olmuştur. Kanunî'nin Karaboğdan seferinde Prut nehri üzerine yapılan köprüler, oraların bataklık olması nedeniyle tutmadığından Lûtfi Paşa'nın tavsiyesiyle köprü yapması buna avale olunarak 13 günde sağlam bir köprü kurmuştur.

Bu seferden dönüşünden sonra hassa mimarı olan Acem Alisi vefat etmiş olduğundan o sırada verir-i âzam bulunan Lûtfi Paşa'nın tavsiyesiyle Haseki Sinan Ağa, mimarbaşı tayin edilmiş ve bundan sonra başta Şehzade, Süleymaniye, Edirne'de Selimiye camileri olarak pek çok cami, mescit, medrese, imaret, türbe, hastahane, köprü, kervansaray, su kemerleri, saray, konak, mahzen ve hamam olmak üzere 323 eser vücude getirmiş olup, bunun 81'i cami, 50'si medrese, 14'ü imaret, 16'sı kervansaray ve 32'si hamam, 3'ü hastahane ve 5'i de su kemeridir. Bu eserlerinin en güzeli Süleymaniye Camii ile Edirne'deki Selimiye Camii'dir. Vefatı 996 H. 1588 M.'de ve kabri Süleymaniye Camii yanındaki türbededir.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz