Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Ocağın büyük ağaları
Seyranî
13-14. yy. da anadoluda meydana gelen sosyal ve siyasi olaylar
XV. Yüzyıl Ortaları ile XVI. Yüzyıl Ortalarına Kadar Telif ve terceme Olunan Eserler ve Müellifleri
Anadolu Beylikleri Sahibata Oğulları Beyliği
Yeniçeri Ocağı
Edirne Eski Cami
BEKLENEN OSMANLI NASIL GELECEK?
Osmanlı'dan Kalan Köylerimiz
Yıldırım Bayezid Dönemine Kadar Fransa - Osmanlı İlişkileri

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

XVI. ve XVII. Yüzyıl Sülüs ve Nesih Hattatları

Osmanlılarda yazı sanatı yani hattatlık on altıncı asır ortalarından itibaren daha olgunlaşmış bir şekilde ilerlemekte devam etmiştir; Kırımî Abdullah Efendi ile sair birkaç hattat bu yüzyılın ikinci yarısında da yaşamışlardır.

On altıncı yüzyılın son yarısıyla on yedinci yüzyılda sülüs ve nesih yazısı gelişerek çok değerli hattatlar yetişip güzel yazılarıyla Şeyh Hamdullah mektebini ileri götürmüşlerdir; bu hattatlardan Sultan Ahmed Camii'nin yazılarını yazmış olan müderris ve kadı Diyarbakırlı Kasım Gubârî (vefatı 1034 H.-1624 M.) ile Şeyh Hamdullah'ın kızının oğlu Pir Mehmed (vefatı 988 H.-1580 M.) ve değerli talebeler yetiştiren ve asrının en büyük hattatı olan ve Üsküdar'daki eski Valide camiinin celî yazılarını ve Eyüp'te Feridun Bey türbesinin yanında kapı üzerindeki Âmentü'yü yazmış olan Üsküdarî Hasan bin Hamza (vefatı 1023 H.-1614 M.) ve bunun kıymetli talebesi Erzurumlu Halid (vefatı 1040 H.-1630 M.) ile Dördüncü Murat'ın nedimi ve aynı zamanda talik yazan hattatlardan Tıflî Ahmed Efendi ve Erzurumlu Halid'in talebelerinden olup yazıda Şeyh Hamdullah'ın tavrını muvaffakiyetle tatbik ederek sülüs ve nesihte bir devir açan Derviş Ali (vefatı 1084 H.-
1673 M.) ve yine Halid'in talebelerinden olup Yeni camiin yazılarıyla Ayasofya Camiindeki Allah, Muhammed ve Çiharyar levhalarını yazmış olan Tenekecizâde İbrahim Efendi (vefatı 1100 H.-1688 M.) meşhurdurlar. Bunlardan Hattat Kasım, pirinç tanesi üzerine yazı yazdığından dolayı Gubarî lakabını almış ve Üsküdarî Hasan da Hamdullah'ı muvaffakiyyetle taklid etmiştir.

Hattat Derviş Ali gençliğinde yeniçeri ocağında Karakullukçuluk (emir neferi) etmiş olup meşhur ocak ağalarından Kara Hasan oğlu Hüseyin Ağa'nın himayesini görmüştür; kırktan fazla mushaf ve pek çok en'am, evrad, kıt'a, murakka' yazmış olan Derviş Ali, Köprülü Fazıl Ahmet Paşa'ya da yazı hocalığı etmiş idi. Derviş Ali'nin en değerli talabesi sülüs ve nesih'te bir mekteb tesisine muvaffak olan İstanbullu Hafız Osman (vefatı 1110 H.-1698 M.) dır. Derviş Ali'nin, Hafız Osman'dan başka Suyolcuzâde Eyüplu Mustafa Efendi (vefatı 1097 H.-1686 M.) ve Ağakapalı İsmail Efendi (vefatı 1118 H.-1706 M.) gibi değerli talebeleri de vardır.

Hafız Osman hattı diye bugün de meraklıları tarafından yüksek değeriyle alınıp saklanan yazılar işte Derviş Ali talebesinden olan bu üstadındır; Hafız Osman Köprülüzâde Fazıl Mustafa Paşa dairesinden yetişmiştir; Hafız Osman, ihtiyarlığı zamanında Derviş Ali'ye intisab ettiği için daha sonra onun müsaadesiyle Suyolcuzâde Mustafa Efendi'den yazmış ve hattın inceliklerini de Erzurumlu Halid'in talebelerinden Nefeszâde Seyyid İsmail Efendi'den (vefatı 1090 H.-1679 M.) öğrenmiştir. Nefeszâde büyük üstadları Şeyh Hamdullah'ı muvaffakiyyetle taklit ettiği için Hafız Osman da bu suretle şeyhin hakiki üslûbunu elde etmiştir. Yukarıda adı geçen Ağakapılı İsmail Efendi, Hafız Osman hakkında :
-"Hattı biz bildik Osman Efendi'miz yazdı" demiş ve vefat ettiği zaman kendisinde çok takdir ettiği Hafız Osman'ın bir hayli yazıları bulunmuştur.

II. Sultan Mustafa, Hafız Osman'ın talebelerinden olup yazısı güzeldi; yazılarında (Derviş Mustafa Âl-i Osman) ketebesini koyarmış. Bu pâdişâh, yazacağı bir levhanın resmini ve istifini evvelâ hocasına çizdirdikten sonra ona göre yazardı; kendi hattıyla olan bir besmele ile bir ayet yazısını gümüş bir muhafaza içerisine koydurup hediye olarak İran şahına göndermiştir.

Sünbüliye tarikatine müntesib bulunan Hafız Osman Efendi Aklâm-ı sitte denilen altı tarz yazıda şeyhten sonra gelen bir üstaddı; pazar ve çarşamba günleri biri fakir yazı heveslilerine ve diğeri vakitleri müsaid heveslilere olmak üzere haftada iki gün talebelerine yazı dersi verirdi; Hafız Osman Efendi yirmi mushaf yazmış ve kırk sene yazı meşk eylemiş yani yazı hocalığı etmiştir. On sekizinci asra şeref vermiş olan hattatlardan Yedikuleli Emîr diye meşhur olan Seyyid Abdullah Efendi Hafız Osman'ın en yüksek talebelerinden ve Hamdullah mektebini yürütenlerdendir.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz