Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Halid Fahri Ozansoy
Doğu Siyaseti
Türk ve Bizanslı olmak
Eyâlet Merkezi
Avrupa Siyaseti
Eğitim Alanında Tanzimat
Ahmed Reşîd Rey
Anadolu Beylikleri Germiyanoğulları Beyliği
Ermeni Sorunu
Sunîzâde Mehmed Emin Efendi

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

XVII. Yüzyılın Önemli Mimarî Eserleri

Bu asrın başlarındaki mimarî eserlerin en önemlisi I. Sultan Ahmed Camii ile aynı asır ortalarında yapılan Eminönü'nde Yenicami dediğimiz IV. Mehmet'in validesi Hatice Turhan Sultan Camii'dir.

Sultan I. Ahmet, Zitvatoruk muahedesi'ni yapıp Celâli isyanlarını da bastırdıktan sonra bir cami yaptırmayı arzu etmiş, evvela Eminönü'nde temelleri yükselmiş olan camii tamamlamak istemiş ise de (Vekayi-i tarihiyye, s. 152, 153.) sonra vazgeçmiş ve kendisine Ayasofya'da önce Rüstem Paşa Sarayının bulunduğu yer teklif edilmiştir. Pâdişâh burasının yüksek, havadar ve saraya yakın olduğunu fakat orada sık bir halde evler ve dükkânlar bulunup bina levazımatıyla yolların kapanarak halkın uzun zaman zor duruma düşeceklerini ve bir cami yapayım derken birçok kalbin kırılacağını söyleyerek başka bir yer arattırmış ve Atmeydanı'nın kıble tarafında Ayşe Sultan'ın mülkü olan yeri -ki Ahmed Paşa Sarayı da denilirdi- münasib görüp otuz bin altın vererek burasını ve Sokullu sarayını ve Atmeydanı'ndaki eski Aslanhane ile miri anbarı ve bazı dükkânları (vekayi-i tarihiyye) satın almış ve yanındaki Mehmed Paşa sarayı ile bazı konakları da istimlâk ettirmiştir. Camiin inşasına 1018 Recebinin dokuzuncu günü (1609 Kasım 7) başlanmış 2 ve pâdişâh terleyinceye kadar temel kazmıştır. Camiin açılış resmi 1026 senesi Cemaziyelâhirin dördüncü günü (1617 Haziran 9) yapılmıştır; camiin mimarı kassa mimarbaşısı Mehmed Ağa'dır. Mehmed Ağa, Sinan üslûbundan bazı noktalarda ayrılmıştır.

Sultanahmet Camii

Sultan Ahmed Camii ile, camiye bitişik Kasr-ı hümayun, hastahane türbe, mekteb, sebil, odalar, dükkânlar ve büyük bir han ile beraber bütün inşaatın hepsi 1026 Zilkadesinde (1617 Kasım) sona ermiştir. Bu camiin çinileri türü itibariyle fevkalâde olup tezyini hususiyetleri cihetinden başta gelmiştir. Cami hakkında Evliya Çelebi'de epey malûmat vardır.

Yine istanbul'da on yedinci asırdaki mimarî eserlerimizin en güzellerinden biri de şimdi Yenicami denilen Valide Turhan Sultan Camii'dir. Dördüncü Mehmet'in validesi bir cami yaptırmak istemiş bunun üzerine Mimarbaşı Mustafa Ağa'nın arzetmesi ve sadrâzam Köprülü Mehmet Paşa'nın tavsiyesiyle evvelce Üçüncü Mehmet'in validesi Safiye Sultan tarafından 1006 H.-1597 M. de başlattırılarak pencerelerine kadar yapıldıktan sonra pâdişâhın vefatı ve Safiye Sultan'ın Eskisaray'a nakliyle terkedilen Eminöreü'ndeki mahalle yapılması münasip görülmüştür.

Bu karar üzerine Eskicami mahallinin etrafındaki Yahudi evleri istimlâk edilip bunlar Balat taraflarına naklolunarak istimlâk edilen evler yıktırılıp bugün azametiyle gördüğümüz cami ile arkasındaki türbesi darülkurra (İş Bankası'nın bulunduğu yerde idi) mektep, Mısır çarşısı ve cami avlusuna açılan iki kapı yanında birer sebil (İş Bankası'nın yanındaki köşede olup vakıf suları satılmaktadır) ve Muvakkıthane ve deniz tarafına bakan bir kasr yapılmıştır.

Bugün de Mısır Çarşısı dediğimiz çarşı bu camiin vakıflarından olup Mısır'dan ve Mısır vasıtasıyla Yemen ve Hindistan'dan getirilen şeker, pamuk, baharat gibi eşyanın burada satılarak bu satıştan müesseseye bir miktar para tedariki muvafık görülerek vakfiyesine kaydedilmiş ve satılan şeylerin Mısır'dan veya Mısır yoluyla gelmesinden dolayı bu çarşı, Mısır Çarşısı adıyla şöhret bulmuştur.

Klâsik mimarimizin sonuncularından olan Yenicami veya Valide Camii Osmanlı mimarisinin şaheserlerindendir. Camiin yapılmasına 1071 Zilkade 25 ve 1661 Temmuz'da başlanmış ve 1076 başlarında (1665 Ağustos) yapılması biterek 20 Rebiulevvel ve 30 Eylül'de pâdişâh ve validesinin huzurlarıyla açılarak ilk cuma namazı kılınmıştır; verilen bahşişlerle beraber camiin inşasına üç bin seksen kese akçe sarf edilmiştir. O tarihlerde bir kese beş yüz ve kırk bin akçe bir kese ve seksen akçe bir kuruş idi; şu halde camiin yapılmasına bir buçuk milyon kuruş gitmiş oluyor ki zamanına göre mühim bir para idi, camiin bütün yazılarını meşhur hattatlardan Tenekecizâde İbrahim Efendi yazmıştır. Camiin çinileri İznik'te yapılmıştır.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz