Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Osmanlı Eyalet Askerleri
Kadı-zâdeliler veya Fakılar
Cervantes
II. Bayezid'in Şahsiyeti
Garp Ocakları Donanması
Benderli Ali Paşa
Osmanlı Camileri
Namık Kemal
XV. Yüzyıl Ortalarından XVI. Yüzyıl Ortalarına Kadar Osmanlı-Lehistan İlişkileri
Yıldırım Bayezid Dönemine Kadar Osmanlı - Sırp İlişkileri

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

XVIII. Asırda Osmanlı Mimarisi

XVII. asır başlarından itibaren, klâsik Mimari Sinan mektebinden ayrılmaya başlayan Osmanlı mimarisi, Sultan Ahmed Camii ile yeni bir şekil almaya başlamıştı. XVIII. yüzyılda Mimar Sinan mimarisi ile ona yakın olarak yapılmış, olan Türk mimarî tarzı ağır başlılık ve sadelikten uzaklaşıp, Selçuk ve İran mimarilerinde olduğu gibi, o tarihlere kadar görülmeyen ve devrin zevkine göre gül, lâle, kâse içinde yemişler yapılmak suretiyle süslü bir şekilde yapılır olmuştur.

Bu asırdaki yeni tarz mimarimizin başlıca eserleri Bab-ı hümâyun karşısındaki Sultan Ahmed sebil ve çeşmesi ile Azapkapı ve Bereketzâde çeşmeleri Tophane'de ve Üsküdar'da iskele meydanındaki çeşmelerdir.

XVIII. asırda Osmanlılardaki fikir hayatı Batı'ya meylettiği sırada mimarî sanatı da bu asır ortalarından itibaren yakın temas ve sanatkârların İstanbul'a gelmeleri neticesinde Batı'yı taklid yollu bir istikamet almış olduğundan, Avrupa'daki Barok mimarisine ait eserler bizde de görülmeye başlamış, fakat Türk sanatkârları millî bünyeden de buna ilâveler yaparak tam taklit olmaktan kurtarmışlardır. Üsküdar çarşısındaki Yeni Valide Camii klâsik mimariden kısmen ayrılmakla, yani mimarî usulümüzün sönmeye yüz tutmasıyla beraber eski hüviyetini tamamıyla kaybetmemiştir.

Barok mimarisine göre yapılan eserlerin başlıcaları, 1169 H.-1756 M.'da açılış töreni yapılan Nuri Osmaniye Camii ve 1177 H. - 1763 M. de III. Mustafa tarafından inşa ettirilen Lâleli Camii ve yine aynı hükümdar tarafından zelzeleden sonra 1184 H. - 1770 M.'te son bulan Fatih Camii ile evvelce I. Abdülhamid imaretinin köşesinde iken oraya Vakıf hanının yapılması üzerine Soğukçeşme'de park kapısının karşısına nakledilmiş olan sebil ve çeşme, Üsküdar'da III. Selim tarafından nizam-ı cedid askeri için yaptırılan Selimiye kışlası ile cami ve 1147 H.-1734 M. de Hekimoğlu Ali Paşa'nın yaptırdığı cami bu tarz mimaridendir.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz