Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
SULTAN III. SELİM'İN DUASI
Zekeriyazâde Şeyhülislam Yahya Efendi
Eyâlet Merkezi
Osmanlı Devleti'nin Kuruluşu-3
Veliyyüddin Efendi
Osmanlı Sadrazamları
XVIII. Yüzyıldaki Osmanlı Şeyhülislamları
Kanuni Sultan Süleyman
Silâhtar Seyyid Mehmet Paşa
XVI. Yüzyıl Ortalarına Kadarki Eyâletler

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

XVIII. Yüzyıl Başından Ortasına Kadar İlmî ve Sosyal Müesseseler

XVIII. asrın birinci yarısı, Pâdişâh ve devlet adamları tarafından yaptırılmış olan ilmî ve sosyal müesseseler itibariyle de zikre şayandır; II. Sultan Mustafa'nın hocası meşhur Seyyid Feyzullah Efendi Fatih'te yaptırmış olduğu bir medrese ile değerli ve nadide kitapları havi bir kütüphane tesis ettiği gibi sadrâzam Amcazâde Hüzeyin Paşa da Saraçhane başında Feyzullah Efendi medresesine yakın bir medrese ile kütüphane ve çeşme yaptırmıştır. Sadrâzam Rami Mehmet Paşa'nın Eyüp'te Nişancı camii yanında bir mektebi ile altında bir çeşmesi görülüyor; Varadin'de şehid olan Damat Ali Paşa ilim ve fazilet sahibi bir zat olup tedarik ettiği kitaplarla bir kütüphane vücuda getirilmiştir.

III. Sultan Ahmet, birisini Yeni saray (Topkapı sarayı)'da Enderunlular için ve diğeri Valide camii (Yenicami) muvakkithanesi karşısında halk için iki kütüphane tesis etmiştir.

Yeni matbaanın kurulması ve neşriyat ile genişlemeye yüz tutan irfan hayatı bilhassa istikbal için çok faydalı olmuştur. III. Ahmet'in damadı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa kendi doğum yeri olan Muşkara köyünü cami, medrese, imaret, çeşme, hamam gibi ilmî ve sosyal müesseselerle ihya ederek buraya hariçten, aşiretlerden nüfuz naklettirip Muşkara'yı şehir haline sokmuş ve Nevşehir adını verdiği gibi zevcesi Fatma Sultan'la müşterek olarak da İstanbul'da Şehzadebaşı tarafında kütüphane, darülhadis ve sebil vücuda getirmişlerdir.

I. Sultan Mahmut 1153 H.(1740)'de Sarayın hazine odasında mevcut olup istifade edilmeyen pek nefis bir hayli kıymetli eseri Ayasofya Camii'nin içinde tesis etmiş olduğu kütüphaneye neklettirdiği gibi bu münasebetle devlet ricalinin hediye ettiği kitapları da buraya koydurmuştu ki kütüphane mevcudu bu suretle dört bin cildi bulmakta idi; bunlardan başka bu kütüphaneye meşhur hattatlardan Yakut-ı Musta'sımî, Şeyh Hamdullah ve Hafız Osman hatlarıyla Mushaflar da konmuştur; yine burada biri Halife Osman diğeri imam Ali'ye ait oldukları söylenen iki Kur'an-ı kerim de vardır; I. Mahmut İstanbul'daki bu kütüphanesi masrafına karşılık olarak İstanbul'da Çiftehamam'ı (Cağaloğlu Hamamı'nı) yaptırıp vakfetmiştir. I. Mahmut Enderun'da Revan odasında da bir kütüphane tesis eylemiştir. Yine I. Mahmut Ayasofya'ya bitişik olarak sarayın bâb-ı hümâyun tarafında bir imaret yaptırarak 23 Zilkade 1155'de kendisinin de huzuruyla açılış töreni yapılmıştır. Yine bu pâdişâh amcasının Tophane çeşmesini kendisine mal etmişti. Kendisi de Nur-ı Osmaniye Camii'ni yaptırıp henüz ikmal edilmeden vefat ettiğinden kardeşi III. Osman onu ikmal ile "henüz namaz kılınmayan mescid emlâk hükmündedir" diye kabullenip kendi adına olarak Nur-ı Osmanî demiştir.

I. Sultan Mahmut 1156 H. (1743 M.)'de Fatih Camii yanında bir Buharî-hâne ve bir de kütüphane tesis ve Belgrat'ta da bir kütüphane vücuda getirmiş ve oraya da kıymetli kitap lar göndermiştir. Yine bu hükümdar vefatından bir buçuk ay evvel 2 Muharrem 1168 (19 Ekim 1754)'de Galatasaray'ı ocağında yaptırmış olduğu kütüphaneye de saraydan kitaplar gönderip açılış töreni münasebetiyle kütüphanenin iki tarafına yaptırılmış olan çeşmelerin hazinelerine şekerli şerbet koydurup halka içirmiştir.

Türkiye'de matbaanın kurulması, kâğıt ihtiyacını arttırmıştı; İbrahim Müteferrika'dan sonra ikinci defa açılan matbaada basılacak eserler için fazlaca kâğıda lüzum vardı, hariçten gelen kâğıt ihtiyacının da mümkün mertebe tahdidi için bir kâğıt fabrikasının tesisi düşünülerek bunun Yalova'da açılmasına karar verildi (1159 H./1746 M.).

Memleket irfanına hizmet olmak üzere böyle bir eser bırakmayı arzu eden I. Mahmut, Yalakabad yani Yalova naibine göndermiş olduğu fermanda "işbu eser-i hidivânem âlemde yadigâr kalsın" diyerek kâğıt fabrikasının mutlak surette açılmasını istemişti. Yalova kâğıt fabrikası Harkderesi üzerinde Çardaklı mevkii'nde bina edilmiş ve kâğıt için Avrupa'dan üstatlar getirilmiştir. Yalova fabrikası bu uzmanlar sayesinde Avrupa'da meşhur olan arslan damgalı kâğıtlar gibi aynı kalitede kâğıtlar yapmıştır.

Tophane ve Fındıklı taraflarının susuzluğunu nazar-ı dikkate alan III. Ahmet, Tophane'ye dört saat mesafede olan Bahçeköyü'nden su getirtmek için şimdiki Taksim mevkiinde bir maksim (savak) yaptırmış ise de arzusuna muvaffak olmadan saltanattan çekilmesi üzerine bu işi yeğeni I. Mahmut ikmal etmiş ve bunun kendi himmetiyle tamamlanmasından dolayı amcasının sekiz musluklu Tophane çeşmesini de kendisinin ikmalinden dolayı kendi adına kitabelemiştir.

Bu suyun gelmesi münasebetiyle önce maksimden çeşmelere su salmak pâdişâha ait olduğundan 1145 senesi başlarında pâdişâh bunu bizzat yapmıştır. Bu suyun dağıtım yerinin Taksim mevkiinde olması sebebiyle Galata, Kasımpaşa, Dolmabahçe ve Beşiktaş'ta bundan istifade ederek bu sayede bu semtler ihya edildi ve derhal Valide Sultan Azap kapısında, sadrâzam Hekimoğlu Ali Paşa Kabataş'ta Çizmeciler tekkesi denilen kalabalık bir semtte, kızlar ağası Hacı Bekir Ağa Fındıklı'da Yahya Reis mahallesi'nde, Nişancı Köprülüzâde Ahmed Paşa Fındıklı'da Kazancıbaşı mahallesi'nde, Yeniçeri ağası İsmail Paşa'nın Tepebaşı'nda Aynalı mevkii'nde, Defterdar İzzet Ali Paşa Kasımpaşa'da Selkapısında, Anadolu Kazaskeri Şeyhzâde Mehmed Efendi yine Kasımpaşa'da Karanlık mescid kurbinde, silahtar Yakup ağa Kasımpaşa'da Yahya kethüda mahallesi'nde, ve vezir-i âzamın damadı birinci İmrahor Yahya Ağa (Paşa) Galata'da Kürkçükapısı'nda ve Valide kethüdası Osman Ağa Tophanede Tomtom mahallesi'nde ve Sadr-ı âzam kethüdası Köle Ahmed Ağa (Paşa) Beyoğlunda Ağa mahallesi'nde ve Reisülküttab İsmail Efendi Kurşunlu mahzen'de ve Defterdar Mehmed Efendinin Kule kapısı'nda yaptırmış oldukları çeşmelere buradan sular verilerek bir anda bu semtler suya kavuşmuştur.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz