Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
XVIII. Asırdaki Osmanlı Hattatları
Boşnak Hüsrev Paşa
Tulumcuzâde Abdurrahman Efendi
Doğu ve Batı Fikir Hayatına Dair Birkaç Söz
Hacı İvaz Mehmet Paşa
Kaynakça - Bibliyografya
Fatih Sultan
Kayıkçı Kul Mustafa
Yayalar ve Yörükler
Mercidabık Savaşı

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

XVIII. Yüzyılda Melibar (Malabar) Sultanları ile İlişkiler

Melibar veya Malabar, Batı Hindistan'ın güneyine doğru uzanan büyük bir ülkenin adı olup, burada bir İslâm hükümdarlığı vardı. Hangi tarihte kurulduğu bilinmeyen bu devletin hükümdarı Sultan Ali Raca'dan, 1191 H. -1777 M.'de Hacı Ali adındaki bir elçi ile Arapça bir nâme gelmiştir.

Sultan Ali bu nâmesinde, Mecusîlerle muharebe ettiğini beyan ile ekonomik yönden sıkıntıda olduğu için İslamların halifesi olan Osmanlı hükümdarından 100,000 altın istemiş ve hediye olarak da iki fil göndermiştir. Malabar elçisi Süveyş, Mısır ve İskenderiye yoluyla gelmiştir. Yolda fillerden birisi telef olup diğeri İstanbul'a getirilmiş ve padişah tarafından görüldükten sonra Divanyolundaki Fazlı paşa sarayına konulmuştur.

Sultan Ali Raca, nâmesinde 240 sene evvel (yani XVI. asır ortası) Osmanlı hükümetinin bu tarafa yardım edip Yusuf ve Hüseyin isimlerinde iki kaptan maiyyeti ile iki gemi ve malzeme gönderildiğini ve 40 seneden beri müşriklerin taarruzları sebebiyle, kendisinin 1188 H. - 1774 M. tarihine kadar bunlarla muharebe ettiyse de hazinesine darlık geldiğini beyan etmekte idi. Osmanlı devleti, Kaynarca antlaşmasıyla harbden yeni çıkarak, bu sırada Kırım ve Irak meseleleriyle uğraşmakta olduğundan ve kendisi yardıma muhtaç olduğundan, Malabar sultanının bu müracaatından bir netice çıkmadı ve elçisi geldiği yoldan avdet edip gemi ücretini hükümet verdi.

Sultan Ali Raca'nın yerine hükümdar olan kız kardeşi Bibî Sultan tarafından yine Mısır yoluyla gönderilen 1194 H.-1780 M. tarihli nâmede, kendilerine İngiliz ve Portekizliler tarafından baskı uygulandığı beyan olunarak yardım istenmişti. Hükümet, mesafenin uzaklığı sebebiyle yardım edemeyeceğini, fakat kendilerine saldırılmaması için İngiltere hükümetine tavsiyede bulunacağını yazmak suretiyle sudan bir cevap vermiştir.

Bibî Sultan tarafından gelen 1198 H. - 1784 M. tarihli Arapça diğer bir nâmede, bir sene evvel, yani 1197 de mecusîlerle muharebe edilip yendikleri ve Müslümanların aman dilemelerine rağmen ahidlerinde durmadıkları ve hazineyi ve memleketi soydukları beyan edilerek Müslümanların İngiliz nüfuzu altına düştükleri yazılıyor ve Osmanlı pâdişâhının İngiltere kralına müracaat ederek İngilizlerin Müslümanlara âit yerlerden el çekeceklerinin ümid edildiği arz olunuyordu.

Bibî Sultan'in bu müracaatı üzerine, keyfiyet bir kısa yazı ile pâdişâha arzedilmiş ve bir cevap hazırlanması emrolunmuş ise de, tabiî olumlu bir netice hasıl olmamıştır.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz