Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Sâdullah Paşa
XVIII. Yüzyılda Osmanlı Donanması
Rıza Tevfik
Tarihte Mart Ayı Olayları
ETNİK-İ ETERYA
Kütahya Lala Hüseyin Paşa Camii
Arabacı Kadı Ali Paşa
Atatürk'e darbeyi Amerika mı önledi?
Bıyıklı Ali Paşa
Benderli Ali Paşa

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

XVIII. Yüzyılda Osmanlı-Venedik İlişkileri

Karlofça antlaşmasından (1699) sonra büyük elçi olarak Lorenzo Sarenza adında bir Venedik balyoz'ı geldi ve 12 Cemaziyelevvel 1111 ve 14 Kasım 1699'da pâdişâh tarafından kabul olundu. Büyükelçi muvakkat ve şarta bağlı olan antlaşmayı tasdik ettirdikten başka 16 maddelik olan bu antlaşma hükümlerini genişletmeye de muvaffak oldu ve bu suretle 16 seneden beri kesilmiş olan ilişkiler bu tarihten itibaren yeniden başladı ve arkadan daimî olan Venedik elçisi de geldi.

Venedik'le olan ilişkiler cumhuriyetin bazı münasebetsiz hareketlerine rağmen Damat Ali paşa'nın (Şehit Ali Paşa) sadaretine kadar iyi olarak devam etmişti. Yani daimî elçi Askanio Cüstinyani'nin yerine gelen Moceniko III. Ahmet'in cülusunu tebrik ettiği gibi daha sonra 1706 Haziranında lstanbul'a gelen elçi Ruzzini de her padişah cülusunda yenilenmesi kanun olan Venedik antlaşmasını yenilemişti.

Damat Ali Paşa sadaretine yaklaşan eden senelerde Venediklilerin Karadağ âsilerini teşvik ve himayelerine rağmen Rus harbiyle meşgul olan Osmanlı hükümeti bu tarafa göz yummaya mecbur olmuştu. Damat Ali Paşa, Ruslarla anlaştıktan sonra Venedik'e savaş açarak beş haftada Mora'yı geri almaya muvaffak olmuştu (1715 Ekim).

Mora'nın geri alınması, Venedik'in müttefiki olan Avusturya ile muharebeyi husule getirdi. İki taraf arasında vukua gelen muharebe İngiltere ve Felemenk devletlerinin aracılığıyla sona erdi; 1130 H. - 1718 M.'de aktedilen Pasarofça muahedesi Vene-di/c'e de teşmil olundu. Mora yarımadası Venedik'e iade olunmadı ise de cumhuriyet Dalmaçya, Hersek ve Karheli taraflarında işgal ettiği bazı yerlerin ilhakiyle tatmin olundu.
Bu tarihten sonra ehemmiyetsiz bazı hâdiseler müstesna olarak Venedik ile hiçbir mücadele olmamıştır.

1733'te Venedik Balyosu yani elçisi Emmo'nun yerine Simon Kantereni gelerek Pasarofça antlaşmasını yeniledi (1733 Mayıs). Avrupa'da çok sayıdaki savaşlar dolayısıyla siyasî vaziyetin değişmesi ve ticaret yolunun İskenderiye ve Kızıldeniz üzerinden yapılmaması aşamalı surette Venedik nüfuzunu baltalamış olduğundan ve bundan başka Venediklilere rakib olan ingiltere, İspanya ve Fransa arasındaki sömürge mücadeleleri de bu konuyla bağlantılı olduğundan bu XVIII. asrın ikinci yarısında Venedik cumhuriyeti bütün bütün önemini kaybetmiş ve fakirleşmişti; buna rağmen Osmanlı hükümeti protokol îcabı olarak Venedik cumhuriyetini eskisi gibi birinci safta tutmuştur. İşte bu suretle Venedik cumhuriyeti, elindeki yerler, 17 Ekim 1797 (1212 Cemaziyelâhır iptidaları) da Kampoformiyo barışı ile Fransa ile Avusturya arasında taksim edilinciye kadar Osmanlı-Venedik münasebetleri dostça devam etmiştir.

İstanbul'daki daimî Venedik elçilerinin belirli müddetleri üç sene idi; bu müddeti dolduran elçi memleketine dönerek yerine yenisi gelirdi. Bu elçilerin Osmanlı siyasî ve dahilî olaylarına dair kendi hükümetlerine göndermiş oldukları raporlar pek mühim ve kıymetli olup tercümeleri gereklidir. Müddetini bitirip memleketine dönen Venedik balyosu ile birlikte tersane zindanında veya donanmada bulunan Venedik esirlerinden ikisi Venedik hükümetine bir güzellik olarak serbest bırakılırdı.

İstanbul'a gelen yabancı elçilerinden yalnız Venedik elçisi harem-i hümâyuna hediye takdim ederdi; yeni elçi nâmesini pâdişâha takdim ettikten bir hafta sonra serkâtibi, hazinedarı ve baş ve ikinci tercümanları vasıtasıyla harem-i hümâyuna takdim edilecek hediyeleri evvelâ Bab-ı âli'ye yani Paşakapısı'na gönderirdi. Hediyeler buradan alınarak teşrifatçı, telhisci ve divan-ı hümâyun tercümanı vasıtası ile Soğukçeşme kapısından gidilmek suretiyle Ortakapı'ya götürülür ve Kızlar kapısında Darüssaade ağası tarafından teslim alınırdı. Elçi ayrıca vezir-i âzamın haremine de hediye verirdi.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz