Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
XV. Yüzyıl Ortalarından XVI. Yüzyıl Ortalarına Kadar Osmanlılardaki İmaretler
Kaynakça - Bibliyografya
Bolulu İzzet Mehmet Paşa
Yavuz Ali Paşa
XVI. Yüzyıl Ortalarından XVII. Yüzyıl Sonuna Kadar Beşliler
Pirî Mehmet Paşa
Bir Yeni Osmanlı'nın gözüyle Yeni Osmanlılar
Divan-ı Hümâyun
XV Yüzyıl Ortalarından XVI. Yüzyıl Ortalarına Kadar Geri Hizmet Birlikleri
Öküz Mehmet Paşa

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Yıldırım Bayezid Dönemine Kadar Osmanlı - Bulgar İlişkileri

Türklerle aynı kökten olup İslâv kültürünü kabul etmiş olan Bulgarlar 5. asırda Ural havzasından Tuna kenarına gelerek bir devlet kurmuşlar ve Asparuh adındaki kral zamanında Mızya'ya kadar hudutlarını genişletmişler ve İslavlaşarak Hıristiyanlığı kabul etmişlerdi.

Bir zamanlar Bizanslıların nüfuzu altına girmiş olan Bulgarlar 1186'da Romanya'da büyümüş olan Bulgar Boyarlarından Petro (Kolo Piyer) ve Asen isimlerinde iki kardeşin Romenlerin de gayretiyle Bulgar - Ulah Devletini kurmuşlardı. Yeni krallığın merkezi Tırnova idi. Bu iki kardeşten 1196'da evvelâ Piyer ve sonra Asen Rumların entrikalariyle katledildiler; nihayet bu devlet Jan Asen'in 1241 de ölümü üzerine dahilî mücadeleler yüzünden zayıf düşmüş, evvelce Trakya ve Makedonya'yı işgal etmiş olan Bulgar-Ulah Devleti, mücadeleler yüzünden bu iki mıntıkayı İznik Rum İmparatorluğu'na terke mecbur olmuştu.

Bulgar Çarı Svetslav, Bizans'ın zaafından istifade ile 1301'de Karadeniz bölgesindeki yerlere tecavüz ederek Tuna nehrinden denize kadar olan Yanbolu, Misivri, Ahyolu ve Süzebolu'ya almıştı. Bulgarlar, Bizans'taki taç kavgaları esnasında Genç Andronikos tarafını tutmuşlar ve Sırplar da İhtiyar Andronikos 'a yardım etmişlerdi.

Svetslav'dan sonra çar sülâlesi tükenmeye başlamış ve Boyarlardan, Bulgar krallığına seçilmiş edilmiş olan Vidin prensi Mihail bir zaman İstanbul'u almak hülyasiyle uğraşmış ve nihayet 1330 haziranda Sırplarla yaptığı Velboj (Köstendil) muharebesinde mağlup ve maktul düşmüştür.

Çar Mihail'in ölümünden sonra galip gelen Sırp kralı İstefan Uroş, derhal, Mihail'in eski karısı ve kendisinin kız kardeşi olan Anna'yı Bulgarlar'ın hükümet merkezi olan Tırnova'ya getirterek onun oğlu ve kendisinin yeğeni ikinci Şişman'ı kral ilân ettirmiş ve Mihail'in yeni karısı ve Bizans İmparatoru'nun kızı olan Teodora'yı kaçırmıştır.

Dayısı İstefan Uroş'un gayretiyle kral olan II. Şişman zamanında Bulgaristan'da karışıklık devam etti, Emine Balkanının güneyindeki bazı şehirler yani evvelce Bizanslılardan alınmış olan Yanbolu, Aydos, Ahyolu, Misivri yine onların eline geçmişti. Bu karışıklık esnasında bizzat Boyarlar tarafından yapılan bir ayaklanma neticesinde Şişman ile validesi kaçırıldı ve maktul Çar Mihal'in yeğeni ve Ulah prensi İvanko Basaraba'nın damadı olan İvan Aleksandr, Çar seçilerek Asen lâkabını aldı (1331).

İvan Aleksandr, Sırplarla iyi geçinmek istedi ve kız kardeşini Sırp kralı İstefan Duşan'a verdi; 1333'de Bizanslılara galebe çalarak onların eline geçmiş olan yukarıda adları geçen şehirleri geri aldı ve büyük oğlu Mihal Asen'i de imparatorun kıziyle evlendirdi.

Osmanlılar Rumeli'ye geçtikleri sırada, Bulgar çarlığında İvan Aleksandr Asen bulunuyordu. Türkler tarafından Edirne ile Filibe'nin zabtı Bizanslılara karşı büyük bir darbe olduğu gibi Bulgarları da endişeye sevketmişti; hattâ bundan dolayı harekete geçen Aleksandr, 1362 ile 1363 arasında Osmanlıların zabtettikleri Kırkkilise (Kırklareli), Midye, Pınarhisar ile Vize'yi geri almağa muvaffak olmuştu. Mücadeleci olan Çar Aleksandr'ın Osmanlılarla uğraşacağı anlaşılıyordu; Fakat 1365 tarihinde ölümü, Bulgaristan istilâsını kolaylaştırmıştı.

Aleksandr ölür ölmez Bulgar devleti parçalandı; Aleksandr'ın bazı Osmanlı tarihlerinde Sosmanos da denilen küçük oğlu ve veliahdı Şişman, devlet merkezi olan Tırnova ile Silistre, Niğebolu, Yanbolu, Sofya yani kısmen Tuna boyunda ve Orta ve Güney Bulgaristan ve Trakya'da Osmanlıların işgaline uğrayan yerlere sahip bulunup Çar unvanını almıştı.

Aleksandr'ın, Eflâk prensesi olan ilk karısından doğan ve Şişman'dan büyük olan diğer oğlu İvan Stratişimir'in merkezi Vidin olup müstakil bir halde idi. Bu, Batı Bulgaristan'da bazı yerlere sahip bulunuyordu. Aleksandr'ın oğlu olmayan fakat yine Bulgar despotlarından bulunan Dobrotiç ise Varna'dan kuzeye doğru Dobrice taraflarında hükümet sürmekte olup merkezi bir aralık Varna idi. Bu üç prenslikten başka Doğu Makedonya'nın kuzey kısmı ise müstakil surette aslen Sırp hanedanından olan Prens Kostantin tarafından idare edilmekte idi; bunun merkezi Velbuzd olup sonra buraya kendi adına göre Köstendil denilmişti.

Osmanlı istilâsı sırasında birbirlerine düşman olan Aleksandr'ın çocuklarında bir mukavemet cephesi görülmüyordu; bunlardan en büyük hisseyi Şişman almış olduğu gibi devlet merkezi de onun elinde bulunuyordu; bu hanedanın beşiği olan Vidin, her ne kadar Stratişimir'e düşmüşse de bu, büyük bir parçaya sahip olan ve babası tarafından veliahdlığa lâyık görülen kardeşine karşı haset ediyordu; hattâ Stratişimir, Osmanlı hâkimiyetini kabul ile biraderi Şişman'a karşı kayın biraderi Eflâk prensi Layko (Vladislav) ile, damadı Bosna kralı Tvartko'ya güvenmiş, Şişman'ın elinden Sofya'yı almış ve yine biraderi ile mücadelesinde Osmanlılarla da anlaşmak istemişti; fakat bu ittifakın akdinden evvel Balkanlara göz dikmiş olan Macar kralı Layoş (Ludvig) buralara inmek için 1365 yazında Stratişimir'in elinde bulunan Vidin şehrini almış ve kral ile ailesini esir ederek Hırvatistan'a yolladıktan sonra Vidin'in muhafazasını da Erdel voyvodası Dionisiüs'e havale etmişti. Bundan başka mutaassıp bir Katolik olan Macar kralı bura halkını Katolik yapmak için zorlamış ve iki yüz bin Bulgarı, Ortodoksluktan çıkarıp zorla katolik yaptırmıştı; Bulgaristan'a gelen rahiplerin mezalimi korkunç bir şekil aldığından bu vaziyetin devamına artık tahammül edemeyen Batı Bulgarları, 1369'da kral Şişman ile Eflâk prensini kendilerini kurtarmağa çağırdıklarından, Macarlar Vidin'den atılarak katolik rahipleri de katledilmişlerdi; fakat 1370'te Vidin'e giren Layoş bu harekete karşı müthiş surette intikam almıştı.

Vidin'in zaptı kralın yapacağı Haçlı Seferleri için mühim bir nokta idi. Daha sonraki tarihlerde Eflâk prensi Vladislav veya Layko'nun gayretiyle kurtarılan Vidin, Stratişimir'e verilmiş ve o da Macarların hâkimiyetini kabul ile Layko'nun kız kardeşinden doğan iki kızını Macar kralına rehin yollamıştı.

Çar Şişman, hükümdarlığından az sonra (1367'de) Osmanlılara karşı yardım istemek üzere Avrupa'ya gidip oradan dönen imparator Yuannis'i, -ihtimal ki onun makamına göz dikmiş olan Andronikos'un teşvikiyle— hapsetmiş, fakat imparator Yuannis'in dayısı Savua kontu Amadee, Fransız ve İtalyan şövalyeleri ve bir donanma ile 1366'da İstanbul'a hareket ederek 23 ağustosta Gelibolu'yu zaptetmiş ve sonra İstanbul'dan Karadeniz'e hareketle Süzebolu, Ahyolu ve Misivri’yi almış ve Varna üzerine yürüyüp orayı alamamış ise de Çar Şişman'la yaptığı mütareke ile Yuannis'i serbest bıraktırmıştı; yine aynı sene içinde (1367) Şişman, Türklerle birlik olarak Vidin üzerine saldırdıysa da Stratişimir'in kayınbiraderi Eflâk prensi Layko ile Macarlardan yardım görmesi üzerine geri atılmıştı.

Daha sonraki tarihlerde Eflâklılar, Şişman'ın idaresindeki Bulgaristan'ı tehdid ediyorlardı. Hattâ 1373'de Eflâk prensi Layko, Şişman'a aid olan Niğbolu'yı işgal etmişti. Güneyden Osmanlılar tarafından sıkıştırılmış olan Bulgarlar ise Trakya'daki yerlerden uzaklaştırılmışlardı. Yanbolu'nun Timurtaş Paşa tarafından zabtı üzerine Şişman, Osmanlı himayesini ve asker vermeği kabul eylemiş ve kız kardeşi Mara'yı Murat Hüdavendigara vermişti (Takribi tarih 1370). Şişman, Osmanlı hânedaniyle akraba olmasına rağmen, kat'i bir programla hareket eden Türklerin istilâsının önüne geçememiş, Eski Zağra alınmıştı (1371). Bundan başka Bulgaristan, iki kardeş arasında da mücadele sahnesi olmuştu; Stratişimir, elindeki yerlerin ruhanî idaresini Tırnova patrikliğinden ayırarak İstanbul patrikliğine bağlamıştı; bundan başka Stratişimir, 1371'de Şişman'ın elinden Sofya'yı almışsa da daha sonraları burayı terke mecbur olmuştu. Statişimir, biraderine karşı olan bu mücadelelerinde Eflâk prensinden yardım görüyordu.


Çandarlı-zâde Ali Paşa’nın Bulgaristan’ı alması

Artık istiklâline sahip olmayan Bulgaristan onu tekrar elde etmek için fırsat kolluyordu; o da bilhassa Türklere karşı yapılan Bosna, Sırp, Hırvat ve Arnavutluk ittifakına girmek istiyorsa da açıktan açığa bunu yapmağa cesaret edemiyordu; fakat Şişman'ın bu ittifaka girmek istediği ve zamanını beklediği Sultan Murad'ın gözünden kaçmadı; bunun üzerine Osmanlılarca, Ploşnik mağlûbiyetini müteakip Bulgarların ittifaka girip fiilî harekete geçmelerinden evvel Bulgaristan'ın işgaliyle bu devletin harp harici bırakılması münasip görülerek vezir-i âzam Çandarlı-zade Ali Paşa, otuz bin kişilik bir kuvvetle ve süratle Bulgaristan'a yürüdü (1388) ve Aydos yakınından Balkan'ı aştı. Timurtaş Paşa-zade Yahşi Bey tarafından bir baskınla Pravadi alındı; daha sonra Şumnu ile civarındaki kaleler elde edildi. Tırnova kısa bir dayanmadan sonra zabtedildi; kral Şişman, erzak ve mühimmatı yolunda olan ve müstahkem bulunan Niğbolu'ya. kapandı ve burada mukavemet gösterdi; buranın düşmesi uzun sürebilirdi. Ali Paşa, padişahı yardıma çağırdı; büyük bir ordu ile gelen Murad, Bulgar Çariyle anlaştı. Bu anlaşma mucibince birikmiş olan vergilerini verecek ve Silistre müstahkem kalesini teslim edecekti. Murad, dönünce Şişman, Silistre'yi vermek istemedi; fakat Şumnu ve geçitlerini henüz terk etmemiş olan Ali Paşa, yalnız Silistre'yi değil burasıyla beraber Rusçuk ile Niğbolu arasındaki yerleri de alarak Şişman'ı kayıtsız, şartsız teslim olmağa mecbur etti.

Kral, karısı ve çocuklarıyla beraber pâdişâhın karargâhına getirilerek affedilip tekrar vergiye bağlandı ve Tırnova ile beraber bir kısım yerlerine sahip oldu; fakat Rusçuk ve Silistre ve diğer bazı kaleleri Osmanlılar almışlardı; işte bu 1388 harekâtiyle Bulgarların iyice kolu kanadı kırıldığından Osmanlılar aleyhindeki Balkan ittifakına bilfiil dahil olamamışlardır.


Bulgaristan’ın Tamamen alınması

1392 senesinde Macar kralı Sigismund, Bulgarların hâmisi sıfatıyla ve kral Şişman'la gizli muhaberesi üzerine Bulgaristan'a gelmiş ise de mağlûp olarak çekilmişti; Şişman'ın bu vaziyetini haber alan Yıldırım Bayezid, ikinci bir taarruz vukuunda Bulgarların Macarlar'la beraber hareket edebileceklerini düşünerek bu kırallığı ortadan kaldırmağa karar verdi ve 1393'de büyük oğlu Süleyman Çelebi kumandasıyla sevk ettiği kuvvetler, üç ay kuşatmadan sonra 17 Temmuz'da Bulgar başkenti olan Tırnova yı aldılar. Bu arada Bulgar patriği de esir edildi. Şişman'ın âkibeti ise kesin olarak bilinmiyor. Osmanlıların, Bulgar krallığını tamamen ortadan kaldırmaları üç sene sonra vukua gelen Niğbolu muharebesi sebebiyle tam zamanında yapılmıştır. Kral Şişman'ın oğlu Aleksandr Müslüman olmuş ve sonra Yıldırım Bayezid tarafından birinci defa zabtedilen Samsun sencak beyliğine tâyin edilmiştir. Aleksandr, Saruhan (Manisa) sancak beyi bulunurken Şeyh Bedrettin'in adamlarından Börklüce Mustafa isyanını bastırmağa memur edilmiş ve muharebe esnasında maktul düşmüştür.

Bir Osmanlı vassalı olarak kalmış olan ihtiyar Stratişimir ise Niğbolu harbinden evvel Haçlılar tarafına geçip onlara sadakatle hizmet edeceğine yemin eylemişti. Niğholu zaferinden sonra Vidin artık doğrudan doğruya Türk idaresine alınmış ve Niğbolu'daki Türk sancak beyi Vidin'i kendisine merkez yapmıştır. Bu sırada Stratisimir'm oğlu Konstantin, Sırp despotu İstefan'ın yanına kaçarak 1422 senesinde orada ölmüştür.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz