Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Hacı Paşa
Kemal Reis ve Türk Denizciliğinin Gelişmesi
Sümmanî
Rüstem Paşa
Osmanlı Kültür ve Medeniyetinde Sosyal Hayat
Osmanlıının Büyük Değer Verdiği Şehir:Kudüs
Âşık Kerem
KAYI BOYU
Tarih
Ermenek Ulu Cami (Ulucami)

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Yıldırım Bayezid'in Oğlu Mustafa Çelebi Olayı

Sultan Yıldırım Bayezid'in oğullarından olup saltanat iddiasına kalktığı için bütün Osmanlı tarihlerinde maksad-ı mahsusla Düzme Mustafa denilen Mustafa Çelebi, babasıyla beraber onun yanında Ankara muharebesi’nde bulunmuştur. Bayezid esir düştükten sonra kendisiyle beraber ordu merkezinde bulunan Musa ile Mustafa'nın buldurulmasını Timur'dan rica etmiş ve bunlar aranmış. Zâfernâme'lere göre Musa Çelebi bulunmuş ise de Mustafa o araştırmada bulunamamış ve bundan dolayı kaybolduğuna hükmedilmişti. Halbuki Timur Ankara Muharebesi’ni müteakip etrafa göndermiş olduğu fetihnamelerde Bayezid'in iki oğlu ile esir edildiği yazıldığına göre Musa ile Mustafa'nın esir düştüğü anlaşılıyor; belki Mustafa, Bayezid'in Timur'dan oğullarının aratılması hakkındaki ricasından sonra bulunmuştur; nitekim Mustafa Çelebi'nin esir düşerek nice yıldan sonra avdet ettiğini Enverî'nin Düsturnâmesi'nden de öğreniyoruz.

Timur'la beraber Semerkand'a kadar götürülmüş olan Mustafa Çelebi, Timur'un ölümünden sonra esirlerin serbest bırakıldığı sırada o da serbest kalmış ve Anadolu'ya gelerek bir müddet Niğde'de Karamanoğlu memleketinde kaldıktan sonra Bizans İmparatoru'nun daha doğrusu Eflâk prensinin yanına gitmiş ve biraderi Çelebi Mehmed'e karşı yardım edilmesini istemiştir.

Mustafa Çelebi'nin Yıldırım'ın oğlu olduğunu anlamış olan imparator Manuel, onun da Osmanlı mülkünde hissedar olması için Bizans ümerasından iki kişiyi Çelebi Mehmed'e göndermiş ise de teklifi kabul edilmemiştir.


Mustafa Çelebi’nin İmparatorla Anlaşması

Kendi menfaatini gözönünde tutan imparator Manuel'in Çelebi Mehmed'e dost olup ona güya bir evlâd gözüyle baktığına dair olan teminatı vardı; fakat bu menfaatlere mukabildi. Filhakika İmparator, Çelebi Mehmed'in Musa Çelebi'ye karşı mücadelesinde ona destek olmuştu; çünkü Musa Çelebi İstanbul'u muhasara etmiş ve Selânik’i almak istemiş, onun üzerine Manuel, Çelebi Mehmed'le pazarlığa girişerek yaptığı anlaşma üzerine toprak elde ederek kendisine yardım etmişti.

Bu defa ise karşısına Yıldırım Bayezid'in oğullarından Mustafa Çelebi çıkarak imparatora Osmanlı ülkelerinden daha çok menfaat temin edeceğini vaad etmesi üzerine Manuel bu defa Mustafa Çelebi'yi ele almıştı. Bu sebeple 822 H./1419 M. de imparator tarafından Rumeli'ye gönderilmesi kararlaştırılan Mustafa Çelebi, ilk önce Eflâk tarafına sevkedilmiş; orada Eflâk prensinden hüsn-i kabul ve yardım görmüş ve bu sırada Niğbolu sancak beyi Aydınoğlu Cüneyd Bey hemen Eflâk'a giderek kendisine katılmıştı. Bunlar Eflâk kuvvetleri ve kendilerine uyan kuvvetlerle süratle Tesalya ve Selanik taraflarında faaliyete başlamışlardır; buna da sebep bir muvaffakiyetsizlik olursa Selanik kalesine kaçabilmelerini temin eylemekti.

Çelebi Mehmed, bu hâdiseyi haber alır almaz derhal harekete geçerek Selanik mıntıkasındaki muharebede Mustafa Çelebi'yi mağlûp etmiş ise de kendisini yakalayamamış ve o da Cüneyd ve bir miktar maiyyeti ile beraber Selanik kalesine iltica etmişlerdir. Çelebi Mehmed, Selanik valisi Laskaris Leontariüs'den Mustafa Çelebi'nin teslim edilmesini istediyse de vali imparatorun müsaadesini almadan bir şey yapamayacağını ve imparator ne emrederse öyle hareket edeceğini beyan ile özür dilemiştir.

Bunun üzerine pâdişâh İmparatora müracaat ile Mustafa'nın teslimini istedi. Manuel, Çelebi Mehmed'e gönderdiği nâmesinde :

"Sen benim evlâdım, ben de baban makamında olmayı kabul ederek ahdettik. Eğer ettiğin yemini tutmak istemiyorsan haksız olanları Allah'ın adaleti cezalandırır; bana iltica edenleri teslim hakkındaki teklifini yapmak değil dinlemek bile istemem. Bu¬nunla beraber bizim itikad ettiğimiz ekanim-i selâse'ye yemin ederim ki hükümdarlığın devam ettikçe ve sen hayatta bulundukça Mustafa ile Cüneyd mahpus kalacaklardır." sözleriyle Mustafa ve Cüneyd'in teslim edilmesi teklifini reddetti ve aynı zamanda Selanik valisine de Mustafa ile Cüneyd'in acele kendi tarafına gönderilmesini emreyledi.

Sultan Mehmed, daha ileri gitmeyerek imparatorun teklifini kabul edip Selanik kuşatmasını kaldırarak Edirne'ye döndü; İmparator İstanbul'a getirilen Mustafa ile Cüneyd'i ve maiyetlerindeki otuz üç kişiyi Limni adasına gönderdi.

Bu mültecilerin masrafları için Osmanlı hükümeti her sene üç yüz bin akçe vermeyi ve imparator da Çelebi Mehmed sağ oldukça Mustafa'yı salıvermemeyi ve Mehmed'in haleflerinin Bizans'a karşı takınacakları vaziyete göre hareket etmeği taahhüd ediyorlardı. Bunu müteakip Çelebi Mehmed, Mustafa Çelebi'ye yardım edip asker veren Eflâk topraklarına akın yaptırmak suretiyle intikam aldı. Bizans tarihlerinde Mustafa Çelebi'nin saltanat iddiasıyla birinci defa meydana çıkmasının ve muvaffak olamayarak Selânik'e ilticasının hangi tarihte olduğu gösterilmemiştir; bu hâdisenin Şeyh Bedreddin vak'ası'ndan evvel, olması ihtimaline binaen kat'î olmayarak 822 H./1419 M. tarihini gösterdik. Çünkü, Bedreddin vak’ası esnasında Çelebi Mehmed'in Serez'de bulunması, Mustafa Çelebi'nin Selânik'e ilticasıyla padişahın İmparatorla anlaşarak Edirne'ye dönmesi sırasında vukua gelmiş olduğunu tahmin ediyoruz.

1420'de Sultan Çelebi Mehmed, İstanbul yolu ile Anadolu'ya geçmek üzere geldi. Bizans casusları pâdişâhın Anadolu'da işlerini yaptıktan sonra İstanbul'u muhasara edeceği haberini getirdiklerinden bazı Bizans devlet adamları pâdişah'ın İstanbul yoluyla geçerken tevkif edilmesini söyledilerse de Manuel bu teklifi kabul etmedi. Bununla beraber bu haber sebebiyle ihtiyat olmak üzere Çelebi Mehmed'i karşılamak için çocuklarını da göndermedi.

Çelebi Mehmed, Dolmabahçe ve Tophane sahillerine gelerek burada üç sıra kürekli kadırgada bulunan imparator tarafından karşılandı ve konuşarak Hrisopolis yani Üsküdar'a geçtiler; imparator kadırgadan çıkmadı, Çelebi Mehmed, karaya çıkarak çadıra indi ve akşam olunca maiyyeti ile beraber İzmit tarafına hareket eyledi ve Bursa'ya geldi.


Çelebi Mehmed’in Tesisleri

Çelebi Mehmed, Musa'yı bertaraf ettikten sonra Edirne'de Emir Süleyman tarafından başlattırılıp Musa Çelebi zamanında da devam edilerek henüz bitmemiş olan Eski Cami'yi 816 Şevval/1414 Ocak'ta tamamlatmış ve Eski Bedesten'i ona vakıf yapmıştır. I. Sultan Mehmed Bursa'da meşhur Yeşilcami, medrese, imaret ve türbesini yaptırdığı sırada devlet adamlarının tavsiyeleri üzerine bunlara vakf olmak üzere Orhan Gazi devrinden beri Osmanlılara ait olup Ankara muharebesi’nden sonra Bizanslılar eline geçen İzmit körfezi'ndeki yerlerden, Hereke, Gebze, Darıca, Kartal ve Pendik taraflarını Kara Timurtaş Paşa'nın oğlu Umur Bey'i göndererek elde etmiştir (823 H./1420 M.). Bu işgaller herhalde imparatorun Mustafa Çelebi'ye karşı olan korumasına karşı bir mukabele idi. Bu işgaller dolayısıyla pâdişâhın İstanbul üzerine geleceği şayiası çıktığından Rumlar epey telâş etmiş ve bunun üzerine Manuel Sultan Mehmed'in tasavvurunu anlamak üzere dostluktan bahis ile Edirne'ye bir elçi göndermiştir.


Çelebi Mehmed’in Vefatı

Mehmed, kışı Bursa'da geçirdikten sonra 1421 ilkbaharında Gelibolu yoluyla Edirne'ye döndü. Onun Edirne'ye geldiğini haber alan İmparator, pâdişâhın kendi hakkındaki tasavvurlarını öğrenmek için Leontarius'u elçi olarak Edirne'ye gönderdi. Çelebi, elçiyi memnunlukla kabul etti ve birkaç günden beri hasta olduğu için iyi olduktan sonra görüşeceğini söyledi. Halbuki kendisine inme isabet etmişti. iyi olamayacağını anlaması üzerine vezirleri Bayezid, Çandarlızâde İbrahim ve Hacı İvaz Paşaları davet etti; Limni adasında mahpus bulunan kardeşi Mustafa Çelebi'nin muhafazası kendi hayatıyla sınırlı olduğundan ölümünü müteakip imparatorun Mustafa'yı bırakmak ihtimalini gözönüne alarak Büyük oğlu Murad Amasya'dan gelinceye kadar ölümünün gizli tutulmasını ve derhal Amasya sancak beyi (Rumiye-i sugra valisi) büyük oğlu Murad'ın davet edilmesini vasiyyet etti. Murad'ı davet için Çaşnigir başı Elvan Bey'i Amasya'ya gönderdiler. Murad gelmeden evvel Sultan Mehmed hakkın rahmetine kavuştu (824 Cemaziyelevvel / 1421 Mayıs)4. Ruhî, Çelebi Mehmed'in altı aya yakın hasta yattığını söylüyor.

Alınan tedbir üzerine İstanbul'a ve diğer yerlere gidecek yollar kesilerek kuş uçmaz oldu. Hacı ivaz Paşa'nın tavsiyesiyle, "pâdişâhın Karamanoğlu üzerine seferi vardır. Kapıkulu askerleri Anadolu askeriyle Biga'da toplansınlar" diye hayatta imiş gibi pâdişâhın iradesi bildirildi; Anadolu beylerbeyine ferman gön¬derilerek askeriyle Biga'ya gelmesi emrolundu. Divan kurularak tımar ve sancak verip işler görülürdü; hiç kimse Sultan Mehmed'in ölümünden haberdar değildi; pâdişâhın maiyyeti olan silâhdarlar pâdişâhın, görülmemesinden dolayı şüphelenerek "efendimiz ne oldu? divana çıkmaz" diye vezirlere hücum ettiler, fakat vezirler: “hekimler çıkmasına müsaade etmiyor” diyerek cevap verdiler ve birtakım tedbirlerle pâdişâhı görmek isteyenleri aldattılar.

Yukarıda Edirne'ye geldiğini söylediğimiz Bizans elçisi, pâdişâhın kendisini kabul etmesini bekliyordu; onun gelişinden üç gün sonra Sultan Mehmed öldü; nihayet Leontarius, Sultan Mehmed'in vefatını haber aldı ve hemen imparatora bir kaç ulak gönderdi ise de yollar kapanmış olduğundan bunlar İstanbul'a gidemediler; aradan epey gün geçti; nihayet Bizans elçisi Mora yoluyla ve denizden vaziyeti İstanbul'a bildirmeğe muvaffak oldu. Bu suretle Çelebi'nin ölümü Murad'ın Bursa'ya gelmesine kadar kırk gün gizlendi.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz