Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Mesnevi
Çelebi Mehmet
Eski ve Yeni Osmanlı Sarayları
olmayan halifelik
İstanbul'un Fethinin Kazandırdıkları ve İkinci Fethe Hazırlık
Melek Ahmet Paşa
Ünlü Osmanlı Denizcileri
Sehzâde Âbid Efendi'nin Abdülhamit hakkında anlattiklari
Kayıkçı Kul Mustafa
Sâdullah Paşa

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Yağlıkçızâde Emin Mehmet Paşa

Hint elçisi diye meşhur Hacı Yusuf Ağa adında zengin bir tüccarın oğlu olup 1136 H.-1723 M.'te İstanbul'da doğmuştur. Tahsil çağında okuduktan sonra babasıyla birlikte ticarete başlamış, Kabe ziyareti yaparak hacı olmuştur. 1157 Şevval -1744 Kasım'da sefirlikle Hindistan'a gönderilen Trabzonlu Salim Efendi, yanına Hindistan ahvaline vakıf olan Hacı Yusuf Ağa'nın verilmesini arzu etmiş olduğundan, o da elçiye yardımcı olarak yanına verilmiş ve Yusuf Ağa, oğlu Emin efendi'yi de beraberinde götürmüştü. Bu seyahat esnasında Salim Efendi yolda vefat ettiğinden, onun sefaret vazifesini Hacı Yusuf Ağa üstüne almıştır. O sırada Hindistan Türk hükümdarı Nasırüddin Mehmed Şah ile Nâdirşah arasındaki muharebe dolayısıyla baba, oğul ve diğer sefaret heyeti altı sene kadar Hindistan'da kalıp sefaret vazifesini yaptıktan sonra Cidde yoluyla İstanbul'a dönerek Hind pâdişâhının göndermiş olduğu nâme ve hediyeleri takdim eylemişlerdir (6 Rebiulâhır 1163 - 13 Şubat 1750). Yusuf Ağa'nın oğlu Emin Mehmet Efendi'nin Hindistan ahvaline dair takdim ettiği takrirlerinin ifade tarzı hükümetçe beğenildiğinden, derhal sadaret mektubi kalemine alınmış ve kalem arkadaşları arasında kendisine Hindî Emin Efendi lâkabı verilmiştir.

Emin Efendi, güzel yazısı ve kitabeti dolayısıyla 10 Cemaziyelevvel 1171 -20 Ocak 1758'de mektubi kalemi baş halifesi ve 1175 Safer - 1761 Eylül'de sadaret mektupçusu 2 ve 22 Safer 1178-21 Ağustos 1764'te Abdi Efendi'nin fücceten vefatı üzerine reisül küttab oldu.

Mehmet Emin Efendi, mektupçuluğundan itibaren işlere vukufu ve kaleminin kuvvetli olması, muamelâtında cerbeze ve cesareti sebebiyle Babı âli'de şöhret bulmuş ve bu hususta Bahir Mustafa Paşa da kendisini himaye ve iltizam edip pâdişâh da mesaisini takdir eylemiştir.

Hâdikatü'l Vüzera zeyli'nde de kemal mertebe vakur, aklına mağrur, kendi yaptığını beğenir bir zat olduğundan aleyhtarları bulunduğu beyan ediliyor.
Vakanüvis Vasıf, mukaddimatı ulûma vakıf, ifrat derecede vakur, halkın fikir ve mütaleasını istihkar ile kimseye söz söyletmemek gibi baskıcı hallerinden dolayı aleyhinde epey dedikodu olduğunu kaydetmektedir.

Emin Mehmet Paşa, Üsküdar'da Miskinler mescidi denilen Dedeler mescidine 1172 H. - 1758 M. de bir minber koymuştur. Bu zatın Gülşen-i Hayal isminde inşa ve kitabete dair bir eseri de vardır. Ordudan firar edenlerin ahvaline dair padişaha mufassal arızası görüldü (Top K. A. 227).

Emin Mehmet Efendi, reis olduğu senenin sonlarında, yani 3 Zilhicce 1178-24 Mayıs 1765 te, vezirlikle tevkii yani nişancı tayin edilmiş ve Mora muhassallığı da has olarak kendisine verilmiştir. Bu vazife esnasında 18 Şaban 1180 - 19 Ocak 1767 de Kaptanı derya olan Rumeli valisi Süleyman Paşazade Mehmed Paşa'nın gelmesine kadar kaptan Paşaya vekâlet eylemiştir.

Emin Mehmet Paşa hakkında pâdişâhın teveccühünün artması sebebiyle III. Mustafa'nın yedi yaşındaki kızı Şah Sultan kendisine namzed yapıldı (10 Şaban 1181-1 Ocak 1768) ve 4 Şevval 1181-23 Şubat 1768 de nişancılıkla Haleb eyâleti has verildi.

23 Rebiulâhır 1182-6 Eylül 1768 de Muhsinzâde'nin azliyle yerine sadrâzam olan Hâmit Mahir Paşa'nın gelmesine kadar sadaret kaymakamı olup yirmi sekiz günde onun da azli üzerine sadrâzam tayin olunmuştur (8 Cemaziyelâhır 1182-20 Ekim 1768).
Osmanlı ordusu, bütün hayatı Babı âli'de geçmiş olan Emin Mehmet Paşa'nın elinde cansız bir halde kalıp aynı zamanda zahire darlığı da buna bağlandığından sadrâzam şaşırmış, hastalanmış, ilk başarısızlık baş gösterince hemen 9 Rebiulâhır 1183 -12 Ağustos 1769 da azlolunarak malları müsadere edilmeden Dimetoka kasabasında ikamete memur edilmişti; fakat zahire darlığı bahanesiyle cepheden kaçan ocaklılar ve sefere tahammül edemeyen gönüllüler bütün yükü sadrâzam üzerine yükleyerek şikâyet etmeleri üzerine, bu hallere inanmış olan III. Mustafa, kapıcı basılardan Şirinzâde Halil ağa'yi bir hattı hümâyunla gizlice Edirne'ye göndererek cepheden menfasına giden Emin Mehmed Paşa'yi oraya gelir gelmez katlettirmiştir. Kabri Edirne'de saray arkasında Piyade kışlası mezarlığında olup sadareti on ay kadardır.

Yağlıkçızâde, Babı âli muamelâtındaki vukufiyle şöhret bulduğundan, mektupçuluğu zamanında her ne olursa tezkireciler kendisine sorarlarmış, kalem sahibi, işlerinde cesur, anlayışlı, hiddetli, kılı kırk yarar bir devlet adamı olduğunu mektupçuluğunda kendisine halef olan Resmî Ahmet Efendi yazmaktadır.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz