Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
İstanbul'u aldıktan soma Fatih ilk iş olarak Ayasofya'ya
Osmanlı Devrindeki Su Tesisleri
Enis Behiç Koryürek
XVII. Yüzyıldaki Tasavvuf Akımları
İstanbul’un Fethi Ve Ayasofya’nın Camiye Çevrilişi
Topkapı Sarayı - İstanbul Sarayı
Âşık Kerem
Elmas Mehmet Paşa
Usulî
Nişancı İsmail Paşa

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Yeğen Mehmet Paşa

Maliye hizmetlerinde yetişerek baş muhasebeci ve darphane ve tersane eminliklerinde bulunup 1108 Şaban - 1697 de maktulen vefat eden Sahib ayar Alâiyeli Gül Yusuf Efendi'nin hemşirezadesi olduğundan yeğen lâkabıyla meşhur olmuştur.

Mehmet Efendi, bazı eminliklerde ve gümrük nazırlığında bulunarak 1148 H. - 1736 M. seferinde sadaret kaymakamı Köprülüzâde Hafız Ahmet Paşa'ya kethüda olmuş ve Hafız Ahmet Paşa'nın Avusturyalıların eline geçmiş olan Niş kalesinin geri alınmasına memur edilmesi üzerine Yeğen Mehmet Efendi, onun yerine vezirlikle sadaret kaymakamı tayin edilmiştir.

Kapıkulu ocaklarının İstanbul'a avdeti ve Muhsinzâde Abdullah Paşa'nın sadaretten azli üzerine sadaret kaymakamlığındaki icraati ve hal ve tavrı I. Mahmut tarafından beğenilmiş olan Yeğen Mehmet Paşa sadrâzam tayin edilmiştir (26 Ramazan 1150 - 17 Ocak 1738).

Seleflerinin sulh ümidiyle boşu boşuna oyalanmış olmalarını açıkça beğenmeyen yeni sadrâzam, 1151 H. - 1738 M. baharında bizzat Avusturya üzerine hareket ederek Rus cephesini diğer bir serdara bıraktı ve Avusturyalıları mağlûb ederek mühim başarılar elde etti; ertesi sene Belgrat'ın geri alınması için hazırlık yapıyordu. Bu sırada Fransa'nın aracılığıyla Avusturya, Pasarofça Antlaşması'ndaki hudud üzerine sulh istediyse de Kardinal Flöri'nin barış aracılığı teklifini içeren mektubunu getirmiş olan Fransa elçisini kabul etmeyerek, büyük azimle hazırlığına devam etti ve Belgrat ile Temeşvar'ın iadesi şartıyla sulh yapmak istiyordu.

I. Mahmut, İstanbul'a gelmiş olan Kırım, hanı II. Mengli Giray'dan barış antlaşması veya muharebe yapılması hakkındaki fikrini sordu o da:
"— Hazır galip iken sulh olalım; gelecek seneye kalsa kimin galip ve kimin mağlûp olacağını Allah bilir; kaldı ki küffar Azattı aldı" cevabını verdi.

Kırım hanının bu mütaleasına karşı Belgrat'ı geri almak isteyen sadrâzamın canı sıkıldı. Diğer devlet ricali de sulhe taraftar bulunuyorlardı. Bu işte Yeğen Mehmet Paşa adeta yalnız kalmıştı. Bilhassa pâdişâh üzerinde bir sözü iki olmayan kızlarağası Hacı Beşir Ağa'nın harbe aleyhtar olması, vezir-i âzamı ziyade üzüyordu, hatta "ordu çıkınca kızlar ağasının hakkından gelirim" demiş olduğunu Beşir Ağa duyunca Yeğen Paşa'dan evvel davrandı. Ocaklının tamam hazırlanıp çıkacağı gün, yani 12 Zilhicce 1151 - 23 Mart 1739'da azline karar verilip kendisini iğfal için cirit oyunu seyretmek bahanesiyle Gülhane'ye davet olunan Yeğen Mehmet Paşa'dan silâhdar ağa vasıtasıyla mühr-i hümâyun alınmak suretiyie birdenbire azil ve Bostancı başıya teslim edilerek Balıkhane mevkiinde hapsolunmuş ve yerine Vidin cephesi seraskeri Hacı Mehmet İvaz Paşa tâyin edilmiştir.

Yeğen Mehmet Paşa, tevkifini müteakip Sakız adasında ikamete memur edilmiş ve 1153 Rebiulâhırnda (1740) Girit valiliğine ve 1154 Zilkade 22 sonlarında (1742 Şubat) Ağrıboz muhafızlığına naklolunarak Girit'e eski sadrâzam Silâhtar Seyyid Mehmet Paşa gönderilmiştir. Yeğen Mehmet Paşa 1155 Cemaziyelâhır başında (1742 Ağustos 1) Bosna valisi olup, selefi eski sadrâzam İvaz Mehmet Paşa Ağrıboz muhafızlığına gönderilmiştir. Yeğen Mehmet Paşa, İran seferine serdar tayininin mukaddimesi olarak 1155 Ramazanı ortalarında (1744 Ekim ayı sonları) Bosna'dan alınarak Aydın muhassallığına getirilmiş ve aynı sene Zilkade başlarında (1744 Aralık) Anadolu valiliği ile İran muharebesinin devamı dolayısiyle Kars cephesi seraskeri olmuştur.

Yeğen Mehmet Paşa, Nadirşah'la yaptığı Revan muharebesini kazanacağı sırada kendisinin hastalığını ve vefatını fırsat bilen leventlerin birdenbire muharebeyi terk edip çekilmeleri üzerine muharebe kaybedilmiştir. Yeğen Mehmet Paşa'nın vefatını Hadîkatü'l-Vüzera zeyli Şaban başında ve Sicill-i Osmani ise 26 Receb olarak göstermektedirler. Muharebenin 1158 Recebinin 23'ünde bir cumartesi günü başladığına ve Paşanın da harbin ikinci günü vefat eylediğine göre, vefatının Recebin 24'ünde olması icap eder; Hadika zeylinin vefatını Şaban göstermesi, vefatının İstanbul'da haber alındığı tarih olmalıdır. Cesedi Kars'a getirilip defnedilmiştir.

Yeğen Mehmet Paşa ciddî, kadirşinas, vakur, açık sözlü, dürüst tabiatlı ve bu yüzden hiddetli, doğrulara karşı muhabbetli, mürtekip ve mürteşilere karşı düşman olup kalemden yetiştiği halde ordunun zapt ve rabtında ve sevk ve idaresinde muvaffak olmuş bir vezir ve serdardı. Muhtelif vesilelerle hazineden para çekenlere ve suistimale alışık olanlara karşı gösterdiği şiddet, bu gibi tufeylilerin işlerine gelmediğinden, başka yollarla aleyhine harekete geçmişler ve kızlar ağasının da yardımıyla bu gazi veziri azle muvaffak olmuşlardır.

Avusturya'ya karşı galebesinden dolayı müteessir olan Hammer, Yeğen Mehmet Paşa'yı mutaazzım, şedid, bildiğinden şaşmaz ve inadcı bir vezir olarak tavsif etmektedir. Revan muharebesi esnasında hasta bulunması, bir gün meselesi olan zaferin elde edilememesine sebep olmuştur. I. Mahmut'a on dört buçuk ay sadrâzamlık yaparak yüz ağartmıştır. Kendisini yakından tanıyan Yirmisekiz Çelebizâde Sait Mehmet Paşa (Said Mehmet Paşa) meth ve senasında bulunmaktadır. Kabataş tarafında Ayas Paşa sarayına çıkan Çiftevav sokağının başında hâlâ mâmur bir halde bulunan 1145 H. - 1732 M. tarihli çeşme Yeğen Mehmed Paşa'nındır.

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz