Silikon Vadisine ve Teknoloji Dünyasına İçeriden Bir Bakış
kolai.com
Ana Sayfa
Yazı Ekle
Forumlar
Bilgi Bankası Kategorileri
Son Eklenen Bilgiler
Divan Edebiyatı
Osmanlıca Sözlük
Osmanlı Padişahları
Anadolu Beylikleri

Arama:
Bunlar da var
Molla Fenari
Sarı Süleyman Paşa
Esnaf Şehri İstanbul
Benderli Ali Paşa
Yazma Eser İncelemede Yapılması Gerekenler
Menteşzâde Abdurrahim Efendi
Hukuka Saygı Ve Yavuz Sultan Selim
Kanuni ve Sinan İstanbul’u susuzluktan nasıl kurtarmıştı?
Dukakinzade Ahmet Paşa
Süleymaniye ve Çevresi

Aradığınız soruların cevabını bulamadınız mı? Forumlarımızda sorun.

Yusuf Ziya Ortaç

Sayfadaki Başlıklar


Hayatı
Şiirleri

Hayatı

İstanbul'da doğmuş olan Yusuf Ziya Ortaç (1895-1967), orta öğrenimini de aynı şehirde yaptıktan sonra, Üniversitenin açtığı ehliyet imtihanını kazanarak, bir süre öğretmenliklerde bulunmuş ve nihayet gazetecilikte karar kılmıştır. İlk şiirlerinde rûzu ve sonrakilerde de Hece'yi kullandı. Şiirlerini Akından Akına (1916), Cenk Ufukları (1917), Âşıklar Yolu (1919), Şairin Duası (1919), Yanardağ (1928), Bir Selvi Gölgesi (1938), Kuş Cıvıltıları (1938) ve Bir Rüzgâr Esti (1962) adlı kitablarında toplamıştır.


Kaynak: Akyüz, Kenan, Modern Türk Edebiyatının Ana Çizgileri, İnkılâp Kitabevi, İstanbul, 1995.

Şiirleri

Akından Akına

Gece bastı... Ova sanki bir kara zindan,
Titriyordu yer, gök adımların hızından!
Ser-dâr bakıp at üstünden, dedi : ileri!...
Bir ağızdan uğuldadı cenk türküleri..
Yamaçlardan coşkun bir sel gibi boşandık,
Bu illere eskiden de yine biz sândık!

Geçtik Tuna kıyısından üç yüz akıncı,
Süngülerde yanıyordu ordunun hıncı!
Uçlarından kan damlayan kılıçlar kınsız,
Tanrı böyle emretmiş : Türk durmaz akınsız!


Mâniler

Gözlerin mavi mine,
Vuruldum perçemine.
Aşkın beni çevirdi
Aslı'nın Kerem'ine!

Çıkar şu elbiseni.
Böyle istemem seni
Öptüğüme kızdınsa
Geriye al buseni!

Sağ derken sola düştüm,
Açık bir kola düştüm,
Ben Âdem'le Havva'nın
Düştüğü yola düştüm!

Nâz edip beni üzme,
Öyle gözünü süzme,
"Gel, öpeyim!" deyince,
Dudaklarını büzme!

Yoktur ellerde gözüm.
Sorma ki : Nerde gözüm?
Sinendedir vatanım,
Doğduğun yerde gözüm!


Zeybekler

Ay doğarken şu tepeden iner zeybekler,
Karşı bağın yosmaları dört gözle bekler.
Bir çardağın gölgesinde kurulur sini,
Dağ, taş dinler efelerin yanık sesini.
Uzanırlar çimenlerin üstüne bî-tâb,
Salkımlardan damla damla süzülür meh-tâb.
Bir tarafta raksa başlar İzmir'in gülü,
Sırma saçlar topuklara kadar örgülü.
Zil sesleri uzandıkça karşı yakaya,
Genç efeler silâh çekip başlar şakaya.
Kimi oynar elde pala, kimi sendeler,
Karanlığın sükûtunu kurşunlar deler!

Bize her konuda çekinmeden yazabilirsiniz